İmar barışında hedefler tutturulamadı!

Hükümet, İmar Barışı uygulamasından ne kadar gelir hedefliyordu, gerçekleşen gelir miktarı ne oldu? 15 Haziran'da sona erecek olan İmar Barışı uygulamasında gerçekleşen gelir miktarı, hedeflenenin altında kaldı.

İmar barışında hedefler tutturulamadı!

Kaçak ve ruhsatsız binalar için geçtiğimiz yıl getirilen İmar Barışı’nda hedef tutturulamadı. İmar Barışından, 15 milyon başvuruya karşılık 40 milyar lira gelir beklenirken, başvurular 10 milyonda gelir ise 18.5 milyar TL’de kaldı. 

Konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yapan kentsel dönüşüm uzmanı mimar Nihat Şen, İmar Barışı uygulamasında gelinen noktayı değerlendirdi. 

SORUNLU 14 MİLYON BİNA VAR 

Türkiye’de bugün yaklaşık 14 milyon civarında kaçak, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı bina stoğu bulunduğunu dile getiren Şen, “Oluşan bu yapı stoğu ile ilgili yıkım kararı ve idari para cezaları olmasına rağmen ne yıkımlar yapılabilmiş ne de idari para cezaları tahsil edilebilmiş. Bu nedenle devletimiz vatandaş ile devlet arasındaki bu olumsuz durumu bir imar barışı ile çözmek istemiş ve 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış tüm binaları kapsayan bir imar barışı düzenlenmesine gidilmiştir” dedi. 

BAŞVURULAR DAHA ÖNCE 2 DEFA UZATILMIŞTI

Başvuru ve tahsilâtın istenilen seviyede olmamasından dolayı müracaatların daha önce iki defa uzatıldığını hatırlatan Şen, uygulamada son müracaat tarihinin 15 Haziran, kayıt bedellerinin de 30 Haziran’a kadar yatırılabileceğini söyledi. 

GELİR HEDEFİ YÜZDE 45’DE KALDI 

Haziran 2018 tarihinde başlatılan İmar Barışı uygulamasına şu ana kadar toplam 9.8 milyon başvurunun geldiğini, barış kapsamında devlet kasasına giren toplam gelirin ise 18 milyar 418 milyon 733 bin lira olarak gerçekleştiğini kaydeden Şen, “İmar barışında hedef 15 milyon başvuruya karşılık 40 milyar TL’lik gelir elde edebilmekti. Ancak gelirin yüzde 45’i sağlanabildi” dedi. 

İSTANBUL BAŞI ÇEKTİ 

İmar Barışı uygulamasında en çok başvurunun 1.7 milyon müracaatla İstanbul’un birinci, 795 bin 934 müracaatla İzmir’in ikinci, 452 bin 295 müracaatla ise Ankara’nın üçüncü olduğunu dile getiren Şen, imar barışı uygulamasının uzatılmasından yana olduklarını söyledi. 

YANLIŞ BİLGİLENDİRME KONUSUNDA UYARDI 

Uygulamadaki dolandırıcılık işlemlerine de dikkat çeken Şen, şunları kaydetti: “Yalnız bazı dolandırıcılıklara dikkat etmek gerekiyor. ‘Yapı Kayıt Belgesi müracaatı e-Devlet üzerinden beyan esasına göre yapılıyor. Yanlış bilgi verilmesi durumunda ‘Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan’ uyarınca suç duyurusunda bulunulacağını dikkate almak gerekiyor. Bu suçun cezası ise, 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası olarak TCK 206. Maddesinde belirtilmiş.

Ayrıca Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi iptal edilecek, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınacak ve yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel de iade edilmeyecek. Bu yüzden vatandaşların IBAN numarası isteyen, bugün başvuru yarın ruhsat gibi taahhütlerde bulunan sms’lerden uzak durması gerekiyor” 

Şen, diğer yandan İmar Barışı uygulamasına istenilen müracaat ve gelirin elde edilebilmesi için yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı: 

“-Ruhsatlı binalar ile ruhsatsız binalarda aynı harç bedellerinin talep edilmesi haksız bir durumu ortaya koymuştur. Halbuki ruhsatlı binalarda vatandaşlarımız ruhsat harcı bedelini ödemişler, ikinci bir harç bedelini ruhsatsız binalar kadar ödenmesi haksız bir durumu ortaya koymaktadır.

-Kat irtifakı olup, kat mülkiyeti olmayan binalar için ayrı bir uygulama getirilip çoğunluk kararı ile kat mülkiyetine geçilme kararı ile uygulamaya geçilmeli ve çoğunluk kararı ile alınan karar gereği harç bedelleri herkes tarafından ödeme zorunluluğu getirilmelidir.

-Sosyal donatı alanları içinde kalan veya tecavüzü olan binalar için daha net ve anlaşılır olarak hazırlanmalıdır.

-İskanlı binalarda olan aykırılıklarda sadece aykırılık yapılan alan üzerinden harç hesaplanmalıdır.

-Kısmi iskanı olan binalarda uygulamalar daha anlaşılır olmalı. Mevcut bir binada bazı bağımsız bölümlerin iskanı var bazılarının iskanının olmaması tereddütler yaratmakta ve bu konunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 

-Yapı kayıt belgesi ile kat mülkiyetine dönüştürme arasındaki belirsizlik tarihi net bir tarih olarak belirtilmeli 

-Bir parselde birden çok binanın olması halinde yapı kayıt belgesi alan bina diğer binalardan muvafakatname almadan kat mülkiyetine geçme hakkı tanımalı

-Çıkan harç bedellerinin ödenmesi konusunda vatandaşlara taksitli ödeme imkanı sağlanması ve banka kredi faizlerinin yüksek olması 

-Boğaziçi ön görünümdeki olan binalara belirli bir mesafe şartının olmaması nedeni ile binlerce bina başvurmamakta 

-Yapı kayıt belgesi olan binaların Kentsel Dönüşümde nasıl bir avantajının olduğu daha anlaşılır olmadığından vatandaşlarımız tereddütte kalmaktadır.

-Yapı kayıt belgesi almayan bina için yapının son bulduğu sonra ne tür bir uygulamaya tabi tutulacağının bilinmemesi tereddüt yaratmakta ve bunun aydınlatılması gerekmektedir.”

TARIMDANHABER

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2019, 12:19
YORUM EKLE