Konya’nın Çeltik ilçesinde pancar ekim hinterlantının Doğuş Afyon Şeker'den alınarak Ilgın’a kaydırılmasıyla birlikte sahada beklenen rahatlama değil, tam tersine ciddi bir belirsizlik ortaya çıktı. İlçeye yaptığımız ziyarette görüştüğümüz çiftçiler, kararın kendileri adına alındığını söylüyor ancak bugün gelinen noktada üretici, ne ekeceğini değil, kime ekeceğini bilemez hale gelmiş durumda.
Hinterlant değişikliği, Doğuş Afyon Şeker Fabrikası’nın uygulamalarına tepki gösteren çiftçilerin imza toplaması ve bölge milletvekillerinin devreye girmesiyle Tarım Bakanlığı tarafından gerçekleştirildi. Ancak burada dikkat çeken temel bir çelişki bulunuyor.
Türkiye genelinde özel şeker fabrikalarının uygulamalarına yönelik her yıl benzer mağduriyet iddiaları gündeme gelirken, bugüne kadar bu fabrikalara yönelik ciddi bir yaptırım uygulanmadı. Buna rağmen, bu kez sadece yaptırım sınırında kalınmadı, 2018 özelleştirme sürecinde devredilen ekim sahası doğrudan geri alınarak Türkşeker bünyesine katıldı.
Bu kararın gerçekten çiftçi tepkisi üzerine mi alındığı yoksa arka planda başka dengelerin mi etkili olduğu sorusu ise sahada halen cevabını bulmuş değil.
‘Tarım Bakanlığı, çiftçi lehine bir adım atsa dahi bunu bile sorguluyorsun’ diyebilirsiniz.
Haklısınız, ancak aynı Tarım Bakanlığı Karapınar’da belgeleri ile ortaya koyduğumuz kota usulsüzlüğü iddiaları karşısında bırakın bir yaptırım uygulamayı sorun olarak bile görmedi.
Çiftçinin hakkını sömüren şirkete hesap sorulmadığı gibi, Türkşeker tarafından verilen kota miktarı açıklanmayarak söz konusu şirket adeta koruma altına alındı.
Dahası aynı şirketin Çorum’a organize pancar kaçakçılığı yaptığı belgelerle gündeme gelmesine rağmen bu konuda herhangi bir ceza uygulanmadı.
Hal böyle olunca şu soruyu sormak kaçınılmaz oluyor: Çeltik’teki üretici çiftçi de, Karapınar’da bir şirketin baskısı altında üretim yapan, emeği sömürülen çiftçi çiftçi sayılmıyor mu?
Bugün Çeltik’te asıl sorun, kararın uygulanma biçimi. Yani çiftçiler, bir çaresizliğin içine itilmiş durumda.
Sahada görüştüğümüz çiftçilerden alınan verilere göre Doğuş Afyon Şeker Fabrikası, 2026 yılı için bölgede 250 bin tonun üzerinde taahhüt toplamış durumda. Türkşeker’in topladığı taahhüt ise bugün itibariyle yaklaşık 80 bin ton civarında. Türkşeker, 27 Şubat'a kadar taahhüt toplamaya devam edecek.
Ancak bu tablo tek başına şimdiden önemli bir gerçeği ortaya koyuyor. Çiftçinin Doğuş Afyon Şeker Fabrikası’nın uygulamalarına yönelik rahatsızlığı bulunmasına rağmen, üretici Türkşeker’e geçişte daha büyük risk görüyor. Başka bir ifadeyle, çiftçi mevcut sorunlara rağmen alıştığı sistemin dışına çıkarak yeni sorunlarla karşılaşmaktan çekiniyor.
Kararın siyasi yansımaları da sahada hissediliyor.
Afyon Şeker’in yüksek taahhüt toplaması, ilçede siyasi rahatsızlıkları beraberinde getirmiş görünüyor. Belediye ve ilçe teşkilatı tarafından yapılan “taahhütlerin resmi geçerliliği yoktur” açıklaması, hinterlant değişimi sonrası oluşan sıkışmışlığı açık şekilde ortaya koyuyor. Türkşeker’in sorumluluk alanına giren bir konuda yerel siyasi aktörlerin devreye girmesi, sürecin teknik zeminden uzaklaşarak siyasi tartışma alanına kaydığını gösteriyor.
Belirsizliğin en kritik ayağı ise kota meselesi. Çeltik bölgesi Ilgın hinterlantına dahil edilmesine rağmen, Doğuş Şeker’de bulunan kota aynı şekilde devredilmedi. Türkşeker ise bölgeye verilecek kotanın nasıl oluşturulacağı konusunda henüz net bir yol haritası ortaya koymuş değil. Kota ihtiyacının bir kısmının Ilgın ve Yunak’taki üreticilerin payından karşılanacak olması, bu bölgelerde yeni bir huzursuzluğa neden olmuş durumda. Resmi açıklamalarda kota düşürülmediği ifade edilse de sahadaki üretici bu söyleme ikna olmuş görünmüyor.
Öte yandan hukuki süreç de belirsizliği derinleştiriyor. Çeltikli çiftçi, Afyon Şeker Fabrikası’nın yürütmeyi durdurma talebiyle açtığı davanın biran önce sonuçlanmasını bekliyor. Görüştüğümüz bazı üreticilerin hiçbir görüş beyan etmemeyi tercih etmesi, üreticinin psikolojik baskı altında olduğunu da açık şekilde ortaya koyuyor. Çiftçi, bugün konuştuğu sözün yarın kota karşılığı olmasından endişe ediyor.
Doğuş Afyon Şeker’e yönelik eleştirilerin merkezinde pancar parasının ödeme takvimi, kota uygulamaları ve prim sistemi bulunuyor. Özellikle pancar bedelinin taksitlendirilerek veya tek seferde Mart ayında ödenmesi ile A kotası pancarın dekara 5 ton şartının getirilmesinden dolayı ürettikleri pancarın önemli bir kısmının C kotası kapsamından alınmasından dert yanıyorlar. Buna karşılık Doğuş ile sözleşme yapan üreticiler ise, pancarın sökümünden fabrikaya teslimine kadar uygulanan sistemden memnuniyetini dile getirirken, C pancarı ödemelerinin hızlı yapılması ve fiyat avantajı sağlanması gibi uygulamaları savunuyor. Bu durum, hinterlant değişimine yönelik alınan kararla ilgili bölgede üreticiler arasında ciddi bir görüş farklılığının bulunduğunu gösteriyor.
Çiftçi itirazları, hinterlant değişimi ve sonrasında yaşananlarla ilgili Doğuş Afyon Şeker Fabrikası yetkililerinin de görüşlerini almak istedik. Doğuş tarafı 2026 yılı sözleşmelerinin imzalanma sürecinde alınan bu kararın hem üretici hem de fabrika açısından üretim planlamasını zorlaştırdığını ifade ederken, konuya ilişkin daha fazla değerlendirme yapmayacaklarını belirttiler.
Sonuç olarak sürecin en çarpıcı özeti ise hinterlant değişimine imza veren bir çiftçinin sözlerinde saklı: “Mahkemeyi Türkşeker kazansa da çiftçinin büyük bölümü Doğuş’a eker. Mahkemeyi Doğuş kazanırsa hem çiftçi hem siyaset rahatlar.”
Bu ifade, aslında Çeltik’teki meselenin sadece bir fabrika tercihi olmadığını, üreticinin güven, alışkanlık ve risk dengesi arasında sıkıştığını gösteriyor. Bugün gelinen noktada hinterlant değişimi, çiftçinin sorunlarını çözmek yerine üreticiyi yeni bir belirsizliğin içine sürüklemiş görünüyor.
Çeltik örneği, tarım politikalarında alınan kararların sadece idari düzenlemelerle değil, sahadaki üretici davranışları ve güven ilişkisi gözetilerek uygulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Çünkü tarımda alınan her karar, rakamların ötesinde doğrudan üreticinin hayatına dokunuyor.
Ve çiftçi, en çok da belirsizlikten zarar görüyor.