Tarım ve Orman Bakanlığı’nın en kritik birimlerinden biri olan Strateji Geliştirme Başkanlığı’nda yaşananlar, kamuda liyakat ilkesinin nasıl aşındırıldığını gösteren çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Kağıt üzerinde yapılan atamalar, fiiliyatta boş kalan makamlar ve birbiri ardına değişen vekaletler; kurumsal yönetimin yerini keyfi kararların aldığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Tarım Bakanlığı’nda paralel yapı iddiası: Atamalara “Tarım Akademi” gölgesi
Tarım Bakanlığı’nda paralel yapı iddiası: Atamalara “Tarım Akademi” gölgesi
İçeriği Görüntüle

Atandı ama göreve başlamadı

Geçtiğimiz yıl Strateji Geliştirme Başkanlığı’na, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın özel kalem müdürü ve AK Parti Konya eski milletvekili İlhan Yerlikaya’nın oğlu Mehmet Yerlikaya, Cumhurbaşkanlığı kararıyla atanmıştı. Ancak bu atama, kamu yönetimi açısından alışılmadık bir süreci beraberinde getirdi.

Yerlikaya, resmi olarak atanmasına rağmen görevine fiilen hiç başlamadı. Bakan Yumaklı’nın onayıyla Erkan Tek başkanlığa vekaleten görevlendirildi. Böylece Strateji Geliştirme Başkanlığı, asaleten atanmış ama göreve gelmeyen bir isim ile fiilen görev yapan bir vekil arasında sıkışmış oldu.

Görev yok, yetki yok; maaş var

Asıl tartışma konusu olan nokta ise bu sürecin mali ve idari boyutu oldu. Mehmet Yerlikaya, Strateji Geliştirme Başkanlığı’nda herhangi bir görev icra etmeden, daire başkanlığına bağlı özlük haklarından yararlandı ve genel müdür maaşı aldı. Başkanlığa hiç uğramayan, kurumsal işleyişte rol almayan bir ismin bu statüde tutulması, “makam mı korunuyor, kişi mi?” sorusunu gündeme taşıdı.

Bu tablo, kamu yönetiminde görevin değil unvanın, sorumluluğun değil yakınlığın esas alındığı yönündeki eleştirileri derinleştirdi.

Vekil çalıştı, görevden alındı

Yaklaşık bir yıl boyunca Strateji Geliştirme Başkanlığı’nı fiilen yöneten Erkan Tek ise, tüm bu sürecin sonunda görevden alındı. Başkanlıkta iş ve işlemleri yürüten, bütçe ve strateji gibi kritik alanlarda sorumluluk üstlenen Tek’in görevden alınmasıyla birlikte, bu kez yeni bir vekalet düzeni kuruldu.

Erkan Tek’in yerine Göktuğ Bağlı vekaleten görevlendirildi. Bağlı, 13 Ocak itibarıyla başkanlık görevine başladı. Böylece aynı makam, bir yıl içinde asaleten atanıp hiç görev yapmayan bir isim, görev yapan bir vekil ve ardından yeniden değişen bir vekil arasında el değiştirmiş oldu.

Strateji birimi stratejisiz mi?

Strateji Geliştirme Başkanlığı; bütçe, performans programı, yatırım planlaması ve kurumsal hedefler gibi bakanlığın omurgasını oluşturan alanlardan sorumlu. Böylesi kritik bir birimde yaşanan bu belirsizlik, sadece bir personel meselesi değil; kamu kaynaklarının yönetimi ve kurumsal akıl açısından da ciddi bir sorun alanı oluşturuyor.

Başkanlığa Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atama yapılmasına rağmen, vekaletle yönetilmesi, buna rağmen asaleten atanmış bir isme hiç bir görev yapmadan tüm haklardan yararlandırılması; kamuda “görev yapan mı, atanmış olan mı korunuyor?” sorusunu kaçınılmaz kılıyor.

Liyakat yerine sadakat mi?

Yaşananlar, Tarım ve Orman Bakanlığı özelinde, kamu yönetiminde uzun süredir tartışılan liyakat–sadakat gerilimini bir kez daha gündeme taşıyor. Görev tanımı olmadan maaş alanlar, çalışan ama görevden alınanlar ve sürekli değişen vekaletler; kurumsal yapının kişisel tercihlere göre şekillendiği algısını güçlendiriyor.

Bu tablo, yalnızca bir başkanlığın iç meselesi değil. Aynı zamanda kamuda adalet duygusunu, çalışma barışını ve kurumsal güveni zedeleyen yapısal bir soruna işaret ediyor.

Asıl soru ortada duruyor

Strateji Geliştirme Başkanlığı’nda yaşanan bu süreç, şu temel soruyu yanıtsız bırakıyor: Kamuda makamlar, görev yapmak için mi var; yoksa bazı isimlerin statü ve özlük haklarını korumak için mi? Bu soruya net bir yanıt verilmediği sürece, Tarım Bakanlığı’nda yaşanan bu örnek, liyakat tartışmalarının sembol dosyalarından biri olmaya devam edecek.