Haber Merkezi / Avrupa Birliği vatandaşlarının tarıma, çiftçi desteklerine ve gıda güvenliğine bakışını ortaya koyan son Eurobarometer araştırmasından dikkat çekici sonuçlar çıktı.
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, araştırmanın sonuçlarını paylaşarak Avrupa'da tarımın stratejik önemine, çiftçiye verilen desteğe ve gıda güvenliğine ilişkin öne çıkan verileri değerlendirdi.
Avrupa Komisyonu tarafından yapılan araştırma, Mayıs-Haziran 2026 döneminde 27 AB ülkesinde farklı sosyal ve demografik gruplardan 26 bin 456 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.
AVRUPALILARIN YÜZDE 95'İ TARIMI GELECEK İÇİN ÖNEMLİ GÖRÜYOR
Araştırmaya göre Avrupalıların yüzde 95'i tarım ve kırsal alanların Avrupa'nın geleceği açısından önemli olduğunu düşünüyor.
Gıda arzı konusunda da benzer ölçüde güçlü bir görüş bulunuyor. Katılımcıların yüzde 93'ü AB'de her zaman istikrarlı bir gıda arzının güvence altına alınmasını önemli görüyor.
Bu oranlar, Avrupa kamuoyunda tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, gıda arzının sürekliliği açısından stratejik bir sektör olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
ÇİFTÇİYE VERİLEN DESTEK ARTIRILSIN MI?
Araştırmanın çiftçi desteklerine ilişkin sonuçları da dikkat çekti.
Katılımcıların yüzde 71'i AB'nin Ortak Tarım Politikası (CAP) aracılığıyla çiftçilere destek verdiğinden haberdar.
Mevcut mali desteklerin düzeyi sorulduğunda ise yüzde 55'i desteğin seviyesini uygun bulduğunu belirtiyor.
Ancak geleceğe yönelik beklenti farklılaşıyor. Avrupalıların yüzde 48'i önümüzdeki 10 yılda çiftçilere verilen AB mali desteğinin artırılmasını istiyor. Avrupa Komisyonu da bu oranı araştırmada “göreli çoğunluk” olarak tanımlıyor.
GIDA GÜVENLİĞİNDE TARIM POLİTİKASINA DESTEK
Avrupalıların önemli bölümü Ortak Tarım Politikası'nın gıda arzındaki rolüne de olumlu yaklaşıyor.
Katılımcıların yüzde 78'i CAP'ın AB'de her zaman istikrarlı bir gıda arzının sağlanmasına katkıda bulunduğunu düşünüyor.
Araştırmada ayrıca yüzde 70'i CAP'ın çiftçilerin gıda zincirindeki konumunu güçlendirdiğini, yüzde 68'i tarım ve gıda sektöründe yatırım, büyüme ve istihdama katkıda bulunduğunu düşünüyor.
AVRUPALI TÜKETİCİ GIDANIN NEREDEN GELDİĞİNE BAKIYOR
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de tüketicilerin gıda tercihlerine ilişkin.
Gıda satın alırken kalite ve menşe önemli unsurlar arasında bulunuyor. Yüzde 79'u gıda ürününün AB'de üretilmiş olmasını önemli buluyor.
Daha da yüksek bir oran olan yüzde 89'u kısa tedarik zincirini, yine yüzde 89'u ürünlerin daha yüksek çevre ve hayvan refahı standartlarına uygun üretilmesini önemsiyor.
İTHAL TARIM ÜRÜNLERİNE DİKKAT ÇEKEN ŞART
Araştırmanın Türkiye açısından da dikkat çekebilecek bölümlerinden biri ithal tarım ürünlerine ilişkin yaklaşım.
Avrupalıların yüzde 89'u, nereden gelirse gelsin AB'ye ithal edilen tarım ürünlerinin ancak AB'nin çevre, hayvan refahı ve çalışma standartlarına uygun üretilmiş olması halinde Birliğe girmesi gerektiği görüşünde.
Bu sonuç, AB vatandaşlarının bir taraftan uluslararası tarım ticaretine olumlu yaklaşırken diğer taraftan ithal ürünlerde Avrupalı çiftçilerin tabi olduğu standartların aranmasını istediğini gösteriyor.
İKLİM VE TARIM POLİTİKASI
Çevre ve iklim konusu da araştırmanın önemli başlıklarından biri oldu.
Katılımcıların yüzde 67'si Ortak Tarım Politikası'nın çevrenin korunmasına ve iklim değişikliğiyle mücadeleye katkıda bulunduğunu düşünüyor. Yüzde 89'u ise iklim ve çevre açısından faydalı tarımsal uygulamalar yapan çiftçilere AB tarafından destek ödenmeye devam edilmesini istiyor.
ERGİN KAHVECİ: AVRUPALILAR TARIMI STRATEJİK BİR SEKTÖR OLARAK GÖRÜYOR
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, araştırmanın ortaya koyduğu tabloyu; Avrupalıların tarımı stratejik bir sektör olarak gördüğü, gıda güvenliğine önem verdiği, çiftçilere yönelik AB desteklerini genel olarak desteklediği ve ithal ürünlerin de Avrupa'daki standartlara tabi olmasını istediği şeklinde özetledi.
Araştırmanın bütünü de Avrupa'da tarım ve kırsal alanların geleceğine verilen önemin oldukça yüksek seviyede olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Komisyonuna göre tarım ve kırsal alanları önemli görenlerin oranı, Eurobarometer'in bu konuda ölçüm yapmaya başladığı 2007'den bu yana sürekli yüzde 90 veya üzerinde kaldı.




