****Tarımın feryadı bir kez daha boğuluyor! Pestisit devleri Bayer ve Syngenta, Trump yönetiminin açık desteğiyle ABD çevre ve halk sağlığı örgütlerine karşı ezici zaferler kazanırken, “Make America Healthy Again” (MAHA) hareketi büyük bir ihanetle karşı karşıya. Kronik hastalıkları azaltmayı, sağlıklı gıdayı ve zararlı kimyasalları sınırlamayı vadeden RFK Jr. öncülüğündeki MAHA idealleri, “Bizim seçmenimiz büyük çiftçiler ve pestisit şirketleridir” mantığı karşısında yerle bir oluyor. Bu haber, sadece Amerika’dan değil, ülkemizdeki benzer lobici oyunlardan da yükselen tarım feryadının küresel bir yansımasıdır.

***MAHA (Make America Healthy Again), RFK Jr. önderliğinde kronik hastalıklarla mücadele, sağlıklı gıda ve zararlı kimyasalları sınırlamayı amaçlayan bir harekettir. Ancak Trump yönetimi, "seçmenimiz büyük çiftçiler ve pestisit şirketleridir" diyerek Bayer, Syngenta gibi firmalara tam destek vererek MAHA hedeflerini hiçe sayıyor.

***Glyphosate, Dicamba ve Atrazine Zaferleri: Yüksek Mahkeme Bayer'e Roundup (glifosat) davalarında kalkan oldu; dicamba iki sezon daha kısıtlı onay aldı, atrazine ise nesli tükenme riski oluşturmadığı gerekçesiyle korundu. Bu herbisitler (geniş yaprak ot öldürücü dicamba sürüklenme ile komşu tarlalara zarar verir; atrazine su kaynaklarını kirletir, endokrin bozar ve muhtemel kanserojendir) toprak, su ve insan sağlığını zehirlemeye devam edecek.

***Hem mektepli hem alaylı sahada yetişmiş bir tarımcı olarak diyorum ki; bu kararlar kısa vadeli tarım lobisi çıkarı için uzun vadeli halk sağlığını, biyoçeşitliliği ve sürdürülebilir tarımı feda ediyor. Iowa'da Kim Reynolds'ın yerel MAHA adımları yetersiz kalırken ulusal pestisit zaferleri utanç vericidir; gerçek sağlık politikası pestisit bağımlılığını azaltmak ile başlar!

**Çiftçimize sürekli söylediğim bir sözü tekrar edeyim.

*Eğer politik gücünüz kuvvetli lobiniz yoksa kazanamazsınız….

Büyük çiftçiler, pestisit ve birkaç tane tohum firmaları her zaman kazanır.

****Ülkemizde de aynı oyunlar oynanıyor. Onlar kazanıyorlar… Rekabet Kurulu, Amerika merkezli Cargill’in Pendik Nişasta’yı devralmasına koşullu izin verdi. Glikoz şurubu ve karışımları pazarında rekabetin azalması riskine karşı fiyatların beş yıl boyunca izlenmesi, maliyet dışı zam yapılamaması, keyfi tedarik kesintilerinin önlenmesi gibi taahhütler alındı. Ancak gerçek şu ki; küresel gıda devlerinin birbiri ardına yaptığı bu tür satın almalar, tarım ve gıda zincirinde gücü birkaç büyük oyuncunun elinde topluyor. Ülkemizde de pestisit ve tohum lobilerinde gördüğümüz aynı oyun burada da işliyor. Büyük şirketler kazanıyor, çiftçi ve tüketici daha fazla bağımlı hale geliyor.

****Hürmüz açık ama gübre alarm veriyor! Fiyatlar neden yükselişe geçti?

**Hürmüz Boğazı'nın teknik olarak açık kalmasına rağmen bölgede artan jeopolitik gerilim ve deniz taşımacılığındaki yavaşlama, küresel gübre piyasasında fiyatların yeniden yükselişe geçmesine neden oluyor.

**Boğazdan geçen ticari gemi sayısındaki düşüş, birçok geminin güvenlik riski nedeniyle bölgeye boş olarak geri dönmek istememesi ve lojistikte yaşanan belirsizlikler, özellikle azotlu gübre arzını baskı altına alıyor. Uzmanlar, üre fiyatlarındaki yükselişin susuz amonyak ve UAN gibi diğer azotlu gübre türlerini de zincirleme şekilde pahalılaştıracağını belirtirken, sonbahar ekim sezonu öncesinde çiftçilerin maliyetlerinin daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.

UAN, Üre-Amonyum Nitrat Çözetisi olarak bilinen azotlı bir gübredir.

**Çin'in fosfat ihracatındaki kısıtlamalar ve Avrupa'daki düşük azot üretimi de küresel arzı olumsuz etkileyerek fiyat baskısını güçlendiriyor. Sektör temsilcileri, mevcut krizin yalnızca Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerle sınırlı olmadığını, uzun vadede yerli gübre üretiminin artırılması ve tedarik zincirinin güçlendirilmesinin benzer dalgalanmaların etkisini azaltmak için kritik önem taşıdığını vurguluyor.

*****Tarımın Feryadı bir türlü duyulmuyor. Üstelik tarım Bakanlarına hem de görevdeyken Cadde adları veriliyor. Bunu Konya’da yaşadık. Acaba ülkemizin bütün çiftçileri sorunlar yaşarken sadece Konya çiftçisi mi mutlu? Ben öyle olmadığını düşünüyorum. Bu hafta tatilde yazdığım şiirle çiftçilerimizin ve tarımın feryadını duyurmaya çalıştım.

Tarımın Feryadı

Konya'da cadde olmuş adın, taşa kazınmış şanın;
Köylünün alın terine yazılmıştır imtihanın.
Bir yanda aç harman yeri, bir yanda şatafat, alkış;
Tarih susmaz efendiler, günü gelir sorar hesabı.

Taban fiyat ilân ettin, maliyet kaldı geride;
Çiftçi zarar defterinde, sen övündün kürsüde.
Rakamlarla bayram ettin, bereket sandın sözü;
Lâkin boş ambar anlatır hakikatin özünü.

İthal buğday, ithal et, ithal saman, ithal yem;
Kendi toprağın dururken yabancıya düştü gem.
"Küresel şartlar" dedikçe hafiflemez bu vebal;
Mazeret ekin vermez ki, emek ister her bir dal.

Mazot ateş, gübre ateş, tohum dertle baş başa;
Destek gelir denilince mevsim döndü kış başa.
Çiftçi borçla gün sayarken faiz biçti ekini;
Emeğinin karşılığını aldı ancak kederi.

Hobi bahçeleri sardı verimli tarla bağrını;
Beton örttü bereketin yeşil kalan çağrısını.
Yıllar boyu susan diller bugün keskin hüküm keser;
İhmal büyür sessizce de hesabı bir gün ister.

Liyakat çekildi köşeye, sadakat çıktı tahta;
Ehil olan susturuldu, söz bilen geçti safa.
Devlet yükü omuz ister, alkış ile taşınmaz;
Makam kalır bir gün boşta, vicdan ise susmaz.

Kuraklık ufukta bekler, rüzgâr haber taşırken;
Plan nerede diye sorar toprak sessiz yeşerken.
Bilim ister bu memleket, uzun görüş, sağlam yol;
Nutuk ekenin harmanı daima olur boş kol.

TMO kapısında ömür tüketir alın teri;
Tüccarın terazisinde eksilir emeğin yeri.
Destek geçer, borç büyür, umut dökülür dalından;
Köy boşalır, genç göç eder alın yazısındandır.

Tarım yalnız ekmek değil, bağımsızlık nişanı;
Toprağına küsen millet kaybeder yarınını.
Cadde değil, gönüllerde yer etmektir asıl iz;
Mermer değil, dua bırak yaşadığın bu ülkede.

Ey makamın muhteremi, isim kalmaz taş üstünde;
Adaletle anılmayan silinir zaman içinde.
Çiftçi yaşar, devlet yaşar; bu hüküm eskimez hiç;
Toprak küserse geriye yalnız hiciv kalır, hiçlik.

Bunların hepsini Tarımcı yazdı; ne kin vardı ne yalan,
Yalnız toprağın feryadını duyurdu dört bir yana.
Bir gün hesap sorar tarih suskun kalan devrana;
Kalem kalır, makam gider; hükmü verir vicdana.

****Yazdığım şiirde geçen sorunlara bakınız. Sonra bu ay çıkan haberlere bakınız. Yıllardır yazdığımız söylediğimiz sorunlar değil mi? Çözümleri de yazdığımı biliyorsunuz. Neden çözümsüzlük havuzundan çıkamıyoruz?

***Hem mektepli hem alaylı, sahada yıllarca mücadele etmiş tarımcı olarak net söylüyorum. Bu kararlar kısa vadeli kazanç için halk sağlığını, biyoçeşitliliği ve geleceğimizi feda ediyor. Iowa’daki yerel adımlar yetersiz kalırken ulusal ve küresel pestisit lobisi galip geliyor. Çiftçimizin feryadı duyulmazsa, toprağın hesabı bir gün hepimizden sorulacaktır.

****Gerçek çözüm pestisit bağımlılığından kurtulmak, bilim temelli sürdürülebilir tarıma dönmektir. Aksi takdirde geriye sadece taşlara kazınmış isimler ve boş ambarlar kalacaktır.

****Ayrıca Türkiye ve üreticimiz, küresel belirsizliğin gölgesinde daha pahalı gübreyle üretim yapmanın hesabını yapmak zorunda kalacak…