2026 yılının Mayıs ayına ait traktör satış verileri açıklandı. TÜİK rakamlarına göre traktör sektöründeki daralma tüm hızıyla devam ediyor.

İlgili Haber→Traktör pazarında ezber bozan yıl: Planlar tutmadı, denge bozuldu

Bu rakamları gördükçe eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın yıllar önce yaptığı o meşhur açıklama aklıma geliyor:

"Şubat ocaktan çok daha iyi. Mart şubattan daha iyi, nisan da marttan çok daha iyi olacak."

Ben de aynı mantıkla şu ifadeyi kullanmak istiyorum:

"Mayıs, hazirandan daha iyi."

Bunu not alın lütfen..!

Çünkü mevcut tablo bize bunu söylüyor.

2026 yılının Mayıs ayında toplam 1.983 adet traktör satıldı. Geçen yılın aynı ayında bu rakam 4.479 adet olarak gerçekleşmişti.

Yani pazar, bir yılda %56 oranında küçüldü.

İşin daha da çarpıcı tarafı ise ilk beş aylık verilerde ortaya çıkıyor.

2025 yılının ilk beş ayında toplam 19.507 adet traktör satılmıştı. 2026'nın aynı döneminde ise satışlar %52 düşüşle 9.410 adede geriledi.

Açıklanan hububat fiyatlarının yarattığı hayal kırıklığı ve yüksek faiz oranlarının kredi kullanımını neredeyse imkansız hale getirmesi, sektördeki karamsarlığı daha da artırıyor.

Ancak tablodaki asıl dikkat çekici nokta başka:

Sektör henüz 2026 model yılına geçebilmiş değil.

Mayıs ayında satılan 1.983 traktörün yalnızca yaklaşık 700 adedi 2026 model traktörlerden oluşuyor.

Bu durum, bayilerin hala ellerindeki stokları eritmeye çalıştığını gösteriyor.

Öte yandan gerçek anlamda traktör ihtiyacı bulunan çiftçiler için bu süreç, uygun fiyatlı stoklu ürünlere ulaşabilme açısından önemli bir fırsat sunuyor.

Satış verilerinin detaylarına baktığımızda ise pazarın yaklaşık %80'inin 75 HP ve altı traktörlerden oluştuğunu görüyoruz.

Markaların ilk beş aylık performansları şu şekilde gerçekleşti:

Traktor Satis Rakamlari Aciklandi Mayıs 2026

Belirttiğim gibi, satılan traktörlerin yalnızca 700 adedi 2026 model.

Bu da bize bayilerin hala eski stokları eritme mücadelesi verdiğini gösteriyor.

Ancak tam da böyle bir dönemde bazı firmaların satış adetlerini artırmak adına uyguladığı kampanyalar dikkat çekiyor.

Bayinin dört ya da beş ay önce satın aldığı traktörün bugün alış fiyatının altında kampanyaya konu edilmesi, sektörün uzun vadeli dengeleri açısından sağlıklı görünmüyor.

Burada şu soruyu sormak gerekiyor:

Kampanya öncesinde yüksek bedelle aynı traktörü satın alan çiftçinin mağduriyeti nasıl giderilecek?

Firmalar süreci doğru okuyamazsa, yıllardır bölgelerinde markalarını temsil eden bayileri zor durumda bırakabilirler.

Nitekim geçtiğimiz yıl traktör satın alan birçok çiftçi, bugün açıklanan fiyatları gördüğünde ciddi bir hayal kırıklığı yaşıyor.

Kampanya yapılacaksa bunun hem eski müşteriyi hem yeni müşteriyi hem de bayiyi koruyacak şekilde planlanması gerekir. Aksi halde kısa vadeli satış hedefleri uğruna uzun vadeli güven kaybı yaşanabilir.

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen traktör fiyatlarında düzenli artışlar devam ediyor.

Üstelik satış adetleri düştükçe yedek parça fiyatlarına yapılan zamlar da hız kazanıyor. Özellikle garanti kapsamı dışında kalan traktörlerde bakım ve onarım maliyetleri çiftçimizin sırtındaki yükü her geçen gün daha da artırıyor.

2026 yılının sonunda nasıl bir tabloyla karşılaşacağımızı tahmin etmek zor değil.

Ancak hayatın doğal akışını bozup peşin hüküm vermek yerine gelişmeleri izleyerek değerlendirme yapmak daha doğru olacaktır. Kesin olan şu ki mevcut gidişatın sektör adına olumlu sinyaller verdiğini söylemek mümkün değil.

Bu şekilde devam ederse traktör pazarında yalnızca düşük satış adetlerini değil, sektörden çekilen firmaları da konuşmaya başlayabiliriz.

Nitekim geçmiş yıllarda ülkemizden ayrılan birçok uluslararası marka oldu. Üstelik bunların önemli bir bölümü küresel ölçekte son derece güçlü firmalardı.

Benzer gelişmelerin traktör sektöründe de yaşanması ihtimal dahilinde.

Hatta bavulunu toplamaya hazırlanan bazı firmaların olduğunu biliyorum. Ancak bugün isim vermek için henüz erken.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

Hükümetin kur politikasında köklü bir değişiklik yaşandığı gün, sektörde birçok firmanın beyaz bayrağı çektiğini görebiliriz.

Son olarak sevgili okurlara da birkaç söz söylemek istiyorum.

Traktör bayilerine yönelik eleştirilerinizin farkındayım. Ancak bu işi yıllardır ticari ahlakı ve dürüstlüğü ile yapan yüzlerce saygın bayimiz de bulunuyor. Lütfen elma ile armudu birbirine karıştırmayalım.

Haklı eleştirilerinizi her zaman not alıyorum. Ancak genelleme yapılarak yöneltilen haksız suçlamaları da doğru bulmuyorum.

Çünkü yorgan her geçen yıl biraz daha kısalıyor.

Bunun çiftçisi, bayisi ya da üreticisi yok.

Mesele, boyunuzun uzunluğu değil; yorganın giderek küçülmesi.

"Ayağınızı yorganınıza göre uzatın" diyeceğim ama gidişata bakılırsa yakında ortada yorgan da kalmayacak gibi görünüyor.