****Önce tarım sektörünün genel durumuna bakalım.
****Ülkemizin tarım sektörü son 20 yılın en kötü yılını geçirdi. İstihdamda 2,6 milyon kayıp yaşandı. GSYİH payı %10,2'den %5,6'ya düştü. Enflasyon %80'i aştı, ancak tarımsal üretici enflasyonu Ekim 2025'te yıllık %45 artış gösterdi. Girdi maliyetlerinde kontrolsüz artışlar devam etti. Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) Eylül 2025'te aylık %2,16, yıllık %45 sınırını aştı. İklim krizinin tetiklediği felaketler (kuraklık, don, yangın), jeopolitik gerilimler ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yapısal reformlardan uzak duruşu, çiftçileri ekonomik ve psikolojik çöküşe sürükledi. Üretimde %15 kayıp, çiftçi intiharlarında artış olduğu belirtiliyor.
****Çözüm bulunamaması ve ithalat alışkanlığı artarak devam etti. Bitkisel üretimde 2023-2025 döneminde 10 milyon ton kayıp yaşanarak daha fazla ithalat yapıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nda yapısal reformlar gerçekleşmedi. Çiftçilerin durumu kötüleşti. Bir yıl boyunca gübre, mazot, yem ve tohum girdi maliyetlerinde kontrolsüz artış önlenmedi. Girdi fiyatları yıllık %18 yükseldi. Yönetim krizleri, desteklemelerde gecikmeler, bilgi kirliliği ve piyasa bozucu uygulamalar hâkim oldu.
****Küresel siyasal gerilimler ve iklim krizi üretime ağır darbe vurdu. Tarımın %15'lik üretim kaybı ile çiftçi intiharlarında artış kaydedildi. Bu tablo, Bakan İbrahim Yumaklı'nın "sürdürülebilir tarım" vaadinin sadece sözde kaldığını gösterdi. Sorun çiftçide değil, üreticiyi korumayan, ithalatı ön plana çıkaran ve krizleri yönetemeyen tarım politikalarında olduğu bir kez daha görüldü. Bakanlık, tarımı lobilere bırakmış, yerli üretimi sistematik olarak bitiriyordu. Bu affedilemez bir ihmal ve sorumsuzluk örneği olarak geride kaldı.
****Ocak 2025!
**Yeni yıla girerken gübre, mazot ve yem fiyatlarında %40'a varan artış beklentisi oluştu. Gerçekte, son bir ayda ÜRE ve amonyum nitrat gübresi %10, 20.20.0 kompoze gübre %5,2, DAP gübresi %3,8, besi yemi %3,5 ve süt yemi %3,2 arttı. Yıllık olarak tohum %40, tarım ilacı %34,3, elektrik %30,4 ve sulama ücretleri %100 yükseldi. Mazot Ocak 2025'te 47,28 TL/L ile %25 arttı. Bu da girdi maliyetlerini yükselmesine neden oldu. Çiftçinin planlama yapmasını imkânsız hâle getirdi.
**Çiftçiler 2024 borçlarını kapatmakta zorlanarak 2025 yılına girdiler. 2025 Mart itibarıyla çiftçi banka borçları %50 artarak 996 milyar TL'ye ulaştı; takipteki borçlar ise %37 yükselerek 4,9 milyar TL oldu. Hacizler çoğaldı. Artık traktör, arazi, inek ve keçi gibi varlıklar el konuyor. Bu moral bozuyor ve üretimi tehdit ediyor.
**2025 Bütçe Kanunu'nda Tarım ve Orman Bakanlığı'na 438 milyar TL ayrıldı. Tarımsal destekler ayrılan bütçe enflasyon karşısında değer kaybetti. Tarım Kanunu'ndaki %1 milli gelir payının altında kaldı. 2024 destekleri 91,5 milyar TL ile faizin 13,8 katı (1,27 trilyon TL) olarak eleştirildi. 2025'te temel destek (mazot %50, gübre %25) ödenecek, planlı üretimde ek %50-100 destek var.
**Dijital tarım ve iklim adaptasyonu ihmal edildi. Bütçede dijital tarım ve iklim adaptasyonu projeleri sınırlı kaldı. Küçük işletmeler, yaşlı çiftçiler ve teknik okuryazarlık eksikliği engel oluşturuyor. İklim değişikliği girdi maliyetlerini artırırken, erken uyarı sistemleri yetersiz.
**Hayvancılık destekleri artırıldı (buzağı 1400 TL, malak 2800 TL, kuzu/oğlak 300 TL), ancak kırsaldaki gençler tarımdan kaçıyor. Beyin göçü, Uzman Yardımcılığı Sınavı'ndaki mülakat skandallarıyla hızlandı. Derece yapan adaylar elendi.
**Yatırım Programından %15 kesinti tarıma verilen önemsizliği gösterdi. Tohumculukta %97 yerli kullanım derken ithalat odaklı politika eleştirildi.
**Tarım Kredi Genel Müdürü Hüseyin Aydın, 2025'te %42 büyüme ve 20 milyar TL ürün alımı açıkladı. Ancak bilanço makyajı ve yem ile ilgili haberler güven erozyonu yarattı.
**Çiğ süt fiyatı, 17 TL'ye çıkarıldı. Ancak maliyet 20 TL'yi aştı ve %10 düşüş yaşandı.
**Zeytinyağı vaadi boş kaldı, litre fiyatı 250-350 TL aralığında seyretti.
** Hal Yasası aracıları korudu. Yeni taslak stok bildirimi ve %25 ucuzlama vaadi tartışmalı, komisyoncu emeği yok sayıldı.
**Destek takvimi açıklanmadı. Planlı üretim yazılı kağıtta kaldı. 13 stratejik ürün (arpa, buğday vb.) için ek destek var ama gecikmeler eleştirildi.
**Tohum fiyatı %40 arttı. Zeytinyağı rekolte tahminleri düştü (litre 350-500 TL). Yerli tohumda bilgi kirliliği yaşandı; Hal Yasası aracıları korudu, dijital tarım ihmal edildi.
**Hayvan ithalatı 15 yıldır kesintisiz (2025'te 520 bin sığır planı)devam etti. Çiğ süt fiyatı maliyetin altında kaldı. Yem fiyatlarının ne olacağı belli değil. Tarım Kredi yem fiyatları gündemde kaldı.
**Bakanlığın çözüm bulamaması ve hazırlıksız olması sonucu ne yazık ki çözüm ithalat oluyor. İthalat daha da artacak. Çözüm için kimse çalışmıyor. Tarımın geleceğini çaldığı iddiası yükseldi. Gübretaş hisse satış kulis bilgileri piyasayı karıştırdı.
****Şubat 2025!
**Gıda enflasyonu artışı %85'e yükseldi. Simit 20 TL, hıyar 52 TL'ye çıktı. Bakliyat dışlanması ve pestisit tartışmaları fiyatları düşürmedi.
**Et ve Süt Kurumu müdahalesizliği nedeniyle süt fiyatları maliyet altında kaldı. Küçük üreticiler sürü azalttı. Yem fiyatları %36,8 arttı. İthalat ısrarı sürdü.
**TMO ithalat politikaları, buğday üreticisini vurdu, bakliyatta dışlanma riski büyüdü. TMO soruşturması yolsuzluk haberlerini doğruladı.
** Mart ayında gübre fiyatlarındaki artış beklentisi tarımı baskı altına aldı. Gübreye %30 zam.
**Gübretaş’ın hisse satışı ile ilgili 50 milyon dolar rant haberleri yer aldı.. Tarım Kredi, Gübretaş ve bağlı iştirakler üzerinden kamu şirketlerinin çiftçi lehine değil, kendi finansal dengeleri lehine hareket ettiği yönündeki eleştiriler yoğunlaştı.
**Hayvancılık krizi artarak devam ediyor. Şap risklerine çözüm bulunamıyor.
****Mart 2025!
**İklim Kanunu çiftçiye %20 vergi getirdi. Kuraklık ve don riskleri sorun olarak karşımızda duruyor. Mısır ithalatı kontenjanı fiyatları düşürdü. Brusella nedeniyle binlerce hayvanı itlaf edildi.
**Zeytinyağında %30 düşüş ithalata bağlandı.
**Denetim eksikliği devam etti.
**Mısır ithalatı için tarife kontenjanı açılmasına rağmen fiyatların düşmemesi, ithalat politikalarının başarısızlığını gözler önüne serdi.
**Yem skandalında gazeteciler susturuldu,
**Tarımda bilgi kirliliği, ata tohumu ve geleneksel üretim söylemleri üzerinden eleştirildi. Bakanlık bu bilgi karmaşasına karşı yönlendirici bir rol üstlenmedi
Nisan 2025!
**Dondan dolayı, kayısı, elma, üzüm, cevizde %25 kayıp var. Tarım ve Orman Bakanlığın risk planı olmadığı görüldü.
**TARSİM ödemeleri 6 ay gecikti. Deprem zeytinlikleri hasarlı kaldı.
**Kuş gribi kümesleri vurdu ve yayılıyor.
**ABD’nin gümrük tarifesi planları küresel tarım dengelerini etkilerken, Türkiye bu gelişmelere karşı stratejisiz kaldı.
**Planlı üretim başarısız. Risk yönetimi kağıt üzerinde kaldı.
****Mayıs 2025!
**Hindistan ve Pakistan gerilimi jeopolitik etki yaptı. Tahıl fiyatlarını %20 artırdı.
**Hal Yasası aracıları korudu. Sebze ve meyve fiyatları düşmediği gibi %10 yükseldi.
**Buğday üreticisi maliyet-fiyat makasında sıkıştı. Arıcılık sektörü ve tozlaşma krizi gündeme geldi.
**14 Mayıs Çiftçiler Gününde, mazota %18 zam yapıldı. Bakanlığın üreticiye bakışını özetleyen bir sembole dönüştü.
**Rekor arı ölümleri…
****Haziran 2025!
**Haziran ayında buğday fiyatları, İsrail ve İran gerilimi ve küresel gelişmelerle birlikte tartışıldı.
**İsrail ve İran gerilimi gübreyi %30 artırdı.
** TMO’nun alım politikaları geç ve yetersiz bulundu. Buğday taban fiyatı maliyet altında kaldı.
**Et ve Süt Kurumu’nun üreticiyi koruyacak etkin bir rol üstlenemediği açıkça görüldü. Et ve süt ihmali, yapay et tartışmaları…
**Zeytin katliamında yargı hiçe sayıldı.
****Temmuz 2025!
** 50 bin hektar tarım alanı yandı. Yangına müdahalede başarı çok azdı.
**Sığır ithalatı 450 binle rekor kırdı.
**Et ve Süt Kurumu’nun piyasaya müdahale etmemesi hayvancılıkta güven kaybını artırdı.
**Yine arı ölümler..
**Pestisit denetimsizliği önemli boyutta.
**Mısır ithalatı devam etti.
**Konya Şeker difizyon..
**Yapay et helal tartışması.
**Yapay et, robot hasat makineleri ve dijital tarım Temmuz ayının öne çıkan başlıkları oldu. Ancak bu teknolojik tartışmalar, sahadaki üreticinin gerçek sorunlarını gölgeledi.
****Ağustos 2025!
**Şap salgını yayıldı, itlaf desteği düşüktü.
**Türkşeker ve Konya Şeker’deki mali tablolar, pancar üreticisinin nasıl sistematik biçimde mağdur edildiğini ortaya koydu. Türkşeker’de 11,6 milyar zarar, pancar kotası rantı..
**Tarım Kredi bilanço makyajı erozyon yarattı…. Bakanlığın açıklama yapmaması eleştirileri bitirmedi.
**Patates ve soğan iadesi?? Patates, soğanı firmalara tehditle iade etti zararı da Hazine'ye yazdırdı! Bu konu ile ilgili TMO ve Tarım Kredi Kooperatifinden açıklama yapılmadı.
**Pancar ve NBŞ lobisi, üzüm dramı yaşandı.
**Arı ölümlerinde rekor.
**300 milyon TL pancar kotası vurgun iddiası.
****Eylül 2025!
** Orta Vadeli Program açıklandı. Ancak tarım sektörü için somut bir umut üretmedi. Orta Vadeli Program yok sayıldı.
**Pamuk ithalatı artıyor.
**Mısır üretimi çok azaldı.
**Tarımsal destekler, enflasyon nedeniyle %30 oranında değer kaybetti.
**Çiftçimizin hissettiği enflasyon en az %60 oldu.
**USDA raporları küresel arzın rahatladığını gösterirken, Türkiye’de üretici bu rahatlamayı hissedemedi.
**Bakan Yumaklı, çoğu kez konuşmamayı tercih ediyor. Verdiği müjdeler gerçekleşmiyor. Bakan Yumaklı’nın politikaları tarım kamuoyunda yoğun biçimde sorgulandı.
Raporun geri kalanına bir sonraki yazımda devam edeceğim. Ayrıca aşağıdaki konulara da değineceğim.
****2025 Yılının Sektörel Olarak Değerlendirilmesi
****2025 Yılında Tarım ve Orman Bakanlığının Değerlendirmesi
****2025’in Temel Sorunları ve Yapısal Zaaflar!
****2026 Yılına Kalan Miras!
****2025 Yılı İçin Önerilen Çözümler 2026 Yılı İçinde Önerilecek!
****2025 yılının özeti diğer yıllarda farklı olmadı. 2025 yılında ağır yara aldı.
****Tarım müjdeyle değil; planla, liyakatle ve hesap verebilirlik ile yönetilir.