Sadettin İnan / Türkşeker, Mayıs ayında yaptığı ve sadece iki firmanın yararlandığı indirimli vadeli şeker satışını Temmuz ayında da yapacak. 20-24 Temmuz tarihlerinde yapılacak kampanyalı şeker satışında yine en fazla indirim (yüzde 14,19) 50 bin ton ve üzeri alımlarda uygulanacak. Şeker piyasasında bu tonajda şeker alabilecek sadece iki firma (İşmen Gıda ve Remzi Çakar) bulunurken, diğer üretici, toptancı ve irili ufaklı bütün firmalar, yine al-satçı diye tabir ettiğimiz bu iki firmaya yönlendirilecek.

Turkseker Indirimli Seker Satis Ilani Temmuz 2026-1

Şeker piyasası Türkşeker eliyle iki firmanın insiyatifine bırakıldı!

Türkşeker, "indirimli vadeli satış" adı altında uyguladığı yöntemle, şeker piyasasını adeta iki tüccarın inisiyatifine bırakan, rekabeti yok eden ve kendi eliyle bir "şeker tekeli" oluşturan bir sistem kurdu. Peki, bu sistem nasıl işliyor ve piyasayı nasıl esir alıyor?

Türkşeker’in son dönemde rutin haline getirdiği indirimli satış kampanyaları, ticari bir satış hamlesinden öte, piyasadaki şeker ticaretini belirli bir merkeze toplayan kasıtlı bir kurgu olarak dikkat çekiyor. Sistem, kağıt üzerinde "sürümden kazanmak" gibi görünse de, sahada oluşturulan sonuç tam bir piyasa manipülasyonu.

Sistemin "Kurgu" Mekanizması: Adım Adım Domine Etme

Bu kurgunun nasıl işlediğini şu dört maddeyle özetleyebiliriz:

"Tonaj Tuzağı" ile Seçilmiş İki Firma: Türkşeker, %14,19 gibi en yüksek indirim oranını 50 bin ton ve üzerine şartlıyor. Türkiye’de bu miktarı tek seferde alabilecek ekonomik güce sahip sadece iki firma (İşmen Gıda ve Remzi Çakar) var. Bu firmalar şeker üreticisi değil, profesyonel "al-satçı" (tüccar).

Haksız Rekabet Avantajı: En yüksek indirimi kapan bu iki firma, diğer tüm tüccarlardan çuval başına 149 TL daha ucuza mal alıyor. %1-2 kâr marjıyla dönen bir sektörde, 149 TL'lik bu fark, diğer tüm rakipleri oyun dışı bırakmak için kullanılan devasa bir silahtır.

Küçükleri "İki Büyük"e Mahkum Etme: Türkşeker’den şeker alamayan (çünkü daha pahalıya alacaklar), toptancı ve üreticiler, mecburen bu iki tüccara yöneliyor. Tüccarlar, Türkşeker’den aldığı şekerin üzerine 40-50 TL kar koyarak piyasaya sürüyor. Böylece Türkşeker, kendi eliyle piyasanın tek yetkili dağıtıcılarını beslemiş oluyor.

Dinamitlenen Piyasa: Türkşeker, kendi düzenlediği kampanya ile kendi ürününün piyasa değerini ve dağıtım ağını dinamitliyor. İrili ufaklı yüzlerce firma, doğrudan Türkşeker’den alım yapmak yerine, "indirimli" aldığını iddia eden bu iki tüccara muhtaç bırakılıyor.

Neden Bu Kampanya "İyi Niyetli" Değil?

Türkşeker'in bu kurgusunun ardında yatan asıl soru şu: Neden en fazla indirim tüm firmalara yayılmıyor?

Eğer Türkşeker, %14,19'luk indirimi 50 bin ton yerine 1.000 veya 2.000 ton alımlara uygulamış olsa; piyasadaki yüzlerce firma doğrudan Türkşeker’den mal alacak, aracı (tüccar) devre dışı kalacak ve şeker çok daha geniş bir ağla, daha düşük fiyatla tüketiciye/üreticiye ulaşacak.

Türkşeker Genel Müdürü’nden Saadet Partisi'ne "600 Milyonluk Şeker" ziyareti: "Zarar değil, kar ettik"
Türkşeker Genel Müdürü’nden Saadet Partisi'ne "600 Milyonluk Şeker" ziyareti: "Zarar değil, kar ettik"
İçeriği Görüntüle

Ancak Türkşeker, bu yolu seçmek yerine, özellikle 50 bin ton baremini koyarak "al-satçı" iki firmayı piyasanın tek hakimi yapmayı tercih ediyor.

"Derenin Taşıyla Kuş Vurma" Operasyonu

Türkşeker'in Mayıs ayında yaptığı indirimli vadele şeker satış kampanyasından sadece bu iki firma 50'şer bin ton (toplamda 100 bin ton) şeker alırken, bunun dışındaki hiç bir al-satçı firma Türkşeker'in kampanyasından yararlanmamıştı. Söz konusu bu iki firmanın Mayıs ayında aldıkları şekeri satmalarının hemen ardından Türkşeker'in yine benzer bir kampanya düzenlemesi sistemin ne kadar planlı olduğunu gözler önüne seriyor. Bu, sadece bir şeker satışı değil; şekerin dağıtım kanalının kamu eliyle özelleştirilmesi ve rantın belirli iki noktada toplanmasıdır.

Türkşeker, kendi kurumunu devreden çıkararak, üretici ile tüketici arasına adeta bir "duvar" örüyor. Bu kurgu, hem şeker fiyatlarının piyasada bu iki firmaya ödenen komisyondan dolayı daha yüksekten satılmasına neden olurken, hem de devlete ait bir kurumun, kendi sektöründeki serbest rekabeti bizzat kendi eliyle katletmesine yol açıyor.

Bu kurgu, şeker piyasasında "kral"ın artık üretici değil, Türkşeker'in özel indirim tanımladığı iki tüccar olduğu gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor.

Daha Fazla Bilgi