banner73

Her yönüyle domates yetiştiriciliği

Domates tarımsal ve ticari açıdan önemli olduğu kadar en popüler sebzelerden biridir. Halk tarafından çok iyi tanınır ve sevilir. Amatör olarak ev bahçelerinin hemen hemen tamamında, yüksek oranda da ticaret bahçelerinde ve tarla sebzeciliği şeklinde yetiştirilir. Peki açıkta ve serada domates nasıl yetiştirilir? Sanayi domatesinin özellikleri nelerdir? Tohum ekimi ve çeşit seçimi nasıl olmalı? Sulama ve gübrelemede neye dikkat edilmeli? Bu haberde domates yetiştiriciliği ile ilgili bütün soruların cevabını bulacaksınız.

Her yönüyle domates yetiştiriciliği

Domates kadar çeşidi bol olan çok az ürün vardır. Aynı zamanda kışları ılık geçen yerlerde bir sera sebzesidir. Konserve sanayinde değerlendirilen sebzeler arasında da birinci sırayı almaktadır.

Domatesin oldukça geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Pişmemiş olarak salata ve turşuda kullanılır. Özellikle yaz aylarında hepimizin sofrasında salata içinde veya tek başına yer alır. Birçok çorbada, çeşitli yemeklerde ve pilavlarda pişirilmiş olarak yer alır bazı yemek ve ızgaraların yanında taze ve dilimlenmiş olarak kullanılır. Konserve, turşu, salata ve ketçap şeklinde de değerlendirilir. Birçok hazır sos ve çorbanın imalatında da domates kullanılır.

Dünyadaki toplam domates üretiminde Türkiye'nin payı 2002 yılı verilerine göre yüzde 8.4'tür. 1989 yılında 5.750.000 ton olan ülke üretimimiz 2001 yılında 8.425.000 tona yükselmiştir.

DEKARA DOMATES ÜRETİMİNDE TÜRKİYE DÜNYA ORTALAMASININ ÜSTÜNDE

Ülkemizde dekar başına üretim miktarı ortalama 3.5 tondur. Dünya ortalaması ise 2.5 ton civarındadır. Görüldüğü gibi dekara domates üretim miktarımız dünya ortalamasının üzerindedir.

Domates bitkisi uygun koşullarda kendiliğinden fazla dallanır. Dik büyümeyen bir sebzedir. Sırık ve yer domatesi şeklinde yetiştirilir. Sera yetiştiriciliğinde sırık domates, bahçe ve tarla sebzeciliğinde yer domatesi tercih edilir.

Domates yetiştiriciliğinde kritik devreler çok önemlidir. Çünkü sıcaklık düzeyi salkım şeklinde etkilemektedir. Örneğin, düşük sıcaklıkta bileşik salkım, yüksek sıcaklıkta ise basit salkım meydana gelmektedir.

AŞIRI SICAKTAN VE SOĞUKTAN ETKİLENİYOR

Domates meyvelerinin gelişebilmesi için yumurtanın döllenmesi gerekir. Polenin çimlenmesi ve döllenmenin meydana gelebilmesi için en uygun sıcaklık 18-21 derecedir. 10 dereceden düşük sıcaklıklar ile 38 dereceden yukarı sıcaklıklarda polenin çimlenmesi, dolayısıyla döllenmenin olması güçleşir. Bu şekilde yaz aylarında meydana gelen yüksek sıcaklıklar ve sonbaharda görülen sıcaklık düşüşleri domateste meyve tutumuna olumsuz yönde etkili olmaktadır. Hatta bazı yıllar yüksek yaz sıcaklığında hiç meyve alınmadığı da olmaktadır. Bundan dolayı yaz aylarında Akdeniz Bölgesinde domates yetiştiriciliği yapılamamaktadır.

DÖLLENMEDEN MEYVE VEREN DOMATESLERE DE RASTLANIR

Döllenmeden meyve veren domateslere de rastlamamız mümkündür. Ülkemizde ve özellikle Marmara Bölgesi'nde kışa girerken sıcaklık bazı yıllar aniden düşer. İşte bu zamanlarda meydana gelen domates meyveleri tohumsuz olmaktadır. Bu durum özellikle tohumculuk açısından önem taşımaktadır. Buradan da anlaşıldığı gibi döllenme ile çevre şartları arasında bir ilişkinin olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. İlkbahar veya sonbaharda ani sıcaklık düşmelerinin yaşandığı dönemlerde çok sayıda çiçek ve tomurcuk dökülmesi de olabilir. Bununla birlikte çiçek dökümü günlerin kısa olmasından da ileri gelebilir.

DOMATESİN BESLENME VE İNSAN SAĞLIĞI BAKIMINDAN ÖNEMİ

Domates en ucuz ve bol bulunan bir vitamin kaynağıdır. Her türlü yemeğin hazırlanmasına girer. Suyu, salçası ve turşusu ile halkın beslenmesinde domatesin önemli bir yeri vardır. Vitamin ve mineral maddelerince zengindir.

Domateste okzalik asit miktarı çoğu kez yüksektir. Böbrek taşı olanların yememesi önerilir.

Son birkaç yıl içinde domateste bulunan likopen maddesinin insan vücudunda oluşabilen zararlı tümörlerin çoğalmalarını yavaşlattığı bilimsel olarak kanıtlanmış ve bu maddeyi ihtiva eden bazı preparatların piyasada yer almaya başladığı da görülmektedir. Yapılan araştırmalar günde 15 miligram likopen tüketiminin prostat kanseri yayılımını yarı yarıya düşürdüğünü klinik çalışmalar kanıtlamıştır. (Kaynak: Tarımsal Araştırmalar Bülteni Ocak-Mart 2004 Sayısı)

DOMATESİN YETİŞTİRME İSTEKLERİ

İKLİM İSTEKLERİ

Domates bir ılık ve sıcak iklim sebzesidir. Soğuklardan çok korkar. Bol ürün vermesi için nispeten uzun bir yetiştirme devresi ister. Domates bitkisi soğuk havalarda büyümesini normal veya iyi bir şekilde sürdüremez. 14 derecenin altındaki sıcaklıklarda meyve bağlamaz. Yetiştirme devresinde sıcaklık eksi 2 dereceye düştüğü zaman bitki tamamen zarar görür.

Domateste normal bir gelişmenin meydana gelebilmesi için en uygun sıcaklık 15-20 derecedir. Sıcaklık 14 derecenin altına düştüğü zaman olgunlaşma gecikir ve verim çok azalır. Diğer taraftan döllenme ile sıcaklık arasında da sıkı bir ilişki vardır.

Çiçek tozları 15-25 derecelerde en iyi döllenmeyi yapmaktadırlar. Sıcaklık 15 derecenin altına düştüğü ve 25 derecenin üzerine çıktığı zaman meyve bağlamada düzensizlikler olmaktadır. Hele sıcaklık 10 derecenin altına indiği ve 35 derecenin üzerine çıktığı zaman döllenmenin gerçekleşememesinden dolayı meyve tutumu da olmamaktadır.

HAVA VE TOPRAK SICAKLIĞI VERİMİ YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR

Domateste verim üzerine hava ve toprak sıcaklığının etki yaptığı bir gerçektir. Hava ve toprak sıcaklığının uzun süre ve istikrarlı bir şekilde uygun aralıklarda seyretmesi kaliteli ve verimli bir üretim yapılmasını sağlar.

Buna karşılık, aşırı yüksek sıcaklıklar ile birlikte yüksek hava rutubeti birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda sıcak ve kuru rüzgarlar da çiçek dökümüne, dolayısıyla verim azalmasına sebep olurlar.

TOPRAK İSTEKLERİ

Domates toprak yönünden fazla müşkülpesent bir bitki değildir. Kumlu topraklardan hafif killi topraklara kadar hemen hemen her toprak tipinde yetiştirilebilir. Hafif ağır karakterli topraklarda verim yüksektir. İşte bundan dolayı, derin, geçirgen, su tutma özelliği iyi, humus ve besin maddelerince zengin tınlı toprakları sever. Erkencilik istendiği zaman kumlu-tınlı topraklar idealdir. Buna karşılık sanayi domates yetiştiriciliği amacıyla yapılan yetiştiricilikte verimlilik ve dolayısıyla bol mahsul elde edilmesi amaçlandığından tınlı, killi-tınlı ve milli–tınlı topraklar önem kazanır.

Toprakta gereğinden fazla rutubetin bulunması yarardan çok zarar meydana getirir. İşte bu nedenle ve özellikle fazla yağışlı olan yerlerde yetiştirme yerinin uygun şekilde drene edilmesi gerekir.

Domates fazla olmamakla beraber toprak asitliğinde karşı oldukça dayanıklıdır. pH=5.0-7.0 olan topraklarda en iyi sonuç elde edilmiştir. Toprak reaksiyonu pH=5.0'dan aşağı düştüğü zaman kireçlenme ihmal edilmemelidir.

Toprak tipi bakımından pek seçici olmadığını söylediğimiz domates bitkisi ayrık, kaynaş gibi mücadelesi güç olan yabani otların bulunduğu tarlalarda yetiştirilmemelidir. Aynı zamanda daha önce tütün yetiştirilen orabanj ile bulaşık ve nemotod bulunan tarlalarda domates yetiştirilmez.

TOPRAĞIN İŞLENMESİ

Domates derin köklü bir sebzedir. Gelişmiş bir domates bitkisinin kökleri oldukça saçaklı ve dallıdır. Ancak domateste kök sisteminin gelişmesine toprak tipi, toprağın işlenmesi ve topraktaki rutubetin büyük etkisi vardır. Örneğin, gevşek bünyeli ve iyi işlenmiş topraklarda domatesin kökleri oldukça derine gider.

Ağır karakterli topraklarda ise yüzlek kalır. Toprak yüzeyine yakın kökleri olan domates bitkileri daha sık ve daha fazla sulamaya ihtiyaç gösterirler. Buna karşılık iyi gelişmiş bir keke sahip olan domates bitkilerinin daha verimli olacakları unutulmamalıdır. Bursa ve civarında olduğu gibi karıklara su verilerek yapılan dikim ile yetiştirilen domates bitkilerinin kökleri oldukça yüzlek gelişmektedir. Bunun sonucunda domates verimleri de oldukça düşük olmaktadır.

TOPRAK İŞLEMENİN ÖNEMİ

Toprak ve münave yönünden uygun, drenajı iyi olan bir tarlada başarılı bir domates tarımı için ilk şart tarla veya bahçe hazırlığıdır. Pratikte iyi bir toprak işlemesinin yarı yarıya gübreleme yerine geçeceği bilinir. Toprak işlemesi söz konusu olunca da en can alıcı nokta toprağın tavında yani uygun rutubette olduğu zaman işlenmesidir. Çünkü ağır tavda işlenen toprakta verim düşer, daha sonraki toprak işlemeleri zorlaşır ve domates bitkisinin su isteği de artar. Ne yazık ki, çiftçilerimiz bu hatayı sıklıkla işlemektedir. Çoğu kez de verimlerinin düşmesinin bir nedeni de bu yanlış toprak işleme olmaktadır. Toprak işlemesini, kış ve ilkbahar toprak işlemesi olarak iki kısımda inleyerek açıklayalım.

KIŞ TOPRAK İŞLEMESİ

Domates yetiştiriciliği yapılacak olan bahçe veya tarlada ilk toprak işlemesi yaz sonu veya sonbaharda yapılır. Eğer tarlamızda pulluk tabanı dediğimiz sert ve verimsiz bir tabaka meydana gelmişse subsoiler veya çizel denilen ve toprağı devirmeden, derinlemesine yırtarak işleyen aletlerin kullanılması gerekir. Çünkü uzun yıllar toprağın aynı derinlikte işlenmesini sonucu toprağın 25-30 cm altında oluşan bu sert tabaka, üzerinde aşırı su ve tuz birikmesi sonucu, köklerin fizyolojik ölümüne neden olduğu gibi, köklerin daha derinlere gitmesine de engel olmaktadır. Pulluk tabanı oluşumuna karşı yapılacak olan toprak işlemesinde toprağın bulunduğu yerde işlenmesidir. Hele alt ve üst topraklar farklı ise toprağın yerinde işlenmesi daha da önem kazanır.

Pulluk kullanılarak yapılacak olan toprak işlemesinde esas, toprağın derin sürmek ve tezekli bırakmamaktır. Çünkü tezekli bırakılan toprak, kış aylarındaki soğur ve yağışlarla daha sonra ufalanacaktır. Özellikle taban suyu seviyesi yüksek olan topraklar biraz daha derin işlenmelidir. Toprak işleme derinliği 25-30 cm olmalıdır. Kışın Ocak veya Şubat ayları içinde toprağın uygun bir tavda olduğu zaman tekrar sürülmesinin büyük yararı vardır. Sürümlerle toprağın kabarması, havalanması ve organik maddelerin çürümesi dolayısıyla toprağın verimliliği artırılır. Bu sürümler 20-35 cm derinlikte yapılır.

TARLA TESFİYESİNİN ÖNEMİ

Bu sürüm yapılırken tarladaki tesviyenin bozulmamasına özen gösterilir. Çünkü tesviyeli bir tarla başarılı bir domates yetiştiriciliği için drenaj kadar önemlidir. Tesviyesi iyi yapılmayan tarlaların çukur yerlerinde kalan domates fideleri iyi gelişememektedir. Bunun da nedeni, çukur kısımlarda kalan bitkilerin gelişmesine aşırı rutubetin olumsuz etki yapmasıdır. Tesviyesi uygun olmayan tarlalarda sulamada da güçlüklerle karşılaşılır. Aynı zamanda tarlanın her yerindeki bitkiler eşit bir şekilde sulanmadığı gibi yer yer göllenmeler de meydana gelir. Kalite ve verim yönünden uygun bir domates yetiştiriciliği yapılmak isteniyorsa tarlanın tesviyesinin yapılması mutlaka şarttır.

İLKBAHAR TOPRAK İŞLEMESİ

İlkbaharda yapılacak toprak işlemelerinin amacı tarlanın rutubetini muhafaza etmek, fide dikimine veya tohum ekimine elverişli hale getirmek ve gübrelemeyi yapmaktır. Eğer tarlamızda tavın kaybolması söz konusu değilse, ilkbaharda son sürüm derince yapılmalıdır. Çünkü domatesin kökleri derin işlenmiş topraklarda daha derinlere gider ve bitkinin kökleri daha iyi yerleşir.

Topraktaki rutubet durumuna göre yapılacak sürümden sonra toprak inceltilir. Bu amaçla tırmıklar kullanılır. En çok kullanılan diskli bir tırmık olan diskaro'dur. Diskaro ile yapılan sürümde tarlada bulunan kesekler kırılır, tarla tesviye edilir, yabani ot yoğunluğu ile toprağın su kaybı azaltılır ve toprağa gübre karıştırılmış olur. Genellikle iki veya üç defa diskaro çekilir. Diskaro çekimleri birbirine dik olarak yapılmalıdır. Domates yetiştiricileri, diskaro sonrası karık açar ve dikime geçerler. Böylece tarladaki tavın kaybolmasını önlerler. Eğer yağışlı bir yılsa, karık açılmasından sonra birkaç gün beslenir. Bu bekleme işlenmiş toprağın fazla rutubetini kaybetmesi açısından yararlıdır.

Bazı domates yetiştiricileri ise, diskarodan sonra tarlayı dikime daha elverişli bir hale getirmek için ayrıca tırmık, sürgü (tapan) veya çit kullanılırlar. Böylece toprak iyice inceltilir, düzlenir ve tavı korunmuş olur. Plantuvar ile yapılan fide dikimlerinde karıkların tamamı açılmaz. Karık açımı, işçiler fideleri diktikçe yapılır. Böylece karıkların tavı kaçırılmamış olur.

GÜBRELEME

Uzun bir gelişme periyodu olan domates yetiştiriciliğinde toprağın bitki besin maddeleri yönünden zengin olması gerekir. Domates yetiştiriciliğinde yakın geçmişe kadar gübrelemeye gereken önem verilmemekteydi. Bunun sonucunda da verim oldukça düşüktü. Halbuki domates gübreyi seven ve isteyen bir sebzedir. Gübreleme denince aklımıza alır gübresi ve ticaret gübreleri gelmektedir.

AHIR GÜBRESİ

Ahır gübresi toprağa ve üzerinde yetiştirilecek ürünlere gerekli besin maddelerini sağlar. En önemli yararı toprağı humus yönünden zenginleştirmesidir. Çünkü ahır gübresinde bulunan besin maddeleri, ticari gübrelere göre çok düşük oranlardadır. Bunun yanında humusun sağladığı yararlar ise oldukça fazladır.

HUMUSUN BU YARARLARI ŞU ŞEKİLDE SIRALAYABİLİRİZ:

a) Humusça zengin olan toprakların işlenmesi daha kolaydır.

b)Toprağın su tutma ve havalandırma özelliğini artırır.

c) Toprağın mikroorganizma faaliyeti artar. Böylece bitkinin alacağı besin maddesi alımına yardımcı olunur.

Ç) Humusla fazla ağır ve killi topraklarla, hafif ve kumlu toprakların olumsuz yönleri giderilir ve sebze tarımına daha yararlı bir şekle gelmesini sağlar.

d) Toprakta besin maddelerinin tutunmasını sağlar.

e) Toprak tuzlanmasına engel olur. Topraktaki tuz seviyesini düşürür.

f) Toprağa her besin maddesinden düşük miktarlarda ilavelerde bulunur. Toprağın bileşimini bozmadığı gibi dengeli bir şekilde zenginleştirir.

DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AHIR GÜBRESİNİN ÖNEMİ

Domates yetiştiriciliği için, ticari gübrelerin dışında, dekara önerilen ahır gübresi 3-5 tondur. Bu miktar ahır gübresi hiç olmazsa iki üç yılda bir defa tarlaya verilmelidir. Örneğin Bursa ve civarında yapılan domates yetiştiriciliğinde ahır gübresinin hiç veya yok denecek kadar az kullanıldığını görmekteyiz. Bunun da daha sonraki yıllarda topraktaki tuzluluk problemlerini artıracağı bilinmektedir. Böyle olduğu taktirde verimde de büyük düşüşler meydana gelecektir.

Bu nedenle domates yetiştiricilerinin hiç olmazsa iki üç yılda bir defa dekara 3-5 ton ahır gübresi ile gübrelemelerinde yarar vardır. Ancak kullanılacak ahır gübresinin taze olmaması, en az bir yıl eskimiş yani yanmış olması faydalıdır. Yanmamış yani taze ahır gübresi kesinlikle kullanılmamalıdır. Yanmış ahır gübresinin şerbetinin özellikle yağışlarla akmamış olması ve ele alındığında ufalanabilecek hale gelmiş olması gerekir.

TİCARET GÜBRELERİ

Gübreleme deyince, birçok domates yetiştiricisinin ilk aklına suni gübre, yapay gübre, kimyevi gübre gibi isimlerle anılan ticaret gübreleri ile toprağın gübrelenmesi gelmektedir.

Fide döneminde domatesin fosfora olan ihtiyacı oldukça fazladır. Özellikle yapay ışıklandırma yapılan, sıcaklığı düşük olan (10 derecenin altında) fideliklerde fosfor noksanlığı kendini daha fazla hissettirir. Fosfor alımı ile sıcaklık arasında da sıkı bir ilişki vardır. Fosfor noksanlığı yaprakların kenar ve alt kısımlarının mor renk alması ile kendisini gösterir.

Bu belirti kotiledon yapraklarından itibaren görülebilir. Fosfor noksanlı, fosfor azlığından değil çoğu kez toprak sıcaklığının ve dolayısıyla hava sıcaklığının düşük olmasından da meydana gelebilir. Çünkü düşük sıcaklıkta fosfor alımı durmaktadır. Bu durumda kış aylarında fidelikte fosforlu gübre verme yerine toprağın sıcaklığını 15 derecenin üzerine çıkarma gerektiği unutulmamalıdır.

Domates Yetiştiriciliğinde Ticaret Gübreleri Neden Gereklidir?

Domates yetiştiricileri şunu çok iyi bilmelidirler ki, iyi bir domates yetiştiriciliği için toprağa yeterli miktarda ticaret gübresi verilmesi gerekir. Çünkü toprakta bulunan besin maddelerinin;

a) Bir kısmı yetiştirilen domates tarafından alınır.

b) Bir kısmı toprakta bulunan kil tarafından tutulur.

c) Bir kısmı toprağın derinliklerine sızan sularla eriyip kaybolur.

d) Bir kısmı da yağış, rüzgar gibi tabiat olaylarıyla toprağın bir bölümünde kaybolur.

İşte yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı domates yetiştiriciliği yapılan toprakta besin maddesi kaybı olmaktadır. Bu kayıp yeterli ve düzenli bir gübreleme ile önlenebilir. Yeterli ve düzenli bir gübreleme ile sağlanacak yararla ise:

a) Sağlıklı domates bitkisi yetiştirmek,

b) Daha az emekle daha fazla domates elde etmek,

c) Kaliteli ürün elde etmek,

d) Toprağın besin maddeleri ile dengede tutmak,

e) Daha fazla ürün elde ederek, maliyeti düşürmek

TİCARET GÜBRELERİNİN KULLANILMASINDA GÖZ ÖNÜNDE TUTULMAMSI GEREKEN ÖZELLİKLER

Ticaret gübreleri ile gübreleme yaparken hangi ticaret gübresinin kullanılacağını, gübrenin verilme zamanını ve verilme şeklini bilmek çok önemlidir. Unutmamalıdır ki, bilgisizce ve dengesiz bir gübreleme ile yarardan çok zarar elde edilir. Gübrelemenin arzı yetersiz olduğu gibi, çoğu hem toprağın besin dengesini bozar hem de boşu boşuna para sarf etmenize neden olur. En doğrusu toprağınızı tahlil ettirerek yetiştirilecek olan ürününüze göre gübreleme yapmaktır. İşte bu nedenlerden dolayı ticaret gübrelerini kullanırken hangi gübrenin, ne zaman ve nasıl tarlaya atılacağını bilmek gerekir. Ticaret gübrelerinin tarlaya uygulanmasında şu noktaları göz gönünde tutmak gerekmektedir.

TOPRAK TİPİ: Verilecek gübreden beklenen faydayı etkileyen en önemli faktör toprak tipidir. Örneğin, killi ve kumlu iki toprağa verilecek olan aynı miktardaki gübrelerin etkileri farklı olacaktır. Çünkü killi topraklar bazı gübreleri bünyelerinde tutarlar. Kumlu topraklarda ise ticaret gübrelerinin önemli bir kısmı sızan sularla eriyip kaybolmaktadır.

Çiftçilerimizin çok iyi bilmesi gereken bir konuyu da açıklamakta yarar vardır. Ticaret gübrelerinin hepsi suda erir bir durumdadır. Fakat hepsinin suda erimesi ve bitki tarafından alınabilir hale gelmesinde toprak tipi etkilidir.

Ticaret gübrelerinin tarlaya verilme zamanı ve şekli de gübrelerin topraktan tespit edilmesi ile yakından ilgilidir. En geç fosforlu gübreler daha sonra potaslı gübreler toprakta tespit edilirler. Bundan dolayı fosforlu ve potaslı gübreler domates tohumu ekimi veya fide dikiminden hemen önce tarlaya verilmelidir. Tohum ekim veya fide dikim zamanında da tarlaya verilebilir. Belirlenen zamanda tarlaya verilecek olan fosforlu ve potaslı gübrelerin toprakta tespit edilmesini azaltmak için serpme değil, şerit şeklinde verilmesi gerekir. Azot içeren gübrelerin toprakta tespit edilmesi ise daha az ve azotlu gübrenin cinsine göre farklıdır. Bu nedenle azotlu gübreler, fosforlu ve potaslı gübreler gibi bir defada verilmez. Azotlu gübreler tarlaya bitkinin büyüme ve gelişmesinin farklı devrelerinde 3-4 defada verilmelidir.

İKLİM ŞARTLARI: İklim şartları da gübreleme yönünden göz önünde bulundurulması gereken diğer bir faktördür. Sıcaklık ve yağış bitkilerin gübre ihtiyaçları ve tüketimleri bakımından önemlidir. Gerçekten de sıcaklık ve yağış faktörlerinin seviyeleri aşırı düzeylere ulaştıkları durumlarda, diğer faktörler uygun bir durumda bile olsalar, bitkilerden alınacak ürün miktarı düşük seviyelerde kalmaktadır. Kullanacağımız gübreyi buna göre seçip tarlamızda kullanmamız gerekir.

Yetiştirilecek ürünün gübre isteği de farklılık gösterir. Bitkiler özelliklerine göre besin maddelerinden bazıların diğerlerinden daha fazla alırlar.

GÜBRENİN VERİLME ZAMANI

Ticaret gübreleri toprağı değişik şekillerde verilir. Veriliş şekillerine göre de bitkinin gübreden yararlanması farklı olmaktadır. Gübre bitkilere 4 şekilde verilebilir. Bunlar;

1) Ticaret gübrelerinin tarlaya serpme ve şerit şeklinde verilmesi

a) Serpme (saçma) gübre atımıdır. Verilecek gübre miktarı çoksa, yetiştirilecek bitkinin kökleri toprağın her tarafını sarıyorsa, sık dikilen ve kökleri derine gitmeyen bitkiler yetiştirilecekse ve verimli bir tarlaysa gübrenin serpme olarak verilmesi uygun olur. Bu metodun esası, gübrelerin el veya makine ile toprak üzerine muntazam bir şekilde serpilerek dağıtılmasıdır. Serpilen gübreler toprak yüzeyinde bırakıldığı gibi diskaro ile veya pullukla sürülerek toprağa karıştırılır. Özellikle fosforlu ve potaslı gübreler toprağa mutlaka karıştırılmalıdır.

Alkali reaksiyonlu topraklara üre ve amonyumlu gübrelerin verilmesinde de , gaz halinde amonyak kaybının önlenmesi için, bu gübrelerin toprak yüzünde bırakılmamaları gerekir. Aynı şekilde amonyumlu gübrelerin sulama sularıyla toprak yüzüne verilmeleri de amonyak kaybını artırmakta ve kayıp birçok hallerde bu gübrelerdeki toplam amonyak miktarının yüzde 50'sini bulmaktadır. Bu şekilde azot kaybını mümkün olduğu kadar önlemek için gübrelerin ekim sıralarının yanına, ocak ortalarına veya doğrudan doğruya mibzerle ve tahumla birlikte toprak içerisinde verilmesi gerekir.

b) Şerit (çizgi, sıra bant) halinde gübrenin verilmesidir. Verilecek gübre miktarı azsa, toprak tipi fosforlu ve potaslı gübreleri tespit edecek şekilde killi bir bünyeye sahipse, yetiştirilecek fidelerin kök sistemi zayıfsa, bitki sıra aralarındaki mesafe genişse ve tarlanın verimi iyi değilse gübrenin şerit şeklinde yanı karıklara verilmesinde büyük yarar vardır.

KARIŞTIRMA

Gübreden beklenen faydayı sağlamak için gübreler yüzeyde bırakılmamalıdır. Pullukla 20-25 cm olan pulluk derinliğine atılmalıdır. Derinliğin belirlenmesinde bitki kökünün toprak içinde gelişeceği alan ve derinlik göz önünde tutulmalıdır. Burada gübre saçılmayıp sıra arası ve sıra üzerinde verilmelidir. Böylece köklerin geliştiği kısımda besin maddesi konsantrasyonu artırılır ve gübrenin geniş toprakla teması azaltılarak bitkinin bundan daha iyi bir şekilde yararlanması sağlanır. Yalnız besin maddesinin fazla olmasının zararlı etki yapacağı unutulmamalıdır. Bu bakımdan verilecek gübre miktarının kesin olarak belirlenmesi gerekir.

3)SULAMA SUYU İLE GÜBRENİN VERİLMESİ

Gübre en iyi sulama suyu ile verilir. Bu yöntem en çok azotlu gübrelerde uygulanır. Bu şekilde önemli ölçüde zaman ve emek tasarrufu sağlanmaktadır. Ayrıca gübre suda erimiş olduğundan bitkilere kısa zamanda etkili olmaktadır. Gübrenin sulama sırasında verilmesine toprağın geçirgenliği, arazinin düzgünlüğü sulama sistemi ve sulama suyunun bileşimi etki eder.

4) PÜSKÜRTME

Son yıllarda gübrelerin eriyik halinde yapraklara püskürtülerek verilmesi oldukça yaygınlaşmıştır. Özellikle mikro besin maddeleri noksanlıklarının giderilmesinde bu metot çok uygulanmaktadır. Çünkü böylece hem söz konusu besin maddelerinin toprakta bazı değişikliklere uğrayarak bitkinin bunlardan tam faydalanamaması önlenmekte, hem de bitkinin kritik bir gelişme devresinde kendisin gösteren mikro besin maddeleri noksanlıklarını çok kısa denebilecek bir süre içerisinde ortadan kaldırılması sağlanmaktadır.

DOMATES BİTKİSİNİN GELİŞMESİ VE ÜRÜN OLUŞUMU

Domates fidesinin tarlaya şaşırtılmasından iki ay kadar sonra ilk domates meyveleri gelişmelerini tamamlamaktadır. Ancak en hızlı gelişme fide şaşırtılmasından 2-3 ay sonra olmakta ve bu dönemler arasında en çok ürün meydana gelmektedir. Tüm kültürel uygulamalar (sulama, ara toprak işleme gibi) bu dönemden önce mutlaka eksiksiz yapılmalıdır. Bu dönem, tarlaya fide şaşırtılmasından 50-60 gün sonraki devredir. Bu dönemde meydana gelebilecek olan bir aksaklık, elde edilecek olan ürün miktarını ve kalitesini önemli derecede etkileyebilir.

YETİŞTİRME TEKNİĞİ

Domates başlıca üç şekilde yetiştirilmektedir.

1) Doğrudan tohum ile yetiştiricilik,

2) Fide ile yetiştiricilik,

3) Aşı ile domates yetiştiriciliğidir.

1) DOĞRUDAN TOHUM İLE YETİŞTİRİCİLİK

Fide ile yetiştiricilik zahmetli ve aynı zamanda pahalı bir uğraşıdır. Özellikle sanayi domates yetiştiriciliğinde doğrudan tohum ile yetiştiricilik fide ile yetiştiriciliğe tercih edilmelidir. Tarlaya doğrudan tohum ekimini sınırlayan en önemli faktör toprak sıcaklığıdır. Toprak sıcaklığı en az 15 derece olmalıdır. Domates tohumlarının tarlaya ekim takvimleri erkenci, orta erkenci ve geçci çeşitlere göre yapılmalıdır.

Domates tohumlarının tarlaya ekiminden sonra sürmelerine kadar geçen gün sayıları ile sürmeden hasada kadar geçen gün sayıları, hasat tarihleri ve % olgunları tablo 1'de verilmiştir. Tablo 1'in incelenmesinden de görüleceği gibi, doğrudan domates tohumu ekimi için en uygun zaman nisan ortası ile mayıs ortasıdır. Erken yapılan ekimlerde ilkbahar don tehlikesi vardır. Mayıs ortasından sonra yapılacak ekimlerde ise sonbahar ilk donları tehlikeli olmaktadır. Aynı zamanda çoğu kez de domateslerin büyük bir kısmı olgunlaşamamaktadır.

Tarlaya doğrudan domates tohum ekiminde başarılı olabilmek için yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır. Yabancı ot ilacının yalnız tohum ekimi yapılan sıralara, yani sıra üzerine uygulanması yeterlidir. Sıra araları traktör ile vaya el çapası ile işlenebilir. Böylece 1 dekarlık bir tarlanın 1/3'ü yabancı ot ilacı ile ilaçlanmış olur. Doğrudan tohum ekiminde toprağın kaymak tabakası bağlamaması istenir. Bu nedenle direkt tohum ekimi hafif karekterli topraklarda yapılmalıdır. Direkt tohum ekiminde kaplanmış tohum da kullanılabilir. Böylece adi bir mibzer ile ekim yapabilme imkanımız da vardır. Doğrudan tohum ekiminde dekara 50-100 gr tohum yeterlidir. Halbuki 300-500 gr tohum eken çiftçilerimizi görmekteyiz. Bu ise tohum israfından başka bir şey değildir.

TARLADA ARA TOPRAK İŞLEMESİ

Fideler toprak yüzüne çıktıktan sonra sıra araları traktör ile işlenir. Bu yetiştirme periyodunda 3-5 ara işleme yapılır. Böylece toprak gevşek tutulur. Aynı zamanda toprağın ısınması ve havalanması sağlanır. Böylece tarlada yetiştirilen domates fidelerine iyi bir yetiştirme ortamı hazırlanmış olur. Sıra üzerine de yabancı ot ilacı uygulandığında, sıra aralarında yapılan toprak işlemeleri yabancı otların gelişmesini tamamen önlemektedir.

SEYRELTME

Direk tohum ekimlerinde sıra üzerinde fide seyreltmesi yapılır. Kaplanmış tohum ile yapılan ekimlerde seyreltme çok az yapılmaktadır. Tarlaya doüğrudan yapılan tohum ekiminde seyreltme, fideler ikinci veya üçüncü gerçek yapraklı devrede iken uygulanır. İkinci çapalama esnasında sıra üzerindeki bitkilere verilecek olan mesafeye göre seyreltme yapılır ki buna 'tekleme' adı verilir. Sanayi domates yetiştiriciliğinde sıra üzeri mesafe 2540 cm arasında olmaktadır.

SULAMA

Tarlaya doğrudan yapılan tohum ekimlerinden sonra iklim şartlarına bağlı olarak sulama uygulanır. Direkt tohum ekiminden sonra sulama yağmurlama şeklinde yapılmalıdır. Böylece toprağın yeknesak bir şekilde sulanması sağlanır. Doğrudan tarlaya yapılan domates tohumu ekimlerinde karık usulü sulama yapılmalıdır. Çünkü hem tohumlar sulama esnasında sürüklenir hem de toprak kaymak tabakası bağlar ve tohumlar yeknesak çimlenemezler. Bu nedenle direkt tohum ekimi ile tarlaya yapılan ekimlerden sonra yapılacak sulamalar için tarlaya mutlaka yağmurlama sistemi kurulmalıdır.

FİDE İLE YETİŞTİRİCİLİK

Bahçe ve sera sebzeciliği ile sanayi tipi tarla sebzeciliğinde fide yetiştiriciliği farklı olmaktadır. Burada;

1) Bahçe ve sera sebzeciliği için domates fide yetiştiriciliği,

2) Sanayi tipi tarla domatesi yetiştiriciliği için fide yetiştiriciliğinin nasıl yapılacağı açıklanmaktadır.

BAHÇE VE SERA SEBZECİLİĞİ İÇİN FİDE YETİŞTİRİCİLİĞİ

Sebze fideleri genellikle sıcak, ılık ve soğuk yastıklarda yetiştirilir. Bu yetiştirme yerlerine cam ve plastik seralar da ilave edilebilir. Cam ve plastik seralar daha çok sera sebzeciliği için gerekli olan fidelerin elde edilmesinde kullanılır. Fide yetiştirilmesinde en önemli konulardan biri, fidenin isteği iklim koşullarının sağlanmasıdır. Diğer önemli bir konu da bitki yetiştirme ortamlarının özellikleridir. Yani harç karışımını meydana getiren meteryallerdir. Çünkü tohum ve fideler bu ortamlarda yetişir.

Başarılı bir domates yetiştiriciliğinde en önemli konu, kuvvetli ve sıhhatli yani pişkin fide elde etmektir. Çünkü şunu çok iyi bilmeliyiz ki domates yetiştiriciliğinde en önemli husus, ilk üretim meteryalinin yani fidenin iyi bir şekilde yetiştirilmesidir.

Ülkemizde domates yetiştiricilerin pek çoğunun bu konuya gereği kadar önem vermediklerini görmekteyiz. Özet olarak diyebiliriz ki, domates yetiştirici tüm dikkat ve emeğini tohum ekiminden itibaren göstermelidir.

Harç, domates tohumunun ekimi ve fidenin şaşırtılması için kullanılan ortamdır. Tohum bu ortamda çimlenir, fide bu ortamda gelişir. Fide, tarla veya seraya dikilinceye kadar fidelikten beslenir. Bundan dolayı üretici çimlenmeyi temin edecek ve fideyi besleyecek bir haç hazırlamak zorundadır. Buna önem vermediği zaman, düşük oranlarda çimlenme, kuvvetsiz, güçsüz ve cılız fidelerin meydana gelmesine sebep olur.

ÖYLEYSE İYİ BİR HAÇ NASIL OLMALIDIR?

a) Harç iyi bir havalanma ve drenaj sağlayacak özelliklere sahip olmalıdır. Elbette bitkilerin bitki besin maddelerine de ihtiyacı vardır. Bu ancak harca ilave edilecek besin maddeleri ile giderilebilir. Böylece iyi bir tohum çimlenmesi ve fide kök gelişimi sağlanır.

b) Gerek suyu ve gerek bitki besin maddelerini bitkilerin kolayca yararlanabileceği bir şekilde tutmalıdır.

c) Karışımda bulunan metaryeller nötrol tabiatta olmalıdır. Yani pH dereceleri 6.5-7.5 arasında değişmelidir.

ç) Kolay bulunabilir ve ucuz olmalıdır. Böylece yetiştiriciler tarafından rahatlıkla kullanılır.

d) Harç meteryalinde bulunan maddeler toprak sıcaklığındaki değişmelere karşı bir tampon görevi yapmalıdır.

e) Harç steril olmalıdır.

f) Harç hastalık, böcek ve yabancı otlardan arınmış olmalıdır.

g) Herbisit kalıntısı içermemelidir.

h) Fide harcında yeterli derecede fosfor bulunmalıdır. Çünkü bu fosfor kök teşekkülü ve özellikle domateslerde ilk salkımların gelişmesi için gereklidir. Bunun yanında azot miktarının yüksek olmaması lazımdır. Fazla azot zayıf ve ince uzun fidelerin meydana gelmesine neden olur. Hatta bu azotu dengelemek için bir miktar potas ilavesi yararlıdır.

I) Harçta tuzluluk problemi olmamalıdır. Bu da özellikle ahır gübresinden ve tuzluluk etkisi fazla olan gübrelerle aşırı gübreleme sonucu meydana gelmektedir. Bu nedenlerden dolayı suda eriyebilir tuzlar düşük oranlarda olmalıdır.

i) Harç hem kimyasal ve hem de fiziksel olarak her zaman kullanılmaya yarayışlı bir yeknesaklıkta olmalıdır.

Tohum ve fide harçlarının karışımları ile ilgili olarak yabancı ülkelerde kendi öz kaynaklarında bulunan maddelere göre karışımlar yapılmaktadır. Ülkemizde de bu yönde yoğun çalışmalar yapılmalıdır. Çünkü bazı fide harçları bir bitki için yararlı olduğu halde, diğerleri için yararlı olmayabilir. Bu bakımdan çeşitli karışımlar yapmak suretiyle sebzelerin birçoğunun isteklerini karşılayacak olan ideal karışımları belirleyebiliriz.

Ülkemizde sebze yetiştiricileri yastıklarda genellikle 1/3 elenmiş yanmış ahır gübresi, 1/3 elenmiş bahçe toprağı ve 1/3 ince elenmiş kum karışımı harç olarak kullanılır. Bazı yetiştiriciler yarı yarıya elenmiş yanmış ahır gübresi ile elenmiş bahçe toprağını harç gayesiyle hazırlarlar. Bir kısım yetiştiriciler ise bir sene evvelki yastıklarda bulunan harcı elerler ve bunu yeniden harç olarak kullanırlar ki bu hastalık ve besin maddesi yokluğu yönünden oldukça sakıncalıdır. Bazı yetiştiriciler ise 4 kısım yanmış ahır gübresi, 2 kısım elenmiş bahçe toprağı ve 1 kısım elenmiş kum ile harç yapmaktadırlar.

Üretici harcını tohum ekiminden veya fide dikiminden önce mutlaka hazırlamalıdır. Hazırlanmaya 1-3 ay öncesinden başlanmalıdır. Erken hazırlama ile harcın kompozisyonunda meydana gelebilecek zararlanmalar harç belirli bir dinlenme periyodu geçireceğinden, asgariye indirilecektir. Yalnız harcımızı kapalı bir yerde veya dışarıda bırakmışsak üzerini naylon ile örterek dış koşulların etkisinden korumalıyız. Çünkü açıkta bırakılan harcın kompozisyonunda yağış ile büyük değişmeler olacaktır.

Hazırlanan harcın pH 5.6-6.8 arasında olmalıdır. Harcın pH'sının hazırlanmasında kireç ve kükürtten yararlanılır.

FİDE YETİŞTİRME HARCININ STERİLİZE EDİLMESİ

Başarılı bir sebze yetiştiriciliği için en önemli koşullarda birisi de hastalık ve zararlıların olmadığı bir ortamda fide yetiştirmektir. Bu nedenle hazırlanan harcın sterilize edilmesi gerekir. Sterilizasyonda değişik metotlar kullanılır. Şüphesiz üretici bunlar içerisinde kendisine en ucuz ve en uygun olanını seçmek zorundadır. Ancak üretici için en uygunu, piyasada en kolay bulunabilen, ekonomik ve uygulanması en pratik olabilenidir.

Genel olarak, fide harçlarının sterilizasyonu bularla ve kimyasal maddelerle yapılır. Su buharı ile yapılan harç sterilizasyonu en iyi sonuç veren metot olmasına rağmen, uygulanması için özel ekipmanlara ihtiyaç göstermesi bakımından, ekonomik yönden kullanımını kısıtlamaktadır. Harcın 30 dakika süre ile 50-60 derecelerde tutulması ile nematod, botrytis, fusarium ve birçok patojenik bakteri ile mantar ölür. 70 derecede ise toprak böcekleri, 100 derecede yabani ot tohumlarının tamamı ölürler. Buradan da anlaşılmaktadır ki, buharla sterilizasyon ile fide yetiştirme harcını tüm hastalık ve zararlılardan arındırmak mümkündür.

Kimyasal maddelerle yapılan sterilizasyon, toprağın fiziksel ve kimyasal tabiatını sıcak su buharı ile yapılan sterilizasyonda olduğu kadar bozmaksızın, topraktaki organizmaları öldürür. En yaygın ve başarılı olan kimyasal maddeler, Methyh-bromide, Vapam, Formalin ve Basemidltir. Bununla beraber kimyasal sterilizasyon sonucunda, toprakta amonyak üretimi artabilir. İyi bir kimyasal sterilizasyon için toprak nemli ve 18-24 derece sıcaklıkta olmalıdır.

Harcın sterilizasyonunda kullanılan kimyasal maddeler içinde en yaygın ve başarılı olan Methyl-bromide'dir. Bu kimyasal madde, nematodları, böcekleri, yabani ot tohumları ve mantarların çoğunu öldürür. Bu arada uygulanmasının kolay olması diğer bir avantajıdır. Fide harcının sterilizasyonu için harç uygun bir zemin, tercihen beton üzerine 20-30 cm yüksekliğinde ve muntazam bir şekilde yayılır.

Üzeri sağlam hava geçirmez, deliği olmayan plastik bir örtü ile sıkıca kapanır. Daha sonra içerisine metrekareye 70-100 gram gelecek şekilde tüpler patlatılarak veya özel aletler yardımı ile verilir. Plastik örtüler genellikle 48 saat kapatılır. Bu süre içinde toprak sıcaklığı 10-15 derece olmalıdır. Toprak sıcaklığı 15 derecenin üzerinde ise 24 saat kapatma yeterli olur. Örtü açıldıktan sonra harç birkaç defa aktarılır. Böylece harca verilen gaz uçurulur.

Tohum ekimi veya fide dikimi için en az 4-7 gün beklenir. Ancak Methyl-bromide bilgisiz veya dikkatsiz kullanıldığında insan sağlığına ve çevreye zarar verebilecek kadar etkili bir madde olduğundan ülkemizde ve dünyada kullanımına son verme konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Üreticilerimizin sterilizasyon için kimyasal madde seçerken bu hususu dikkate almaları gerekmektedir.

Vapam, harcın yüzeyine yağmurlama şeklinde serpme sulama veya özel aletlerle uygulanır. Fide yetiştirme yastıklarının fümigasyonu için 1 litre sıvı Vapam, 9-13.5 litre su ile karıştırılarak, 10 metrekarelik bir yüzeye serpilerek uygulanır. Uygulamadan sonra toprak üzerine bir miktar su dökülür veya yüzey bir örtü ile kapatılır. Uygulamadan iki hafta sonra ekim veya dikim yapılabilir.

Formalin ise çoğunlukla toprak mantarlarını öldürür. Piyasada satılan formalinin 1 litresine 49 litre su ilave edilerek elde edilen karışım süzgeçli kova ile fide harcının 1 metrekaresine 5-10 litre olarak uygulanır. Uygulamadan sonra 24 saat beklenir. 3-5 gün sonra ekim veya dikim yapılır.

Harç sterilize edildikten sonra dışarıdan rüzgar veya başka yollardan gelebilecek olan enfeksiyonlara karşı korunmalıdır. Bu yapılmazsa tüm emek ve masraflar boşa gidebilir.

Üreticilerimizin bu konuda yeteri kadar bilgi ve deneyim sahibi olmadan sterilizayon ve fumigasyon yapmamaları, ilk uygulamalarını bu konuda eğitim görmüş bir teknik personel ile birlikte yapmaları salık verilir.

TARIMDANHABER

Güncelleme Tarihi: 09 Mayıs 2019, 18:37
YORUM EKLE