Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın et piyasasındaki manipülasyon iddialarına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, bugün sektörün nabzını tutan bir gazeteci olarak emniyette bilgimize başvuruldu. İfademizi verdik, sürece dair üzerimize düşeni yaptık.
Soruşturma gizli yürütüldüğü için dosyanın içeriğine dair bir yorum yapmamız ne hukuken ne de mesleki etik açısından doğru olmaz. Ancak emniyet binasından çıkarken zihnimde tek bir soru belirdi: Et piyasasındaki bu hassasiyet, acaba neden tarımın diğer can yakıcı dosyalarında bir türlü karşılık bulmuyor?
Açıkça söyleyeyim; bugün etle ilgili yürütülen bu operasyon, ister istemez aklıma belgeleriyle, kantar fişleriyle günlerce yazdığımız ama bir türlü yerinden kıpırdatılamayan o "Karapınar Pancar Dosyası"nı getirdi!
Tarım Bakanı ve Bakanlıktan aynı kararlılığı pancar dosyasında da beklemek hakkımızdır
Et fiyatlarındaki manipülasyon iddialarının peşine düşen iradeyi kıymetli buluyoruz. Peki, Konya/Karapınar’da yaşanan o organize pancar vurgununa neden hiç bir işlem yapılmıyor?
Bütün belgeleri kamuoyu ile paylaştık. Bir firmaya tanınan "kota imtiyazı" ile bölge çiftçisi adeta bu şirkete köle edilmiş durumda. Çiftçimiz düşük fiyattan pancar ekmeye mahkum edilirken, bu imtiyazlı şirket kendisine milyarlık bir rant alanı oluşturdu.
Bitmedi; Türkşeker’in ekim sahasından pancar taşınması yasak olmasına rağmen, yaklaşık 200 bin ton olduğu tahmin edilen kaçak pancar, Çorum Şeker Fabrikası’na taşınarak piyasanın tüm dengesi altüst edildi.
Burada Şeker Hammadde Yönetmeliği açıkça çiğnenmiş, kamu ve çiftçi devasa bir zarara uğratılmıştır. Yönetmelikteki o ağır cezalar neden işletilmiyor? Pancar kaçakçılığı neden adeta ödüllendiriliyor?
Türkşeker CİMER'den neyi saklıyor?
Gazetecilik görevimiz gereği, bu "imtiyazlı" firmaya verilen kotaları Türkşeker’e CİMER üzerinden sorduk. Şeffaflık nerede? Cevap yok! Türkşeker, kamuoyunu ilgilendiren bu kritik verileri CİMER’den bile saklamayı tercih ediyor.
İşte insan sormadan edemiyor: Et piyasasındaki iddialar için emniyeti, savcıları harekete geçiren mekanizma; söz konusu milyarlık "pancar rantı" ve "yönetmelik ihlalleri" olduğunda neden kör, neden sağır, neden dilsiz kalıyor?
Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil; çiftçinin alın terini, yani helal lokmasını korumaktır.
Et operasyonu vesilesiyle bir kez daha hatırlatıyoruz: Adalet, tarladaki çiftçinin gaspedilen emeği için de lazımdır.
Karapınar dosyası ortada duruyor, belgeler arşivde tazeliğini koruyor. Ette gösterilen bu kararlılığı, tarımın kalbi olan şeker pancarındaki bu büyük vurgunda da görmek istiyoruz.