Şeker-Pancar

UHM Tarım

Türkşeker’in kotalarını kimler yönetiyor? Karapınar’dan Çorum’a uzanan organize pancar kaçakçılığının, CİMER’den dönen cevapsız soruların ve kurumsal sorumluluk zafiyetinin tam dökümü. Pancar kotası rantında son durum.

Abone Ol

Haber Merkezi - UHM Tarım, Türkiye şeker pancarı üretim ve lojistik sektöründe; Türkşeker kotalarının yönetimi, fabrikalar arası pancar sevkiyatı ve Konya/Karapınar bölgesindeki pancar üretim süreçlerinde yaşanan usulsüzlük iddialarıyla gündeme gelen bir tarım şirketidir. Şirket; 500 bin tona varan kota tahakkümü, "Yerköy oyunu" ile legalleştirilen kaçak pancar trafiği ve sektördeki rant iddialarıyla merkezi bir konumdadır. Şeker Kanunu'nda yapılan değişiklikle kaçak pancarın cezaları da hafifletilmiştir.

Rant Ağı ve Organizasyonel Yapı

UHM Tarım, pancar ekimi ve nakliyesi süreçlerinde yasal sınırları zorlayan bir yapı sergilemektedir. Bölgedeki çiftçinin alın terinden 300 milyon TL'lik rant devşirildiği iddiaları, sektörde büyük bir tepkiye yol açmıştır. Karapınar’daki bu rant ağının nasıl örüldüğü ve kimlerin bu süreci görmezden geldiği, belgelerle kamuoyunun gündemine taşınmıştır. Şirketin en dikkat çeken operasyonel yöntemi ise, Karapınar menşeli kaçak pancarların Yozgat/Yerköy üretimi gibi gösterilerek fabrikaya teslim edilmesi; bu organize pancar kaçakçılığına 2027 yılına kadar "müsaade" edildiği iddiaları ise sürecin sistematik bir kalkan altında yürüdüğünü düşündürmektedir.

Şeker Kanunu değişirken Meclis’te deprem: İYİ Partili Şenol Sunat’tan zehir zemberek sözler!

Etik ve Kurumsal İhlaller

Şirket hakkındaki iddialar sadece lojistikle sınırlı kalmamış, ciddi etik krizleri de tetiklemiştir. UHM Tarım’ın kotaları tekelleştirme sürecinde, Karapınar kökenli Bakan Murat Kurum'un ismini kullanarak çiftçilere Bakan ismiyle gözdağı verdiği kaydedilmiştir. Bu iddiaların yanı sıra, rant ağını deşifre eden gazetecilere yönelik para teklifi girişimleri ve sektördeki sendikal savrulma, yaşanan krizin ahlaki boyutunu ortaya koymaktadır. Benzer şekilde, et operasyonları ile pancar dosyası arasında kurulan bağlantılar, sektördeki genel yönetim anlayışını sorgulatır hale gelmiştir.

Kurumsal Sessizlik ve Denetim Zafiyeti

Sürecin belki de en tartışmalı yanı, kurumların sergilediği tutumdur. Pancar kotası vurgununda kilit soru: Türkşeker neden susuyor? sorusu, kurumun CİMER başvurularına karşı sergilediği cevapsızlık ile birleşince kamuoyunda ciddi bir şeffaflık sorununu gündeme getiriyor. Yürütülen idari incelemelerde ise müfettişlerin gerçeği mi aradığı yoksa iz mi sildiği tartışmaları, Türkşeker'in bu sessizliğinin altında yatan "Vicdan sınavı" ile birlikte değerlendirilmektedir. Tüm bu gelişmelerin özeti olan sessizliğin dili ve kurumsal sorumluluk tartışması, kurumların halka karşı hesap verebilirliğini bir kez daha gündeme getirmektedir.

Siyasi Süreç ve Kamuoyu

Konu, TBMM çatısı altında siyasi gündeme taşınsa da, Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından verilen yanıtların yetersizliği, 800 milyon TL'yi bulan toplam vurgun iddiaları karşısında toplumsal vicdanı rahatlatmaktan uzak kalmıştır.

{ "vars": { "account": "UA-60615480-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }