****Tarlada alın terinin, masada bilgi ile birleşmesi gereklidir. Bugünkü konumuza girmeden bir açıklama yapmak istiyorum. Sorun veri değil sorun doğru ve güvenilir veridir. Çiftçi içinde, tarımda yatırım yapacak yatırımcı içinde doğru ve güvenilir veri ile yapılan doğru ve güvenilir analizler çok önemlidir. Tarım ve Orman Bakanlığı teşkilatları her gün yeni veriler yayınlıyorlar. Bu veriler ne kadar sağlıklı, doğru ve güvenilir?
Bu verilere bakıldığında bitkisel ve hayvansal üretimde yani tarımda bütün işler tıkır tıkır gidiyor. Neredeyse soya, mısır, hayvan, et, ihraç edecek duruma gelmişiz gibi….
****Yıllar önce çalıştığım deniz kıyısında küçük bir ilçede 52 ton elma üretimi kayıtlarda vardı. Elma kış dinlenmesine en fazla ihtiyaç duyan meyve türüdür. Yapılan denemelerde elmaların soğuklama ihtiyacını karşılayabilmesi için + 7.2°C'nin altında çeşitlere bağlı olarak 2300-3500 saat kalması gerekir. Bu ilçemizde bu kadar elma üretimi bu nedenle de imkânsızdı. Elma miktarını düşürdüm. Hemen TÜİK’ten arandım. Bu düşmenin nedeni soruldu. Onlara gerçeği anlattım. Birden bire düşürme, kademeli düşür, dediler.
****Bu konu ile ilgili bir okuyucumun paylaştığı verileri paylaşmak istiyorum.
TÜİK verilerine göre Kayseri İlimizin tarım alanları;
2023 yılında 2022 yılına göre yaklaşık 658.541 dekar artmış ancak nadas alanı 52.912 da azalmıştır.
2024 yılında ise 2023 yılına göre yaklaşık 169.897 dekar artmış ancak nadas alanı 68.196 da azalmış durumdadır.
Son iki yıla baktığımızda tarım alanı 828.438 dekar artmış, nadas alanı 121.108 da azalmış. Toplamda Kayseri İlimiz genelinde 707.330 da yani 707.330.000 m2 lik ilginç bir artış meydana gelmiştir.
Her ne kadar bu sonuçlar TÜİK ten alınmış ise de TÜİK’e veriler Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından aktarıldığına göre bu sonuçların nasıl elde edildiğini hangi bilimsel verilere dayanarak hesaplandığı anlaşılamamıştır.
Tarım ve Orman Bakanlığı bu verileri göndermeden önce bağımsız bir birim tarafından izlenmesini ve değerlendirilmesini sağlamalıdır.
Bunlar yapılırken de akıllı ve kaliteli konu uzmanlarından yardım alınmalıdır.
Geçmişte bir İlimizin kovan başına aldığı bal ortalama 100 kg/kovan olduğunu tesbit etmiştim. TÜİK’ e gittim. TÜİK’teki yetkili, bize gelen verileri doğru kabul ediyoruz ve yayınlıyoruz demişlerdi. Beraber kontrol ettik. O ilimizin Merkez ve diğer dört ilçesinde kovan başına alınan ortalama bal veriminin 20 kg/kovan olduğunu gördük. Hesap gayet basitti; 5 ilçe X 20 Kg = 100 Kg/Kovan 100Kg/Kovan/5= 20 Kg/Kovan olacaktı. Eğer bu çalışmaları yapan birinin çok az arıcılık bilgisi olsaydı. 100 Kg/Kovan rakamının yanlış olduğunu görürdü.
****Üzülerek söylemek istiyorum kamuda hala en iyi istatistikçi masa başında en iyi atan durumundadır. Bu rakamları gönderen veya kontrol edenlerin istatistik bilgisi de olması gerekir.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın bu konu ile ilgili çok iyi bir denetim birimi kurması gerekiyor.
İstatistik ülkenin geleceğini için çok önemlidir.
****Gelelim bugünkü konumuza…
Dünya mısır üretimi son yıllarda fırladı. 2025 sezonu için konuşulan rakam 1 milyar 247 milyon ton üretim… Bu, tarihin gördüğü en yüksek rakam. (Not: Bazı son raporlarda 2025/26 sezonu için tahminler 1,29-1,31 milyar tona kadar çıktı, yani rekor devam ediyor.) Stoklar da 253 milyon ton civarında tarihi zirvede.
****Bu ne demek?
Arjantin, Brezilya, ABD ve Ukrayna gibi büyük üreticilerde depolar ağzına kadar dolu.
Yem fabrikaları, hayvan besicileri ve et üreticileri için ucuz hammadde var.
Ama fiyatlar düşük kalıyor. Çünkü arz, talepten fazladır.
****Bu durum ülkemiz çiftçisi için ne anlama geliyor?
Türkiye'de mısır fiyatı, ithalata bağlıdır. Dünya ucuz olunca bizim üretici de düşük fiyattan satmak zorunda kalıyor. 2025 yılında Türkiye mısır ithalatı rekor kırdı. Bu yaklaşık 4,8 milyon tondur. Yerli üretim teşvik edilmezse bu devam eder. Çiftçimiz sulama, gübre, tohum masrafını çıkaramaz hale geldi.
****Soya fasulyesi ve küspede durum nasıl?
Dar denge ama canlı! Soya fasulyesi tarafında iş biraz farklı. Küresel stoklar artıyor, yem talebi stabil ama soya kırma (ezme/öğütme) faaliyeti hâlâ canlı.
****Neden canlı kalıyor?
***Bunun üç nedeni var:
-Soya yağı fiyatı yüksekse kırma çok kârlı olur. Yağ, biyodizel ve yenilenebilir yakıta gidiyor.
-Kırma marjı (soya fasulyesi fiyatı ile yağ ve küspe fiyatı arasındaki fark) pozitifse fabrikalar durmuyor.
-ABD biyoyakıt politikaları yani vergi kredisi, teşvikler nedeniyle ABD'de soya yağı talebi patlıyor. Bu Avrupa ve Türkiye'yi dolaylı etkiliyor. Yağ fiyatı yükselince küspe ucuz kalabiliyor.
****Besicimiz için:
Küspe (soya küspesi) hayvan yeminin en önemli protein kaynağıdır. İspanya'da, Türkiye'de, her yerde yem fabrikaları "Ne kadar küspe var? Fiyatı ne? Tedarik güvenli mi?" diye soruyor.
Brezilya ve Arjantin'de hava bozarsa (kuraklık, La Niña vs.) üretim düşer, fiyat yükselir. O yüzden Güney Amerika'yı sürekli takip etmek gerekiyor.
****Buğday ve Arpa: Yüksek Stok, Sınırlı Yem Kullanımı
Buğdayda da stoklar yüksek, 2025/26 ve 2026/27 sezonlarında yüksek bulunabilirlik var. Avrupa Birliği'nde buğdayı yemde kullanma potansiyeli sınırlıdır. Çünkü mısır daha ucuz olunca formülasyon mısır ağırlıklı oluyor. Arpa tarafında bazı ülkelerde üretim düşüşü bekleniyor (iklim değişikliği, ekim alanı azalması). Ama talep devam ediyor.
****Çiftçimiz için: Arpa fiyatı mısırla rekabet ediyor, lojistik ve kalite önemli.
Dünya Tahıl Dengesi Özet Tablosu (Basitçe)

Ülkemiz çiftçisi ne yapmalı?
Fiyat takibi şart: Chicago borsası (CBOT), Euronext, Matif fiyatlarını her gün izle. Dünya ucuzken bizim fiyat da düşer.
Maliyet kontrolü: Sulama, gübre, tohum masrafını minimumda tut. Verimi artır (dekar başına 1000 kg fazla hedefle).
Çeşitlendirme düşünmeli: Sadece mısır değil, ayçiçeği, nohut, mercimek gibi ürünler de ek. Tek ürüne bağlanma riskli.
Sözleşmeli üretim: Yem fabrikaları veya tüccarla önceden fiyat anlaşması yap. En azından taban fiyat garantisi al.
Devlet desteklerini kaçırma: Mazot, gübre, tohum desteği, TMO alım fiyatları… Bunları takip et.
İklim ve jeopolitiği izle: Ukrayna-Rusya gerilimi, Güney Amerika hava durumu, ABD biyoyakıt kararları fiyatı anında etkiler.
****Sonuç olarak 2025-2027 yılları arası tahıl için en bol yıllardan biridir. Dünya rekor kırıyor ama bu bolluk herkese yetmeyebilir. Büyük ithalatçılar (Çin, Mısır, Türkiye) ucuz mal peşinde koşarken, bizim gibi üretici ülkelerde fiyat düşük kalıyor.
****Ama unutma gerekir. Bolluk dönemleri geçicidir. Bir kuraklık, bir savaş, bir politika değişikliğiyle her şey tersine döner. O yüzden bilgi güçtür. Güncel raporları oku, kooperatiflerle konuş, ziraat odalarını takip et.
****Tarlada alın teri, masada bilgi birleşirse kimse bizi yenemez. Bol kazançlar dilerim!