Bilgi güçtür! Doğru ve güvenilir veriler önemlidir. Çiftçilerimizin her konuda zamanında ve şeffaf raporlara ihtiyacı vardır. Doğru ve güvenilir ihracat, ithalat verileri, talep tahmini, lojistik planlamayı ve genel tedarik zincirinde verimliliği artırır.
Bu yıl dünyada en çok gelişme gösteren ülke sizce hangisidir?
Kimi Suriye derken kimi de Arjantin diyor. Ben siyasi riskler olsa da, Arjantin olabilir diyorum. Enflasyonu %211’den %30’ra düştü. Bütçe disiplini kamudan başladı. Bütçe kontrol altına alındı. Yoksulluk azaldı. Ekonomi büyüme yoluna girdi.
Bir önceki yazıma kaldığımız yerden devam edelim. Artık tarımı, hükümetin değil krizlerin yönettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
****Ekim 2025!
**15 Ekim Kadın Çiftçiler Gününde kadınlar unutuldu. Kadın çiftçilerin çığlığını duyan yok. Kadın çiftçiler desteği yok. Kadın çiftçinin adı yok. Cinsiyetçi bakanlık, Bakanlıkta kadın bürokrat yok… Bakanlık sosyal boyutu güçlü bir tarım politikası ortaya koyamadı.
**Kırsalda sosyal yaralar derinleşti.
**Şeker Krizi.. Pancar kotası, NBŞ lobisi ve şeker sektöründeki haberler gündemi belirledi.
**Et ithalatı yerli üreticiyi bitirdi.
**Şeker fabrikaları %20 faizli kredi baskısı.
**Gıda israfı %30 dan fazla..
****Kasım 2025
**2026 Tarım Bakanlığı bütçesi Kasım ayında tartışıldı. Çiftçi beklentileri yine karşılanmadı. 2026 bütçe konuşmaları: Yumaklı'nın komisyon sunumu renkli grafikler ve "Avrupa birinciyiz" tezahüratlarıyla geçti. Ancak sahada görüntü çok farklıydı.
**Tahıl %15 azaldı.
**450 bin sığır ithalatı oldu. İthal ette zamanında bilgilendirme yapılmadı. Bakanın sözleri ile uygulamalar tutarsız.
**2026 bütçesi boş çıktı.
**300 milyon pancar rantı.
**2026 yılında tarımsal destekleme bütçesinde artış yine unutuldu.
** Gübre fiyatlarında yeni artış dalgası kapıdaydı. Bakanlık bu süreci yönetmek yerine izlemekle yetindi. Gübre fiyatları yükseliyor.
**Tarımda rekor küçülme sadece zirai dona bağlandı. Tarım sektörü üç çeyrektir daralıyor. Ülkemiz 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yaşanan %12,7’lik küçülme daha önce yaşanmamıştır. Kuraklık ve don gibi doğal afetler etkili olsa da tek başına bu tabloyu açıklamıyor. Diğer nedenler ise; plansız üretim, yetersiz ve yanlış yönlendirilmiş tarımsal destekler, sürekli artan girdi maliyetleri (mazot, gübre, yem, elektrik, tohum), ürün fiyatlarının maliyetleri karşılayamaması ve güvenilir olmayan verilerle yapılan analizler…
**Bütçe taslağı çiftçiye yeterli getirmiyor. İthalat rakamları (11 milyon ton buğday, 1.5 milyar dolar et/hayvan) gerçekleri gizliyor. Köydeki hacizler, et alamayan emekliler karşısında bakanın övgüleri trajikomik bulundu. Cumhurbaşkanlığı Tarım Politikaları Kurulu'nun ne yaptığı ve bütçesi sorgulandı.
****Aralık 2025!
**Tarım çıkmaz sokakta son çığlıkları da kümse duymuyor. Aralık ayında tarım kamuoyunun ortak kanaati netleşti: Sistem çalışmıyor
**Üretimde %20 kayıp..
**Borsada insider gübre krizi.. Gübre krizi, borsa manipülasyonları, ithalat politikaları ve plansız çalışmalar yine çiftçinin sırtına yüklendi.
**Konya Şeker ironisi..
**ÇKS yönetmelik değişikliği yapıldı. 21 ilde baypas edildi. E-devlet başvurusu kaldırıldı, Ziraat Odalarına bağlandı. Bakanlık protokolü aykırı imzaladı.
**Şapla mücadelede hastalıklı ithalat..
**Ucuz et öncesi şirket kurma…
**Gümrük sıfırlama devam etti.
**Traktör haczi devam ediyor. Traktör sektörü krizde.. Satışlarda 23 bin beklenirken %40 düştü.
**Gübre sorunları kriz şeklinde devam ediyor.
**Şeker ve pancar sorunları artarak devam ediyor.
**Sütte kriz büyüyor. Çiğ süt üretim maliyeti 23,77 TL, referans fiyat 19,60 TL. Üretici her litre sütte 4,17 TL zararda ama bu kimsenin umrunda bile değil..
**Rusya’dan ilk kez et ithalatı... Sadettin İnan'ın özel haberine göre, Et ve Süt Kurumu, Macaristan, Polonya, Fransa ve İtalya’nın ardından Rusya’dan da et ithalatına hazırlanıyor. Kurum kaynaklarına göre, Rusya merkezli Kavkaz-Meat LLC ile sözleşme imzalandı. İthal edilecek etin miktarı ve fiyatına ilişkin ise henüz açıklama yapılmadı. Rusya’nın, Türkiye’nin et ithalatında ilk kez tedarikçi ülke olması dikkat çekti. Rusya et ithal eden bir ülkeydi. Şimdi ihracatçı oldu!!!!
**Tarım ve Orman Bakanlığı ve Bakan İbrahim Yumaklı açısından tarımın kayıp yılı olarak kapandı.
****2025 Yılının Sektörel Olarak Değerlendirilmesi
**Tahıllarda maliyet artışı yaklaşık %70 yaklaştı. TMO müdahalesi, ithalat yapılması ve kuraklık üretimde %15-30 düşüşe neden oldu. Kuraklık ve artan girdi maliyetleri nedeniyle motivasyon azaldı.
**Hayvancılıkta, yem fiyatları %70-80 oranın yükseldi. Veteriner harcamaları %55-60 yükseldi. Et ithalatı baskısı devam etti. Hayvan varlığı azaldı. Yem maliyetlerinin artması krizi derinleştirdi.
**Sütün düşük fiyatı, artan girdi maliyetlerini karşılayamadı. Süt hayvanlarının kesime gitmesine ve küçük işletmelerin kapatılmasına neden oldu. Bazı küçük üreticiler sürülerini azalttı.
**Zeytin ve Zeytinyağı üretiminde iklim nedeniyle rekolte düştü. Maliyet artışı, ihracat kısıtları sektörü olumsuz etkiledi.
**Meyve ve sebzede zararlı ve iklim etkileriyle rekolte düşerken maliyetler yükseliyor. Don, kuraklık, enflasyon nedeniyle kayıplar %25 kadar çıktı. Sebze üretimi %0,8 düştü. Genel verimde %25-30 kayıp tahmini yapıldı. Meyve sebzede enflasyon artışları %40-50 oranında rekorlar kırdı.
**Pamuk ve mısırda maliyet artışı devam ediyor. Üstelik ithalat üretimi olumsuz etkiledi. Artık bu konuda da ithalatsız yapamıyoruz.
**Arıcılıkta, pestisit kayıpları rekor kırdı. Yeterli denetim yok. Pestisit ve iklim etkileriyle arı ölümleri yaşıyoruz. Kalıntı sorunu artarak devam ediyor. Önlem alınmıyor. Bal ihracatı yapılamıyor. Üretimin sadece %10-15’i ihracat yapılabiliyor.
**Seracılıkta destekleme artsa da enerji maliyetlerinin %30-100 artması zorlukların yaşanmasına neden oldu.
****2025 Yılında Tarım ve Orman Bakanlığının Değerlendirmesi
**2025 Yılı bakanlık için, tutarsızlık, plansız iş yapma ve koordinasyon eksikliği yaşanan bir yıl oldu. Destekler yetersiz geç ödendi. Enflasyona karşı amaca ulaşamadı. Girdi maliyetlerine etkili politika sunulamadı. TMO’nun hasat öncesi müdahaleleri üreticimizi zarara uğrattı.
**Şeker, gübre, et, sütte lobiler politik olarak güçlendiler. Lobileri daha kuvvetli oldu. Buna karşılık bakanlık etkisiz kaldı. Gerekli açıklamalar yapılmadı. İthalat sözleşmeleri eleştirildi. Planlı üretimin adı var kendisi yok. Yumaklı'nın refleksleri yavaş, iletişimi zayıf, kapasitesi düşüktü.
**Bir tarımcı olarak, 2025 yılı tarımda kayıp bir yıl oldu. Bakanlığın ithalat odaklı yaklaşımı yerli tarımı çok zarar verdi. Tarım politikasının yetersizliği sektörü bu duruma getirdi.
****2025’in Temel Sorunları ve Yapısal Zaaflar!
**Geçmiş yılların temel sorunları ve zaafları bu yılda devam etti.
**Girdi maliyetleri (gübre, yem, enerji) %45-80 artış gösterdi, enflasyona bağlı dalgalanma devam etti.
**Desteklere enflasyona farkı verilmedi. Gecikmeler borçları artırdı (çiftçi borçları %50 artarak 996 milyar TL'ye ulaştı).
**TMO, hasat öncesi müdahaleler ve ithalat politikaları üreticiyi ezdi.
**Jeopolitik ve iklim etkileriyle ithalatı artıyor. Yerli üretim büyük yara aldı.
**Bakanlık hızlı bir şekilde bilgilendirme yapmadı. Yine gizli kararlar ve tebliğlerle tarım yönetilmeye devam etti.
**Hayvancılık girdi, yem, maliyetlerindeki artış nedeniyle sürdürülemez hale geldi. İthalatla terbiye dönemi devam etti ama sektörü bitirdi.
**Pestisit ve girdi denetimlerinde sorunlar çözülmedi. Esas denetçi saha da yine yoktu. Gelir ve eğitim düzeyi yüksek bilinçli tüketici sayısı azalmaya devam etti.
**İklim değişikliği yönetilemedi. İklim değişikliği tarımı yönetti. Risk planları yoktu. Kriz planları ile oldukça yüksek maliyetlerle önlemler alındı.
**Bakanlık ve kurumlar arası koordinasyon zayıftı. Bunun eksikliği görüldü.
**Arz kırılgandı. Sivil toplum kuruluşları güçsüz ve başkanlar sadece saltanat sürdü. Kooperatifler işlevsizdi. AR-GE yetersizdi. Araziler parçalı, kredi faiz yüksek, planlama yoktu. Pazarlama düzensizdi.
****2026 Yılına Kalan Miras!
**2024 yılından kalan miras yine aynısı 2026 yılına kaldı.
Çiftçiler tarımdan vazgeçmeye devam edecek.
Hayvan varlığı azalması devam edecek.
Enflasyon ve maliyet dalgalanmaları sürecek.
Girdi fiyatlarında (gübre, şeker) artış bekleniyor.
Şeker ve gübre kriz devam edecek. Lobiler ve maliyet krizleri artarak devam edecek.
Kuraklık daha etkili hissedilecek.
Küresel belirsizlik devam ederken, jeopolitik gerilimler ithalatı etkileyecek.
****2025 Yılı İçin Önerilen Çözümler 2026 Yılı İçinde Önerilecek!
Kapsamlı bir yapısal reform paketi uygulamaya konulmalıdır.
Tarımsal destekler enflasyona göre ayarlama yapılmalıdır. Bağımsız birimlerce izlenmeli ve değerlendirilmelidir.
Et ve Süt Kurumu yeniden etkinleştirilmelidir.
TARSİM sigorta ödemeleri hızlandırılmalıdır.
Gübre yem rekabet denetimi yani girdi piyasalarında rekabet denetimi artırılmalıdır.
Zeytinlikler ve mera alanları korunmalıdır.
Genç çiftçilere özel fon oluşturulmalıdır.
Dijital tarım zorunlu hale getirilmeli. Bakanlık bu görev ilgili genel müdürlükçe koordine edilmelidir.
Girdi güvenliği sağlanmalıdır.
Yerli gübre artırılmalıdır.
Enerji destekleri genişletilmelidir.
Fiyat istikrarı sağlanmalıdır. Taban fiyat, maliyet ile kârın toplamı olmalıdır. Prim sadeleştirilmelidir.
Bölgesel plan, su yönetimi, sigorta sistemi geliştirilmelidir.
TMO, ESK vb. yeniden yapılanmalıdır. Açık açık hemen zaman geçirmeden bilgi verilmelidir.
Kooperatif bankacılığı, pazarlama birlikleri kurulmalıdır.
İthalat azaltılmalıdır. Rant soruşturulmalıdır.
Kadın ve genç için en az %30 kota uygulanmalıdır.
****2025 yılının özeti diğer yıllarda farklı olmadı. Tarım, 2025 yılında da ağır yara aldı. Bu maliyet, kriz, planlama eksikliği, istikrarsızlık sorunları uygulanan politikadan kaynaklanıyor.
****2026 yılında bu geriye gidişi durması için çok hızlı çalışmak şarttır. Bakan Yumaklı tarıma uzaktır. Hiç olmazsa bu raporlar dikkate alınmalıdır. Sorun asla çiftçi değil, tarımı koruyamayan politikalardır.
Bu rapor, tarım paydaşlarını harekete geçirmeye çağrıdır. Yoksa gıda erişim daha zorlaşacak.
Bu politikalar;
*Üretici açısından sürdürülemez.
*Tüketici açısından pahalıdır.
*Kurumsal yapı açısından güvensizdir.
*Politik yönetim açısından başarısız bir tablo ortaya koymuştur.
****Tarım müjdeyle değil; planla, liyakatle ve hesap verebilirlik ile yönetilir.
****Her yıl yazdığım raporda ülkemizin 20-25 sorunu uzun yıllar devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı her yıl bir sorunu çözseydi. Sorun kalmazdı.
2025 Yılında sınıfı geçen kimler? Her şeye rağmen:
Sahada mücadele veren ve inadına üretim yapan çiftçilerimiz, üreticilerimiz.
Sınıfta kalanlar ise, sınıfta kaldıklarını bildikleri için karne almaya bile gelemediler.
Tarımımızın geleceği için doğru adımlar atılırsa umut her zaman vardır.
Bu rapor konularının çoğunun detayları, “Tarımdan Haber Sitemizde” bulunmaktadır.
Artık yeni bir yıla girmeye hazırlanıyoruz. Tüm “Tarımdan Haber” Ailesine, bizleri takip eden tarım paydaşlarına, çiftçilerimize, üreticilerimize ve tüketicilerimize barış dolu, sağlıklı, huzurlu ve bol kazançlı bir 2026 yılı diliyorum.