Hangi Çiftçi,

Kimin Çiftçisi,

Ne Kadar Tarımsal Destekleme Alıyor?

Neden?

O zaman başlayalım anlatmaya.

AB27 2024 Yılı Kesinleşen Destekleme Programları Harcamaları ve Türkiye

AB27 2024 Yılı Kesinleşen Bütçe Harcamaları ve Ortak Tarım Politikaları Destekleme Programları Harcamaları:

AB27 Ülkeleri, 2024 yılında 246,988 milyar € harcama yaptı.

Bu harcamaların 64,449 milyar €'su "Doğal Kaynaklar ve Çevre" Başlığı üzerinden gerçekleşti.

Bu tutarın:

40,762 milyar €'su "piyasa ile ilgili ödemeler ve doğrudan ödemeler" alt başlında, Avrupa Tarımsal Garanti Fonu (EAGF) üzerinden;

23,687 milyar €'su "doğal kaynaklar ve çevrenin diğer programları" üzerinden harcandı.

Toplam harcamalar içinde "Doğal Kaynaklar ve Çevre" başlığının payı %26,1 oldu.

Bu başlığın altındaki AB dışı ve diğer ülke tahsislerine ait başlıkları ayıkladığımızda, AB27 ülkelerinin sadece, "Doğal Kaynaklar ve Çevre Başlığına" 55,532 milyar € harcamış olduğunu ve bunun da toplam AB27 ülkelerine tahsis edilen 122,957 milyar €'nun %45,16'sına denk geldiğini görüyoruz.

Toplam harcamaların;

122,957 milyar €'su AB27 ülkelerine tahsis edilen tutar iken,

98,176 milyar €'su ayrılmış/tahsis edilmiş/bağlanmış yani belli bir alana ihdas edilmiş,

19,829 milyar €'su AB dışındaki ülkelere veya bölgelere yönelik harcamalara ayrılmış. Örneğin bizimde içinde olduğumuz komşuluk politikası, aday ülkeler için fonlar, dış yardım programları.

Şimdi AB27 ülkelerinin, sadece 27 AB ülkesinde, "Doğal Kaynaklar ve Çevre Başlığına” yaptıkları harcamanın yani 55,532 milyar €'nun ana alt başlıklarına bakalım (AB27 harcamasının %45,16'sı):

Bu tutarın 40,411 milyar €'su (%32,9~%73) "piyasa ile ilgili ödemeler ve doğrudan ödemeler" alt başlında, Avrupa Tarımsal Garanti Fonu üzerinden;

13,510 Milyar €'nun (~%11-%24,3) Avrupa Tarım ve Kırsal Kalkınma Fonu (EAFRD) üzerinden;

886 milyon €'sunun Avrupa Denizcilik ve Balıkçılık Fonu (EMFF) üzerinden karşılandığını görüyoruz.

Şimdi ülke ülke bakalım kim ne kadar destekleme almış?

En çok pay alan 5 ülke:

Fransa, İspanya, Almanya, İtalya ve Polonya

Bu ülkeler aynı zamanda en çok Tarımsal Üretim Değerine sahip olan ülkeler.

Sadece, Tarımsal üretim değerleri yüksek olduğu için bu payı almıyorlar; bu payı aldıkları için en fazla üretim de yapıyor değiller. Başka avantajları var. Bu payın yüksekliği de sadece o avantajlardan biri.,

En az pay alanlar ise

Malta ve Lüksemburg.

Avrupa Ciftci Destek Odemesi

Tablodaki veriler Eurosat 2024 resmi verileri.

Türkiye verisi ise HZMB verisi, MB ortalama kur verisi ve TOB Bakanının TBMMM sunumu verisinden hesaplanan rakamlardır. Kullanılan hesaplar tarafımızca yapılmıştır. İzin alınarak kullanılabilir.

Burada bir konuya dikkat etmek lazım.

AB verileri "çiftlik sayısı" verisidir. Ülkemiz verisi ise ÇKS'deki "çiftçi sayısı" verisidir. Hesaplama bağlamı bu durumda; çiftçi sayısı=çiftlik sayısı olarak alınmıştır.

Şimdi ilerleyelim ve bir adım öteye geçip AB ülkelerinin sıralamalarını ve bizim durumumuz görelim.

AB ülkelerinin 2024 yılı AB bütçesinden alınan toplam "Doğal Kaynaklar ve Çevre" başlığından yani bir şekilde Tarımsal Destekleme (bizdeki anlaşılan haliyle) olarak aldıkları bütçe/ödemelerin durumuna göre:

En fazla AB27 bütçe payını Fransa alıyor.

Onu İspanya, Almanya, İtalya ve Polonya takip ediyor.

Türkiye AB üyesi olsaydı bu sırlamada 8. sırada olacaktı.

En fazla çiftlik sayısına sahip olan ise Romanya.

Onu İtalya, Polonya, İspanya ve Yunanistan takip ediyor.

Türkiye AB üyesi olsaydı bu sıralamada 2. olacaktı.

Avrupa Destek Butcesi Ciftci

Çiftlik başına ödeme yani çiftlik başına alınan ortalama destekleme tutarı sıralamasındaki durum şöyle:

İlk sırada Slovakya var.

Onu Lüksemburg, Danimarka, Çekya ve Estonya takip ediyor.

Türkiye bu sıralamada ne yazık ki sadece son sıradaki Romanya'yı geçiyor ve 27. sırada yer alıyor.

Gördüğünüz üzere, yüksek ölçekli, teknolojik üretim yapan ülkeler değer olarak daha fazla destekleme alırken, küçük ölçekli ülkeler çiftlik başına daha fazla destekleme alıyor.

Şimdi hemen aklınıza şu soru gelebilir:

O halde bu destekleme miktarları neye göre belirleniyor?

Destekleme miktarları ile üretim değeri arasında bir ilişki var mıdır?

İlişki diyorum.

İlişki var ve çok ilginç gelecektir sanırım size.

Korelasyon olarak baktığımızda ise çok güçlü bir korelasyon var. Ancak bu korelasyon bize sadece matematiksel bir sonuç veriyor ve ilişkiyi açıklamakta yetersiz kalıyor.

Gelin bakalım:

Bunun için önce Tarımsal Üretim Değerini bulmamız lazım.

Avrupa Tarimsal Uretim Degeri

Tarimsal Uretim Degeri 2

AB27'nin 2024 yılı temel fiyatlarla, cari, Tarım kavramına dair tüm üretim, iş ve hizmetlerin, toplam standart brüt çiftlik kapısı değeri/çıktısı 531,671 milyar €.

Fransa 88,308 milyar €

Almanya 75,469 milyar €

İtalya 70,214 milyar €

İspanya 68,747 milyar € ve

Hollanda 41,313 milyar € ile ilk beş sırayı alıyor.

Türkiye için bu değeri sormayın çünkü 2020'den sonra tam içerikli değer olarak bilmiyoruz.

FAO üzerinden var olan veriler ise içerik olarak eksik.

Bu nedenle bu kıyaslamayı genel çerçeveden yapmak durumundayız.

Şimdi derseniz ki; var ya hasıla değeri o değer çiftlik kapısı değeri değil o değer katma değer. Hasıla demek kavramsal sıkıntılı.

Şimdi şuna bakalım:

Tarımsal Üretim Değeri (TÜD) ile ülkelerin aldığı desteklemelere bakalım.

AB27'nin TÜD'de ve destekleme tutarında, en büyüğü Fransa (88,308 milyar €) destekleme miktarının TÜD oranına göre 19. sıraya düşüyor.

TÜD'de 2., destekleme miktarında 3. olan Almanya destekleme miktarının TÜD oranına göre 25. sıraya düşüyor.

TÜD'de 3., destekleme miktarında 4. olan İtalya destekleme miktarının TÜD oranına göre 24. sıraya düşüyor.

Oysa

TÜD'de sonuncu, destekleme miktarında sonuncu olan Malta destekleme miktarının TÜD oranına göre 1. sıraya geliyor.

Onu Letonya 2.

Bulgaristan 3. sıradan takip ediyor.

Yani destekleme miktarlarının, Tarımsal Üretim Değeri içindeki payı küçüklerden yana artıyor.

Destekleme miktarı belirleme metodolojisi çiftlik kapısı değeri arttıkça azalıyor.

Burada bariz bir küçük ülke ve çiftlik korumacılığı söz konusu.

Zaten olması gereken de bu.

Tarimsal Uretim Ciftci

Tarimsal Uretim Ciftci 2

Burada şuna vurgu yapmam lazım.

AB-27 Ortalaması: Üretilen her 100 € değerindeki tarımsal ürün için 10,44 € doğrudan bütçe desteği sağlanmaktadır.

Türkiye: Üretilen her 100 € değerindeki tarımsal ürün için verilen destek 3,76 € düzeyinde kalmaktadır (AB ortalamasının 3'te birinden az).

Fakat buradaki soru çok mühim:

Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan?

Yani desteklemeler var, yüksek diye mi TÜD yükseliyor yoksa TÜD yüksek diye mi desteklemeler belirleniyor?

Çiftlik Kapısındaki Brüt Tarımsal Üretim Değerini Belirleyen Nedir?

Brüt Tarımsal Üretim Değeri (Output of Agricultural Industry), doğrudan fiziki üretim miktarı ile ürünün piyasa/çiftlik kapısı fiyatının çarpımıdır (Q *P).

Desteklemeler bu denklemde nerede durur?

Fiyat ve Piyasayı Belirleyen Miktar (Q\P): Çiftçimizin kapıdaki brüt gelirini belirleyen birincil faktör; rekolte, kalite, arz-talep dengesi, küresel ve yerel piyasa fiyatlarıdır.

Desteklerin İktisadi Rolü: Tarımsal destekler (doğrudan alan bazlı ödemeler, fark ödemeleri vb.) doğrudan çiftlik kapısındaki fiziki değerinin içinde bir çarpan olarak yer almaz.

Destekler; çiftçilerimizin girdi maliyetlerini hafifletmek (maliyet sübvansiyonu), üretim kararlarını ve sürekliliğini teşvik etmek ve çiftçi gelirini risksiz bir tabana oturtmak (gelir desteği) için verilir.

Girdi maliyetlerini hafifletmek bir politika aracıdır.

Ancak maliyet hesap unsuru değildir. Sadece toplam çiftlik gelirleri içerisinde brüt gelirler kalemine girer. Brüt gelirlerden maliyetler düşüldüğünde çiftliklerin net gelirleri elde edilir. Ürünler üzerinden değil toplam çiftlik gelirleri üzerinden dikkate alınır ve muhasebeleştirilir.

Özetle; Destekleme bütçesi ile üretim değeri arasındaki ilişki, desteğin üretimi "birebir yarattığını" değil; AB'nin tarımsal potansiyeli ve ölçeği büyük olan ülkelere (büyük araziler, fazla hayvan sayısı) Ortak Tarım Politikası (CAP) çerçevesinde doğal olarak sadece miktar olarak daha fazla bütçe tahsis ettiğini gösterir.

Kısaca:

Piyasa Fiyatı ve Rekolte, Tarımsal Üretim Değerini,

Desteklemeler, Üretimin Sürdürülebilirliğini, Maliyet Karşılanabilirliğini ve Çiftçi Gelirini belirler demek çok daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Bütçe mi Üretimi Yaratıyor, Üretim Yapısı mı Bütçeyi Çekiyor?

AB'deki doğrudan ödemelerin (Birinci Sütun) çok büyük bir kısmı dekar (alan) ve hayvan başı / işletme ölçeği esas alınarak dağıtılır.

Yumurta Tavuktan Çıkıyor (Ölçek Bütçeyi Belirliyor): Fransa, İspanya ve Almanya gibi ülkelerin toplam destekten en büyük payı almalarının birincil nedeni, işlenen tarım arazilerinin genişliği ve üretim ölçeklerinin büyüklüğüdür. Alanı ve kapasitesi büyük olan ülke, Ortak Tarım Politikası kurgusu gereği AB havuzundan daha fazla bütçe çeker.

Tavuk da Yumurtayı Besliyor (Sürdürülebilirlik Çarpanı): Yüksek destek doğrudan TÜD'ü oluşturmasa da çiftçinin maliyet yükünü hafifletir, üretimde kalmasını sağlar, sermaye birikimi yaratarak teknoloji ve gübre/tohum kullanımını artırır. Bu da orta-uzun vadede fiziki rekolteyi yükselterek TÜD'e dolaylı bir katkı sağlar.

Yani bizim ülkemizdeki gibi maliyet unsuru olarak tartışılmaz, görülmez.

Gelir unsurudur ve bu gelir daha ziyade sürdürülebilirlik için ödül niteliklidir.

Ben de yıllardır bunu söyler dururum zaten.

Şimdi bir de GSMH içinde desteklemelerin payına bakalım:

AB27'nin toplam GSMH değeri 18,043 trilyon €

En yüksek GSMH Almanya'da.

Onu sırasıyla Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda takip ediyor.

Eğer AB ülkesi olsaydık bizim yerimiz 5. sıra olacakmış.

Verilerin tamamı yukarıda eklediğim tabloda var.

AB'nin toplam destekleme tutarı AB GSMH'nın %0,31'i.

Biz de ise %0,21'i.

GSMH'na göre en yüksek destekleme payına sahip ülke Letonya.

Onu sırasıyla, Bulgaristan, Yunanistan, Litvanya ve Macaristan takip ediyor.

Türkiye eğer AB'de olsaydı bu sıralamada 22. olacaktı.

Bu veriler bize AB'nin ülkelerdeki GSMH değerlerine göre değil, ülkelerin tarımsal güçlerine, kapasitelerine ve diğer ülkelerle rekabetçi olup sürdürülemezlik içine düşmemeleri için korumacılık refleksine göre hareket ettiğini gösteriyor.

Bunun kanıtı olarak;

Gerek GSMH gerekse de TÜD büyüklüğünde ilk beş içinde olan ülkelerin TÜD/Destekleme oranında olduğu gibi 13,14,19,25,27. gibi arka sıralarda yer aldığını görüyoruz.

Yani tarımda "adil dağılım ve adil dağıtım" denilen kavramın karşılığı budur işte.

Şimdi toplayalım:

Biraz da siyasetçilere malzeme çıkaralım.

Onlar için burası mühim

Şimdi aşağıya Türkiye ile AB ülkelerinin aldıkları destekleme miktarlarının kıyaslamalarını koyuyorum.

Isletme Basina Destek Ciftci

Isletme Basina Destek 2

Bir bakalım Türkiye Ne Durumda?

İşletme Başına Düşen Bütçede Ciddi Sapma:

Türkiye, 2.578,1 €'luk toplam destekleme bütçesiyle AB ülkelerinin birçoğundan daha fazla toplam kaynak ayırıyor gibi görünse de (toplam bütçede 28 ülke arasında 8. sırada), çiftlik/işletme başına düşen destekte 1.101 € ile diplerde.

AB Ortalamasının 5,75 Kat Gerisinde:

AB-27 genelinde işletme başına ortalama 6.331 € destek düşerken, Türkiye'deki bir tarım işletmesi bunun yaklaşık 6’da 1’i (1.101 €) kadar destek alabilmektedir.

Türkiye'de tarım işletmesi sayısının çok fazla (yaklaşık 2,3 milyon aktif işletme) ve arazi ölçeklerinin küçük/parçalı olması, ayrılan toplam destek bütçesinin sulandırılmasına yol açmaktadır.

Toplam bütçemiz Yunanistan (2.668,4 Milyon €) ile neredeyse başa baş olmasına rağmen; Yunanistan'da işletme başına 5.147 € düşerken Türkiye'de bu miktar 1.101 €'da kalmaktadır (Yunan çiftçisi, Türk çiftçisinden 4,67 kat daha fazla bütçe desteği almaktadır).

Slovakya, Danimarka, Çekya ve Fransa gibi endüstriyel ölçekli ve birleşmiş dev arazi yapısına sahip ülkelerde işletme başı destekler 26.000 ile 37.000 € bandındadır. Bu durum, söz konusu ülkelerdeki çiftçilerin sermaye birikimi sağlama, teknoloji yatırımı yapma ve girdi maliyeti şoklarına dayanma kapasitesini Türk çiftçisine kıyasla 24 ila 33 kat artırmaktadır.

Slovakya ve Slovenya bizden ~33 kattan fazla,

Fransa 24,

Almanya 21,

Hollanda 18 kat daha fazla çiftlik başına destekleme almaktadır.

İki kategorik kıyaslama daha yapayım:

1. Yakın GSYH Büyüklüğüne Sahip Ülkelerle Kıyaslama

GSYH ölçeği Türkiye’ye (1.253.386,70 € en yakın iki AB ülkesi İspanya ve Hollanda’dır.

İspanya (1.594.330 Milyon € GSYH): Toplam Destek: 6.899,3 Milyon €} (Türkiye’nin 2,68 katı) Analiz: Ekonomik büyüklüğü Türkiye’ye nispeten yakın olan İspanya, hem toplam bütçe bazında hem de işletme ölçeğinde çiftçisine çok daha yüksek bir maliyet kalkanı sunmaktadır.

Hollanda (1.115.252 Milyon €} GSYH): Toplam Destek: 1.022,2 Milyon € (Türkiye’nin yaklaşık %40’ı) İşletme Başına Destek: 20.218 € (Türkiye’nin 18,36 katı)

Analiz: Hollanda toplamda Türkiye’den daha az destek bütçesi ayırmasına rağmen, ölçek ekonomisi ve yapısı sayesinde işletme başına düşen destekte Türkiye’yi 18’e katlamaktadır.

2. Yakın İşletme Başına Destek Alan Ülkelerle Kıyaslama

Türkiye 1.101 € işletme başına destekte tablonun en alt sırasında yer almaktadır.

İşletme başı desteği Türkiye’ye en yakın olan tek AB ülkesi Romanya’dır (1.014 €).

GSYH: 353.633 Milyon €, (Türkiye’nin yaklaşık 4’te 1’i) Toplam Destek: 2.899,1 Milyon € (Türkiye’den daha yüksek) Destek / GSYH: %0,82 (Türkiye’nin 4 katı) Analiz: Romanya da Türkiye gibi yüksek işletme sayısına ve parçalı tarım yapısına sahiptir. Ancak Romanya, milli gelirine kıyasla tarıma Türkiye’den 4 kat daha fazla oran ayırdığı için (%0,82), ekonomisi çok daha küçük olmasına rağmen işletme başına düşen destekte Türkiye ile benzer seviyeyi yakalayabilmektedir.

Çıkarım:

GSYH olarak İspanya ve Hollanda liginde yer alan Türkiye, işletme başına destekte milli geliri kendisinin 4'te 1'i olan Romanya seviyesine düşmektedir.

Türkiye'nin sorunu, sadece toplam bütçenin yetersizliği değil, aynı zamanda işletme sayısının çokluğu ve parçalı yapı nedeniyle bütçenin çiftçi üzerinde bir "sermaye birikim gücü" oluşturamamasıdır.

Şimdi gelelim sadede:

Demek ki desteklemeler önemli ama bunun üretim ile ilişkisi üretimi sağlamak üzerine değil üretimi sürdürmek üzerine oluyormuş.

Yani destekleme var diye üretim olmuyor, üretim var diye ödüllendirme oluyor.

O halde ödüllendirme ve sürdürülebilirlik en fazla neye bağlıymış?

FİYATA

Yani çiftlik kapısındaki fiyata.

Ürünlerin maliyet+kar olarak hesaplanacak fiyata.

Ve o fiyatın üretilen miktarlar ile çarpılmasından elde edilen TÜD'e.

Yani o meşhur HASILA denen ama aslında Katma Değer olan miktar ile doğrudan değil ikincil olarak ilişkiliymiş.

Yani benim 10 yıldır söylediğim kavrama.

O zaman mesajı yazalım.

Desteklemeler var diye değil üretim var diye desteklemeler oluyor.

Bunu anladığımız anda yürüyeceğiz.

O zaman girişteki soruların yanıtını buluruz.