Türkiye süt hayvancılığı, tarihinin en belirsiz dönemlerinden birini yaşıyor. Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), 2026 yılına ilişkin çiğ süt ve buzağı desteklemeleri ile 1 Nisan’da güncellenmesi gereken çiğ süt tavsiye fiyatının halen açıklanmamış olmasına sert tepki gösterdi. Artan maliyetler ve finansmana erişim engelleri nedeniyle üreticinin üretimden kopma noktasına geldiği vurgulandı.
"Ne Kazanacağını Bilmeden Üretim Yapılamaz"
TÜSEDAD tarafından yapılan açıklamada, üreticinin en temel sorusunun "Ne kazanacağını bilmeden üretimi nasıl sürdüreceğim?" olduğu belirtildi. 1 Nisan 2026 itibarıyla geçerli olması gereken yeni süt fiyatlarının açıklanmaması, yem tedarikinden işletme planlamasına kadar tüm süreçleri felç etmiş durumda.
Üreticiyi Kıskaca Alan 4 Temel Sorun
Sektörün sürdürülebilirliğini tehdit eden unsurlar şöyle sıralandı:
Maliyet Patlaması: Bölgesel savaşların etkisiyle lojistik maliyetlerinde %40-60 artış yaşanırken; akaryakıt, elektrik ve yem hammaddesindeki dışa bağımlılık maliyetleri katladı.
Kredi Limitleri Çağın Gerisinde Kaldı: Ziraat Bankası’nın hayvansal üretim kredi üst limitlerinin 2024’ten bu yana sabit kalması, enflasyon karşısında üreticinin finansmana erişimini imkansız hale getirdi.
Destekleme Belirsizliği: 2026 yılı buzağı ve çiğ süt desteklerinin açıklanmaması, çiftçinin nakit akış planlamasını bozdu.
Süt Hayvanları Kesime Gidiyor: Belirsizlik nedeniyle küçük ve orta ölçekli işletmelerin üretimden çekilmesi, süt ineklerinin kesime gönderilmesi riskini doğuruyor. Bu durum, yakın gelecekte bir "Et ve Süt Krizi" habercisi olarak nitelendiriliyor.
"Sektörün belirsizliğe terk edilmesi sadece üreticiyi değil; sanayicinin hammadde güvenliğini ve tüketicinin sağlıklı gıdaya erişimini de doğrudan tehdit etmektedir."
TÜSEDAD'ın Acil Eylem Çağrısı
Dernek, gıda arz güvenliğinin korunması için şu adımların hızla atılmasını talep ediyor:
Hızlı Güncelleme: Ulusal Süt Konseyi, maliyet bazlı yeni tavsiye fiyatını vakit kaybetmeden ilan etmelidir.
Destek Ödemeleri: 2026 destek miktarları açıklanmalı ve ödemeler bir takvime bağlı kalmaksızın hızla hesaplara yatırılmalıdır.
Finansman Kolaylığı: Kredi üst limitleri, güncel girdi maliyetleri göz önüne alınarak acilen yükseltilmelidir.
Yerli Yem Seferberliği: Yem hammaddesinde dışa bağımlılığı azaltacak stratejik adımlar atılmalıdır.
"Yarının Arz Krizi Bugünün İhmalinden Doğar"
Açıklamanın sonunda, tarım ve hayvancılığın stratejik bir sektör olduğu hatırlatılarak, üreticinin korunmadığı bir senaryoda gıda enflasyonunun durdurulamayacağı vurgulandı.



