“Çiftçiden vatandaşa” sloganıyla kurulan Tarım Kredi Marketler, aradan geçen yılların ardından yeniden tartışma konusu oldu. Çiftçinin ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturma ve vatandaşa uygun fiyatlı gıda sunma iddiasıyla hayata geçirilen modelin, bugün ne ölçüde bu hedeflere hizmet ettiği sorgulanıyor.

Özellikle finansman yapısı dikkat çekiyor. Market zincirinin sermaye artışları ve zarar kapatmaları, çiftçilerin ortak olduğu Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nden aktarılan kaynaklarla gerçekleştiriliyor.

Son olarak Merkez Birliği’nden marketlere 6 milyar 279 milyon lira kaynak aktarıldı. Bu tutarın 2 milyar 579 milyon lirası geçmiş yıl zararlarının kapatılmasında kullanılırken, kalan kısmı sermaye artırımına ayrıldı. Böylece şirketin ödenmiş sermayesi 2,5 milyar liradan 6,2 milyar liraya çıkarıldı.

Öte yandan 2025 yılının ilk 6 ayında yaklaşık 2,5 milyar lira zarar açıklayan zincirin bu zararı da yine Merkez Birliği kaynaklarıyla telafi edildi. Bununla birlikte, kira sertifikası yoluyla 6 milyar liralık yeni bir borçlanma için Sermaye Piyasası Kurulu’na başvuru yapılırken, Eylül 2025’te de 1 milyar 750 milyon liralık kira sertifikası ihracı gerçekleştirilerek kısa vadeli bir borçlanma yapılmıştı.

Tüm bu gelişmeler, şu soruyu gündeme taşıyor:

Çiftçiye kullandırılması gereken kaynaklar, zarar eden bir perakende zincirini ayakta tutmak için mi kullanılıyor?

Yazı dizisinde neler olacak?

Tarımdan Haber olarak hazırladığımız kapsamlı dosyada;

-Tarım Kredi Marketler’in kuruluş amacı ve mevcut tedarik yapısı

-Çiftçi kaynaklarından yapılan sermaye transferleri

-Zarar bilançosu ve finansman modeli

-Kira sertifikası yoluyla borçlanma süreci

-Modelin sürdürülebilirliği

Tarım Kredi’den üreticiye vade farksız girdi desteği
Tarım Kredi’den üreticiye vade farksız girdi desteği
İçeriği Görüntüle

tüm yönleriyle ele alınacak. Yazı dizimizin ilk bölümü Pazartesi.