Tarladan sofraya sloganıyla kurulan Tarım Kredi Marketler, kurulduğu amaçtan hızla uzaklaşarak artık hem çiftçiye hem de tüketiciye vaat ettiği faydayı sunamıyor. Çiftçilerden sağlanan ürünlerin azalması, tedarik yapısının değişmesi ve piyasa operasyonları, kuruluşun “çiftçiden doğrudan tüketiciye” hedefini gerçekleştiremediğini ortaya koyuyor.
Kuruluş amacı ve slogan
Tarım Kredi Marketler, 2017 yılında çiftçinin ürettiği malı doğrudan tüketiciye ulaştırmayı, aracıları ortadan kaldırmayı ve gıda fiyatlarında istikrar sağlamayı amaçlayarak faaliyete geçmişti. Başlangıçta, kuruluş amacının doğrultusunda doğrudan çiftçiden alınan ürünler, marketlerde vatandaşa sunulsa da zamanla bu özelliğinden hızla uzaklaştı. Özellikle Hüseyin Aydın döneminde marketlerin kuruluş amacı tamamen unutuldu.
Öz Çay örneğinde olduğu gibi, çay üreticisi kooperatif üyelerinden yüzde 1 komisyonla alınan çay marketlerde satışa sunulurken, bu model Hüseyin Aydın döneminde değişerek, çay alımı bile aracı şirketler üzerinden daha yüksek fiyatla tedarik edilmeye başlandı.
Tedarik yapısında büyük değişim
Marketlerde satılan bakliyat ürünlerinde bile aracı payı artarken, kooperatiflerin çiftçiden bakliyat alımlarında da ciddi düşüşler yaşandı. Sebze ve meyve alımları, doğrudan halden yapılırken, birçok ürün aracı fason şirketler üzerinden üretiliyor. Çiftçi ve tüketici açısından kuruluşun asli işlevi yerine getirilmiyor, oluşan zarar ise doğrudan çiftçinin öz kaynaklarından transfer edilen finansla kapatılıyor.
Finansal şeffaflık ve kaynak kullanımı
Çiftçiye kullandırılan kredi miktarını, ürün alımlarını ve kooperatiflerin mali durumunu ortaya koyan faaliyet raporlarının artık yayımlanmamasının nedenlerinden biri de, Tarım Kredi Marketlerde ürün tedarikinin doğrudan çiftçiden yapılmadığının görülmesinin istenmemesinden kaynaklanıyor.
Her yıl Merkez Birliğinin web sayfasında yayınlanan faaliyet raporları, artık kaldırılmış durumda. 2024 yılına ait faaliyet raporu yayınlanmadığı için çiftçiden alınan ürün miktarının ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Ancak en son yayınlanan 2023 yılı faaliyet raporu zaten çiftçi aleyhine olan tabloyu ortaya koymuştu.
Çiftçiden alınan ürünlerde sert düşüş
2023 yılında kooperatiflerin çiftçiden yaptığı alımlarda sadece meyve-sebzede yüzde 17 oranında bir artış görünürken, diğer bütün ürünlerde ciddi düşüşler dikkat çekmişti. Örneğin çeltik yüzde 31, ayçiçeği yüzde 68, arpa yüzde 58, dane mısır yüzde 29, makarnalık buğday yüzde 50 ve yemlik buğday yüzde 97 oranında azalmıştı. Düşünün Tarım Kredi Kooperatiflerinin yem fabrikaları olmasına rağmen çiftçiden alınan yemlik buğday alımı 40 bin tondan bin 300 tona gerilemişti.

Market projesi neden hedefinden uzaklaştı?
Tarım Kredi Marketler, başlangıçta çiftçi ve tüketici arasında aracısız bir köprü kurmayı hedefliyordu. Ancak süreç içinde; aracı şirketlerin payının artması, çiftçi ortaklardan ürün alımının ciddi şekilde düşmesi ve tedarik modelinin değişmesiyle birlikte kuruluş amacından uzaklaşıldı. Kötü yönetim ve finansman tercihleriyle birlikte marketlerin, tüketici açısından gıda fiyatlarına beklenen katkıyı sağlayamadığı; buna karşılık çiftçi kaynaklarını hızla tüketen bir yapıya dönüştüğü görülüyor.
Yarın: Tarım Kredi Marketlerde finansman modeli: Çiftçi kaynaklarıyla büyüyen sermaye, artan zarar




