Sadettin İnan / İthal besilik dana dağıtımında uygulanan kapasite kriterleri, "uyanık" işletmeciler için haksız kazanç kapısına dönüştü. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sahte kapasite raporlarının önüne geçmek için getirdiği "gölgelik" şartının, yolsuzluğu engellemek bir yana, usulsüzlüğe yasal kılıf hazırladığı iddia ediliyor. Kendi küpe kayıtlarını esas almayan Bakanlığın, siyaseten güçlü isimlerin milyonluk haksız kazanç elde etmesine zemin hazırladığı öne sürülüyor.
Telli Araziden Sonra Şimdi de 'Göstermelik Gölgelik' Dönemi
Geçmiş yıllarda işletmesinin yanındaki boş tarlayı telle çevirip yüksek kapasite raporu alarak hakkından fazla ithal hayvan alanların deşifre olmasının ardından Bakanlık bu yıl yeni bir adım atmıştı. Ancak bu yıl getirilen "gölgelik ve sundurma" şartı da hileyi durdurmaya yetmedi.
Üreticilerden gelen tepkilere göre; kapasitesini kağıt üzerinde artırmak isteyen bazı işletmeciler, telle çevirdikleri boş alanlara göstermelik gölgelikler inşa ederek "besi çiftliği" süsü veriyor. Bu sayede 1.000 başlık fiili kapasitesi olan bir işletme; normal şartlarda 140-150 ithal hayvan alabilecekken 3.000, hatta 5.000 hayvan alma hakkı kazanarak, ithal hayvandan aslan payını kapıyor.
Bakanlık Kendi Verisinden Neden Kaçıyor?
Skandalın en dikkat çekici boyutu ise çözümün çok basit olmasına rağmen uygulanmaması. Bakanlığın sahte evrakla mücadele etmek için dışarıdan alınan kapasite raporlarına değil, kendi sistemindeki "son 2-3 yıllık kulak küpesi kayıtlarını" dikkate almış olsa usulsüzlük baştan önlenmiş olacak.
Ancak Bakanlığın kendi küpe verilerini esas almaması, ithal hayvanda büyük bir vurguna kapı aralarken, dürüst üreticilerin de hakkı gasp edilmiş oluyor. Bu durum "Bakanlık kendi kayıt sistemine güvenmiyor mu?" sorusunu da gündeme getiriyor.
Rakamlar Yalan Söylemiyor: Polatlı ve Sincan Arasındaki 'İthal' Tezat!
İthal besilik hayvan dağıtımındaki adaletsizlik, ilçe bazlı resmi rakamlara bakıldığında skandalın boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Ankara’nın hayvancılık merkezi sayılan ve besi hayvanı varlığı açısından Sincan’ın tam iki katı büyüklüğe sahip olan Polatlı, ithal hayvan pastasından hak ettiği payı alamadı.
Resmi verilere göre; hayvan varlığı çok daha yüksek olan Polatlı ilçesine 10 bin 895 baş ithal besilik hayvan kontenjanı ayrılırken, hayvan varlığı Polatlı’nın yarısı kadar olan Sincan’a ise 10 bin 263 baş hayvan tahsis edildi. Neredeyse kafa kafaya getirilen bu rakamlar, kapasite raporlarındaki hileyi gözler önüne serdi.
Polatlı’daki binlerce gerçek üretici kapasite kısıtlamasına takılırken, Sincan’daki işletmelerin hayvan varlıklarına oranla bu denli yüksek kontenjan alması, "göstermelik gölgelik" ve "siyaseten güçlü isimler" iddialarını kanıtlar nitelikte bir tablo ortaya koydu.
ANKARA’DA İTHALAT ADALETSİZLİĞİ:
POLATLI: Hayvan Varlığı (Sincan'ın 2 Katı) ➔ İthalat: 10.895 Baş
SİNCAN: Hayvan Varlığı (Polatlı'nın Yarısı) ➔ İthalat: 10.263 Baş
Sonuç: Kapasite raporu kağıt üzerinde Sincan'ı Polatlı'ya eşitledi!
Müfettiş Raporları Sümen Altı mı Edildi?
Geçtiğimiz yıl yaşanan benzer usulsüzlükler üzerine başlatılan müfettiş incelemelerinden de henüz bir sonuç çıkmış değil. Raporların akıbetinin bilinmemesi ve usulsüz işlem yapanlara herhangi bir yaptırım uygulanmaması, yolsuzluğa göz yumulduğu iddialarını güçlendiriyor.
Vurgunun 'Sabıka' Dosyası Kabarık: Bakanlık İlk Kez Çalkalanmıyor!
Bugün yaşanan "gölgelikli kapasite hilesi", ithal hayvan pazarında dönen ilk skandal değil. Sektör paydaşları, Bakanlığın kendi sistemindeki kulak küpelerine güvenmemesinin faturasının yıllardır üreticiye kesildiğini hatırlatıyor. Geçmişte de sahte belgeler, Cimer’e giden şikayetler ve milyonluk komisyon iddiaları tarım kulislerini sarsmıştı. İşte hafızalardan silinmeyen o "vurgun" haberleri:
İlgili Haber: İthal hayvanda sahte belgeyle vurgun! Tarım Bakanlığı harekete geçti
İlgili Haber: Tarım Bakanlığı sahte belge skandalı ile çalkalanıyor: Besiciler Bakanı Cimer'e şikayet etti
İlgili Haber: İthal besilik danada skandal vurgun: Hayvan başı 30 bin lira komisyonla köşeyi dönüyorlar!
Geçmişte "harekete geçtik" diyen ancak müfettiş raporlarını bir türlü sonuçlandırmayan Bakanlığın, bugün aynı kapıyı "gölgelik şartıyla" tekrar aralaması, "Bu rant kimlerin cebine gidiyor?" sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
"Siyasi Güç" Haksız Kazanca Dönüşüyor
İthal besilik hayvanda talebin çok, arzın kısıtlı olması nedeniyle oluşan rantın büyüklüğü, gözleri siyaseten güçlü figürlere çeviriyor. Hileli kapasite raporları sayesinde milyonluk haksız kazanç elde eden bu kişiler, gerçek besicinin ucuz materyale ulaşmasını engellerken, hayvancılığa da büyük bir darbe vuruyor.




