Haber Merkezi / Dünya buğday piyasasında dengeler yeniden değişmeye başladı. Hasat döneminin etkisiyle fiyatlarda düşüş beklenirken, Karadeniz'de artan jeopolitik riskler ve üretime ilişkin endişeler buğday fiyatlarını yeniden yükseliş eğilimine soktu.

Piyasalarda artık yalnızca dünya genelinde ne kadar buğday üretileceği değil, üretilen ürünün uluslararası pazarlara güvenli ve kesintisiz ulaştırılıp ulaştırılamayacağı da fiyatları belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Karadeniz'deki savaş fiyatları yukarı çekiyor

Küresel buğday ticaretinin en büyük ihracatçıları arasında yer alan Rusya ve Ukrayna'da yaşanan gelişmeler, dünya tahıl piyasasını doğrudan etkilemeye devam ediyor.

Karadeniz'deki limanlara, tahıl terminallerine ve deniz taşımacılığına yönelik saldırılar, ihracatın aksayabileceği endişesini artırıyor. Özellikle Ukrayna'nın Karadeniz limanlarındaki ihracat kapasitesinin tehdit altında olması ve Rusya'nın en önemli tahıl ihracat merkezlerinden Novorossiysk Limanı'nda gemi trafiğinin zaman zaman aksaması, piyasalarda risk algısını yükseltiyor.

Bu gelişmeler, dünya buğday fiyatlarına "savaş primi" olarak yansıyor.

ABD'deki kuraklık endişesi de etkili oluyor

Karadeniz'deki gelişmelerin yanı sıra ABD'de üretim beklentilerindeki düşüş ve bazı üretim bölgelerinde devam eden kuraklık endişeleri de fiyatları destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.

Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören buğday vadeli kontratlarının son dönemde iki yılın en yüksek seviyelerine yaklaşması, küresel piyasaların arz riskini yeniden fiyatlamaya başladığını gösteriyor.

Yükseliş kalıcı olacak mı?

Uzmanlara göre fiyatların seyri büyük ölçüde Karadeniz'deki gelişmelere bağlı olacak.

Eğer bölgedeki saldırılar kısa sürede sona erer ve tahıl sevkiyatı yeniden normal akışına dönerse, piyasalardaki savaş kaynaklı risk primi de hızla azalabilir.

Ancak limanlarda, deniz taşımacılığında ve ihracat koridorlarında yaşanabilecek uzun süreli aksaklıklar, dünya piyasasında arzın gecikmesine neden olarak buğday fiyatlarını daha da yukarı taşıyabilir.

Türkiye açısından neden önemli?

Karadeniz havzasındaki gelişmelerden en fazla etkilenen ülkelerden biri de Türkiye.

Anahtar Parti'den TMO'ya tepki: Buğdayda kazanan çiftçi değil, 13,5 liraya alan tüccar olacak
Anahtar Parti'den TMO'ya tepki: Buğdayda kazanan çiftçi değil, 13,5 liraya alan tüccar olacak
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin buğday ithalatında Rusya ve Ukrayna önemli tedarikçiler arasında yer alırken, bu ülkelerde yaşanacak ihracat sorunları Türkiye'nin hammadde maliyetlerini de doğrudan etkileyebiliyor.

Bu durum yalnızca iç piyasayı değil, Türkiye'nin güçlü olduğu un, makarna ve diğer tahıl mamulleri ihracatını da yakından ilgilendiriyor.

En büyük güvence yerli üretim

Dünya buğday piyasasında jeopolitik risklerin yeniden arttığı bu dönemde, gıda güvenliğinin yalnızca dış piyasaya bağlı tedarikle sağlanamayacağı bir kez daha ortaya çıktı.

Uzmanlar, savaşlar, iklim değişikliği, enerji maliyetleri ve lojistik sorunlarının artık buğday piyasasının ayrılmaz parçaları haline geldiğine dikkat çekiyor.

Çiftçiyi üretimden uzaklaştıran her gelişme, küresel kriz dönemlerinde Türkiye'nin buğdayı daha yüksek maliyetlerle temin etme riskini artırıyor. Karadeniz'de yaşanan son gelişmeler de gıda güvenliğinin temelinin yine tarlada atıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor.