TMO Genel Müdüründen ayçiçek yağı açıklaması: Fiyatları aşağıya çektik!

Ayçiçek yağı fiyatlarının 200 liraları görmesi üzerine açıklama yapan TMO Genel Müdürü, “5 litrelik Ayçiçek yağını 129 liradan satışa sunduk. Amacımız piyasadaki yağ fiyatlarının aşağıya çekilmesiydi ki şimdiden 5 litrelik yağlar 150-160 liralara geriledi.” dedi. 

TMO Genel Müdüründen ayçiçek yağı açıklaması: Fiyatları aşağıya çektik!
banner282

Basın mensuplarına değerlendirmeler yapan Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Ahmet Güldal, yağ fiyatlarını frenlediklerini iddia etti. Rusya’dan yaptıkları ayçiçek yağı sevkiyatında herhangi bir problem olmadığını belirten Güldal, “Şu ana kadar 42 bin tonluk ayçiçek yağı almayı planladık. Bunun 24 bin tonu geldi. Yüklemede olan, teslim yerinde hazır bekleyen 18 bin ton yağımız da geliyor. İhtiyaç durumunda ilave tedarik imkanlarımız da mevcut.” dedi.

TMO’nun yurtdışından getirdiği yağları perakende olarak piyasaya sürdüğünü aktaran Güldal,  “Kendi satış noktalarımız, Tarım Kredi Kooperatif Marketler ve PttAVM.com üzerinden 5 litrelik Ayçiçek yağını 129 liradan satışa sunduk. Amacımız piyasadaki yağ fiyatlarının aşağıya çekilmesiydi ki şimdiden 5 litrelik yağlar 150-160 liralara geriledi.” ifadelerini kullandı. 

TMO’NUN, DESTEĞİ OLMASAYDI MEVCUT HAYVAN VARLIĞI AZALMIŞ OLACAKTI

İç piyasada özellikle küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiricilerinin yem maliyetlerinin azalmasına önemli katkı sağlayarak buradaki maliyet artışının et ve süte yansımasının önemli bir miktarda önüne geçildiğini anlatan Güldal, “Kurumumuza verilen görev gereği yem regülasyonu yaptık. Binlerce üreticiye yarı fiyatına arpa ve mısır sattık ki bunlar en önemli yem ham maddelerinden ikisidir. TMO’nun, bu desteği olmasaydı mevcut hayvan varlığı azalmış olacaktı. Yaklaşık 4 milyon ton yem hammaddesini 7-8 ayda üreticiye ulaştırarak yem maliyetlerini azalttık. Eğer bunu yapmasaydık dünyada olduğu gibi bizde de yumurtada, ette, sütte çok daha yüksek rakamları konuşuyor olurduk” dedi.

UNUN ÇUVALINI NİSAN AYINDA 240 TL’DEN VERECEĞİZ

Fiyatlardaki aşırı hareketlerin önüne geçilmesi noktasında bir başka çalışmalarının da un regülasyonu olduğunu anlatan Güldal, “Un regülasyonunu 2021 Eylül ayından itibaren başlattık. Bize başvuran fabrikalara, belirlediğimiz fiyattan fırınlara un ulaştıracaklarını taahhüt etmeleri halinde sübvansiyonlu buğday vermeye başladık.

Uygulama başlangıcında 50 kiloluk bir un çuvalının taahhüt fiyatı 185 liraydı, yakın zamana kadar 200-210 lira civarıydı. Şimdi nisan ayında 240 lira olarak uygulayacağız. Piyasa fiyatlarından en az 120 TL düşük fiyatla fırıncılarımıza un verilmesini sağlıyoruz. Eğer bu önlemi almasaydık fırıncıya daha yüksekten un satılmasının önü açılacaktı. Geldiğimiz noktada sanayicilere verdiğimiz 3,2 milyon ton ekmeklik buğday un olarak fırıncılarımıza ulaştı. Bu şekilde unun maliyetini minimize ettik. Böylece TMO üzerinden unu sübvanse ederek ekmek fiyatlarının yükselmesine bir fren konulmuştur.” dedi.

Güldal, taahhütlere uyulup uyulmadığına ilişkin denetimler de yaptıklarını anlatarak, “Bize taahhüt veren un sanayici ve fabrikalarını takip ediyoruz. Taahhüdüne uymayan un fabrikasına bir yıl süreyle TMO’dan buğday vermiyoruz. Un sanayicilerimizin yüzde 95’i taahhütlerine uyuyor.” dedi.

TMO OLARAK UCUZ BAKLİYAT SATIYORUZ

Türkiye’nin bakliyat stokunun yeterli olduğunu anlatan Güldal, “Sayın Bakanımız da açıkladı, bakliyatımız bir sonraki sezona devir yapacak düzeyde stoklarda mevcut. Baldo pirinç, Osmancık pirinç, mercimek çeşitleri, nohut çeşitleri, kuru fasulye bunları piyasanın yaklaşık olarak yüzde 30-50’si arasında daha ucuza satıyoruz. Rağbet te çok fazla. Burada yine satışlarımızı TMO Satış Noktaları, Tarım Kredi Kooperatif Marketler ve PttAVM üzerinden yapıyoruz. Özellikle Ramazan’da bu makul fiyatlardan yararlanmak isteyen halkımız ürünlerimizden rahatlıkla temin edebilirler.” dedi.

YENİ SEZONDA HİÇBİR ÜRETİCİ MAĞDUR EDİLMEYECEK

Ülkemizin bu sezon geçen sezona oranla yüzde 50’nin üzerinde daha iyi bir yağış aldığını anlatan Güldal, “Nisan ve mayıs yağışlarının da mevsim normallerinde geleceği öngörülüyor. O şekilde gerçekleşirse 2021 yılında yaşadığımız kuraklık nedeniyle gerçekleşen düşük rekolte, bu yıl yerini daha verimli daha yüksek bir rekolteye bırakacak. Burada elbette artan girdi maliyetlerine karşı üreticimiz korunacaktır. Üreticinin ürünü mutlaka değerli olacaktır. Üreticimiz emeklerinin karşılığını bulacaktır.” dedi.

TARIMDANHABER

Güncelleme Tarihi: 04 Nisan 2022, 16:48
YORUM EKLE
YORUMLAR
Aynı Tas Aynı Hamam
Aynı Tas Aynı Hamam - 2 ay Önce

Gerçeklerden uzak açıklamalar, akşam çıkarken herhangi bir markete uğramanız yeter.

Geveze
Geveze - 2 ay Önce

Seninde gitmen yakindir