Bir Gün Gazetesinden Mustafa Bildircin'in haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Regülasyon” görevi verdiği Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) içinde bulunduğu batak, mali denetimler ile bir kez daha ortaya konuldu. Kurumun, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen görevleri, öz kaynak yetersizliği nedeniyle sürdüremediği belirtildi. ESK’nin, regülasyon görevini yerine getirmek ve ticari faaliyetlerini sürdürmek için banka kredisi çekmek zorunda kaldığı kaydedildi. 

Öz kaynakların yetersiz olması nedeniyle kurumun adeta banka kredisi bağımlısı haline geldiği öğrenildi. Banka kredilerinden kaynaklı borçlar nedeniyle kurumun görevlerini yerine getiremez duruma geldiği bildirildi.

ÇABALAR YETERSİZ

İnekler kesime giderken süt üretimi nasıl arttı! TÜİK'in süt üretim rakamları şaşkınlığa neden oldu! İnekler kesime giderken süt üretimi nasıl arttı! TÜİK'in süt üretim rakamları şaşkınlığa neden oldu!

Sayıştay denetçilerinin tespitlerine göre, 2018 itibarıyla alım ve üretim faaliyetlerindeki artış, nakit ihtiyacını da beraberinde getirdi. Nakit ihtiyacı sürekli artan ESK, borçlanmayı önemli bir finansal araç olarak kullanmak zorunda kaldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca sermaye artırımı yoluyla kurumun öz kaynak ihtiyacının karşılanma çabasının da yetersiz olduğu ifade edildi.

Mali incelemelere göre, 2018-2022 döneminde ESK, toplam 12,8 milyar TL’lik banka kredisi kullandı. 2022 sonu itibarıyla ESK’nin bankalara olan toplam borcu ise 890 milyon TL olarak gerçekleşti. Borcun büyük bölümünün, “Cumhurbaşkanınca verilen görevlerin ifası” kaynaklı yaşandığı vurgulandı. 

YAPISAL ZORLUKLAR

Öte yandan ESK’nin alım fiyatlarının, üretici maliyetleriyle uyumlu olmadığı da Sayıştay raporu ile gözler önüne serildi. Raporda, ESK’nin regülasyon görevini yeterince yerine getiremediğine yönelik şu tespitler sıralandı:

ET VE SÜT KURUMU REGÜLASYON GÖREVİNİ YERİNE GETİREMİYOR

“ESK’nin açıkladığı alım fiyatlarının aşağı yönlü yapışkan olması ve kurumun açıkladığı alım fiyatlarını tekrardan eski seviyesine indirmede yapısal zorluklar bulunması nedeniyle alım fiyatlarının üretici maliyetleri ile uyumlu olmadığı, piyasa fiyatlarının gecikmeli olarak izlendiği, piyasada oluşan fiyatlara öncülük edilemediği ve regülasyon görevinin yeterince yerine getirilemediği tespit edilmiştir.”