Tarım Bakanı kadrosunu neden kuramıyor?

Tarım, Hayvancılık ve Gıda konuları herkesin bir şekilde ilgili olması nedeniyle her kesimin rahatlıkla görüş belirttiği bir alan olduğundan bu konular ülke gündeminde ister istemez her zaman üst sıralarda yer alıyor.

Maalesef son yıllarda olumsuz gidişatın bu alanın bütün parçacıklarına sirayet etmesi nedeniyle olumsuz bir şekilde Tarım ve Hayvancılık konuları gündemde yer almakta ve ciddi eleştirilere neden olmaktadır.

Bu alanda makro düzenlemelerin belirleyici temel aktör olması devletten ve siyaset kurumundan beklentilerin yüksek olmasına, bu nedenle her kabine değişikliğinin vatandaşı fazlasıyla ilgilendirmesine neden olmaktadır.

Her giden bakanda hüsran dolu bir dönemin sona ermesi ve yeni bakanla birlikte yeni umutların oluşması adeta toplumsal bir reflex haline gelmektedir.

FAKIBABA'nın gelmesi bu manada eleştirilerin zirveye çıktığı bir dönemde kendisiyle ilgili beklentilerin daha üst düzeyde oluşmasına neden oldu. Alana yabancı olmasına rağmen kamuoyu tarafından bilinen ve takdirle karşılanan siyasi tavır ve duyarlılıklarının bunda ayrıca etkisi olduğunu ifade etmek gerekir.

Gelenek olduğu üzere her bakan değişiminde devletin işleyişindeki teamül ve toplumun beklentilerinde sıralamada ilk iki adım önemlidir ve kamuoyu tarafından ilk kanaatler bu adımlarla oluşturulur.

Bunlardan birincisi yeni bakanın kendi kadrolarını kurması, ikincisi projelerini kamuoyunun dikkatine ve bilahare hizmetine sunmasıdır.

Yaklaşık 2 aylık bir süre geçmesine rağmen FAKIBABA'nın özel kalemi dışında kadro kurmaması-kuramaması çalışmalarını fahri olarak başka kurum ve pozisyonlardan katılan kimselerle yürütmek zorunda kalması merakla beklenen ilk adımın askıda kalmasına, kadro kurulmadığı içinde kamuoyunun merakla beklediği proje aşamasına geçilememesine neden olmaktadır.

Bu hal bakanlığın patinaj içerisinde olduğu görüntüsü ve olayların-gündemin arkasında kaldığı kanaati oluşturmaktadır.

Geçen iki aylık sürece bakacak olursak; harman zamanı tarımsal ürünlerde ithalat ve saman ithalatı teknik konular olarak gündem olurken, bakanın yolsuzluk söylemi temel siyasi konu olarak gündem oldu.

Ve gündem olan bu maddeler tamamen olumsuz bir şekilde konuşuldu. Ayrıca bir haber sitesinde yeni bir siyasi yapı ile bakanın ilgisi iddiası ve bakanın çarpıtılarak gündeme gelen yolsuzluk açıklamaları FAKIBABA'ya muhtemelen parti içi mahfillerin de içinde olduğu siyasi operasyonlardı.

Bakanla ilgili gündemin tesisinden ve yapılan siyasi operasyonalardan anlıyoruz ki FAKIBABA'ya zaman tanınmasına ve bazı alanlarda adım atmasına bir takım çevrelerin hiç tahammülü yok.

Bakanlıkla ilgili oluşan olumsuz gündem ve yapılan siyasi operasyonlara karşı etkin bir tavır ortaya koyabilmek için bakanlığın basın ve halkla ilişkilerinin etkin bir biçimde çalışması ve de FAKIBABA'nın içinden geldiği yerel siyasi dengelerle Ankara siyasetinin dengelerinin farklılığını zaman kaybetmeden görmesi ve yeni dinamiklere göre konumlanması büyük önem arz etmektedir.

2019 odaklı konuya baktığımızda ülkenin 20 milyon insanını direk ticari olarak, 80 milyon insanı da gıda olarak ilgilendiren bu alanda atılacak adımlar ciddi önem taşımaktadır.

Bu nedenle FAKIBABA'nın artık ağırlama, uğurlama merasimlerinden çıkıp bakanlık koridorlarında hazırlanan değil, sahadan süzülüp gelen projelerle kamuoyunun önüne çıkması ve bir an önce sonuçları görülecek şekilde bu projeleri hayata geçirmesi gerekiyor.

Ama hangi kadroyla…

Kerameti kendinden menkul önceki dönemlerden kalanlarla mı? Yoksa bu alanda birikim, vizyon ve duruş sahibi kadrolarla mı?

YORUM EKLE

banner251