Haber Merkezi / Damızlık sığır yetiştiriciliğinde artan maliyet baskısı ve sektördeki belirsizlik derinleşiyor. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Maliyet Komisyonu tarafından hazırlanan Ekim ayı raporuna göre, 100 baş sağmal kapasiteli ve günlük 30 litre süt verimine sahip bir işletmede 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyeti 29,92 TL olarak gerçekleşti.

Yem Fiyatlarındaki Artış Maliyeti Tetikledi

Üretim maliyetlerinin her geçen ay tırmanmaya devam ettiğine dikkat çekilen raporda, Ekim ayında kaba yem fiyatlarında yaklaşık %6, kesif yem fiyatlarında ise %4 oranında artış yaşandığı belirtildi.

Karkas et fiyatı 580 TL'de baskılandı ama yıl sonu maliyeti 670 TL'ye fırladı: Et fiyatlarında gizli tehlike!
Karkas et fiyatı 580 TL'de baskılandı ama yıl sonu maliyeti 670 TL'ye fırladı: Et fiyatlarında gizli tehlike!
İçeriği Görüntüle

Bu artışların neticesinde, çiğ süt maliyetinde bir önceki aya göre %1,98'lik bir artış gözlendi.

İşletme giderlerinin detaylı pay dağılımına bakıldığında krizin ana kaynağı net bir şekilde görülüyor:

Yem Giderleri: %66,9 (23.048.746 TL/Yıl)
Personel Giderleri: %10,9 (3.765.420 TL/Yıl)
Veterinerlik / Tedavi: %5,7 (1.950.000 TL/Yıl)
Enerji (Elektrik + Mazot): %4,8 (1.658.203 TL/Yıl)
Bina / Ekipman Amortisman ve Bakım-Onarım: Her biri %3,9

USK'nın Ertelemesi Sektörü Riske Atıyor

Eylül ve Ekim aylarında çiğ süt tavsiye fiyatının acilen güncellenmesi gerektiği yönündeki çağrılara rağmen Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) yeni fiyat açıklamasını sürekli ertelemesi sektördeki belirsizliği tırmandırıyor.

2026 yılı boyunca TÜSEDAD maliyetleri ile USK referans fiyatları arasındaki makasın açıldığı görülüyor.

Örneğin Eylül 2026'da TÜSEDAD maliyeti 29,34 TL iken USK referans fiyatı 24,30 TL'de sabit kalmıştı.

Ekim 2026 itibarıyla USK henüz bir rakam açıklamazken, TÜSEDAD verileri maliyetin 29,92 TL'ye dayandığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

"Sürdürülebilir Üretim İçin Şeffaf Fiyatlandırma Şart"

TÜSEDAD yönetiminden yapılan açıklamada, fiyatlandırmanın yalnızca bugünü değil, önümüzdeki üç ayı da kapsayacak sürdürülebilir bir yaklaşım içermesi gerektiği vurgulandı.

Enerji, akaryakıt, yem hammaddeleri ve lojistikteki risklerin yanı sıra ithal yeme bağımlılığın baskıyı artırdığına dikkat çekildi.

Yapılacak fiyat değerlendirmelerinde gelecekteki maliyet risklerinin hesaba katılması gerektiği belirtilerek şu uyarıda bulunuldu:

"Aksi halde üreticinin sürü küçültme riski artar. Bu da süt hayvanı varlığını ve dolayısıyla ülkenin süt ve et arzını riske sokar."