Geçtiğimiz ay, Pankobirlik ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu ile Pankobirlik Genel Merkezi'nde bir görüşme gerçekleştirdik.

Görüşme talebi Sayın Erkoyuncu'dan geldi.

Tarımdan Haber'in son dönemde Konya Şeker ve Pankobirlik hakkında yayımladığı eleştirel haberlerin ardından gerçekleşen bu buluşma, farklı düşündüğümüz konuları doğrudan konuşabilmemiz açısından önemliydi.

İlk olarak, 2022 yılında gerçekleştirilen 400 bin tonluk şeker ithalatını konuştuk. Ramazan Erkoyuncu, o dönemde bakanlarla yapılan toplantılarda şeker ithalatına karşı çıktıklarını ifade etti. Ancak Pankobirlik olarak ithalatın önüne geçebilmek için kamuoyu oluşturacak açıklamalar yapmamalarını, geriye dönüp baktığında bir eksiklik olarak gördüğünü söyledi. Bu konuda kendisine yönelttiğimiz eleştirileri haklı bulduğunu da açıkça dile getirdi.

Bununla birlikte, "Madem bu kadar yanlış olduğunu düşünüyordunuz, o dönemde neden beni doğrudan uyarmadınız?" diyerek sorumluluğun bir kısmını bize de yükledi.

Bu başlık altında dikkat çekici bir ayrıntı daha yaşandı. Ramazan Erkoyuncu, söz konusu şekerin Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ithal edildiğini ifade etti. Bunun üzerine ithalatın DİR kapsamında değil, A kotası kapsamında, yani iç tüketim amacıyla gerçekleştirildiğini kendisine aktardık. Bunun üzerine Konya Şeker Genel Müdürü Kemal Ateş'i telefonla arayarak konuyu teyit etti. Verdiğimiz bilginin doğru olduğunun anlaşılması üzerine de konuya hakim olduğumuzu ifade ederek bunu açıkça dile getirdi.

Masaya yatırdığımız bir diğer konu ise, Ramazan Erkoyuncu'nun oğluna ait şirket üzerinden Panplast'ın ürettiği sulama sistemleri yerine Netafim ürünlerinin satıldığına ilişkin haberlerimizdi. Bu haberlerimize gösterilen tepkinin haklı olmadığını söylediğimizde, "Ancak herkes satıyor, bütün kooperatifler satıyor." cevabını verdi.

Ben de burada sıradan bir ticari işletmeden değil, üreticilerin ortak olduğu bir çiftçi kuruluşundan söz ettiğimizi ifade ettim. Panplast'ın, küresel sulama ekipmanı üreticilerinin hakimiyetini kırmak ve yerli üretimi güçlendirmek amacıyla yapılan stratejik bir yatırım olduğunu, dolayısıyla bu yatırıma en önce kurum yöneticilerinin sahip çıkması gerektiğini dile getirdim. Haberlerimizi de bu anlayışla yaptığımızı kendisine anlattım.

Konuştuğumuz bir diğer başlık ise Konya Şeker'in lisanslı depoculuk faaliyetlerini sonlandırma kararıydı. Ramazan Erkoyuncu, lisanslı depoculuğun zarar ettiğini ve çiftçinin depolara yeterince ürün getirmediğini belirterek, zarar eden bir faaliyeti sürdürmenin doğru olmayacağını ifade etti.

Buna karşılık ben, lisanslı depoculuğun sadece ticari bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğini söyledim. Tarım Kredi Kooperatiflerinin de bu alandan çekildiğini hatırlatarak, Konya Şeker gibi üretici ortaklı bir kuruluşun lisanslı depoculuktan vazgeçmesini doğru bulmadığımı ifade ettim. Lisanslı depoculuk sisteminin bugün ciddi sorunları olabilir. Ancak çözümün sistemi terk etmek değil, sistemi iyileştirmek olduğunu dile getirdim.

Görüşmenin en önemli bölümünü ise Soma Termik Santrali oluşturdu.

Ramazan Erkoyuncu, EÜAŞ'a verilen üretim taahhüdü kapsamında istenilen üretimin gerçekleştirilemediğini kabul etmekle birlikte, Tarımdan Haber olarak gündeme getirdiğimiz eksik üretim nedeniyle herhangi bir dengesizlik cezası ödenmediğini söyledi. Bu konuda ellerindeki tüm teknik kayıtları ve belgeleri bizimle paylaşmaya hazır olduklarını da özellikle ifade etti.

Biz de diyalog kanalı açık olduğu sürece teknik konularda kurumun görüşünü almaya hazır olduğumuzu, haberlerde iddiaları değil verileri esas alacağımızı ve bu nedenle Soma Termik Santrali yönetimiyle de görüşmek istediğimizi belirttik.

Nitekim bu görüşmeden birkaç gün sonra, Soma Termik Santrali Yönetim Kurulu Başkanı Ali Altundaş ile Enerji Koordinatörü Yusuf Göğebakan'la Pankobirlik'te yeniden bir araya geldik.

Bu görüşmede, Soma Termik Santrali'nin bugün geldiği noktanın yanlış yatırım kararlarının mı, yoksa yönetim ve işletme performansındaki sorunların mı sonucu olduğunu ortaya koyabilecek temel verileri talep ettim. Bu çerçevede; 2026 yılı Mart-Temmuz döneminde EÜAŞ'a verilen üretim taahhüdü ile fiili üretim miktarını, 2016-2026 yılları arasındaki aylık elektrik üretim verilerini ve aynı dönemde kullanılan kömürün yıllık ortalama kalori değeri ile toplam kömür tüketim miktarını istedim.

Yusuf Göğebakan görüşme boyunca özellikle, EÜAŞ'a verilen taahhüt kapsamında eksik üretim nedeniyle herhangi bir dengesizlik cezası ödenmediğini ifade etti. Ancak Enerji Bakanlığı'ndan aldığımız bilgiler bunu teyit etmiyor.

Talep ettiğimiz teknik veriler daha sonra Konya Şeker Basın Bürosu tarafından tarafımıza ulaştırıldı.

Bu yazıyı daha fazla uzatmamak adına o verilerin analizini bir sonraki yazıma bırakıyorum.

Recep Konuk döneminde Soma Termik Santrali ne kadar elektrik üretiyordu?

Ramazan Erkoyuncu döneminde üretim neden düştü?

Elektrik üretimindeki gerilemenin temel nedeni kömür kalitesi mi, teknik arızalar mı, yoksa yönetim tercihleri mi?

Elimize ulaşan resmi veriler ışığında bütün bu soruların cevaplarını kamuoyuyla paylaşacağız.

Soma Termik Santrali bugüne kadar birçok açıdan tartışıldı. Ancak yıllar içindeki gerçek üretim performansı ve üretimde yaşanan değişim, bugüne kadar rakamlarla ortaya konulmadı. Önümüzdeki yazıda tam da bunu yapacağız.

Son olarak şunu ifade etmek isterim.

Eleştirel yayınlarımıza rağmen Ramazan Erkoyuncu'nun bizimle görüşme talebinde bulunmasını ve iletişim kanallarını açık tutmasını değerli buluyorum. Gazetecilikte doğru olan, eleştiriden kaçmak değil; eleştiriyi konuşabilmektir. Farklı düşünsek de aynı masada oturabilmek, soruları doğrudan yöneltebilmek ve verilen cevapları kamuoyuna eksiksiz aktarabilmek, hem gazetecilik hem de kurumsal şeffaflık açısından önemlidir.

Ancak bunun da altını özellikle çizmek isterim.

Tarımdan Haber'in hiçbir zaman kişilerle bir meselesi olmadı. Bizim meselemiz, yüz binlerce üreticinin alın teriyle büyüyen ve çiftçinin geleceğini doğrudan ilgilendiren kurumların sağlıklı yönetilmesidir. Haberlerimizin amacı herhangi bir kişiyi yıpratmak değil; kamu yararı adına soru sormak, eksikleri ortaya koymak ve doğru yapılan işleri de teslim etmektir.

Dün olduğu gibi yarın da aynı anlayışla yayın yapmaya devam edeceğiz.