Zeytin ağacı kutsallığını koruma mücadelesi veriyor

Kutsal zeytin ağacı kutsallığını koruma mücadelesi veriyor. Zeytinlikler bu yasama dönemi kurtuluyor ama ya gelecek dönem? İnsanlık tarihi kadar eski zeytin ağaçları, son dönemlerde ciddi tehlike ile karşı karşıya kalıyor.

Zeytin ağacı kutsallığını koruma mücadelesi veriyor
banner200
banner217

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD)'nin yayın organı olan 'EKONOM'da Hüseyin Gökçe'nin imzasıyla yayınlanan dosya haberde, zeytin ağaçlarını bekleyen tehlikeye dikkat çekildi.

Soma'nın Yırca Köyü'nde termik santral yapımı için kesilen 6 bin zeytin ağacıyla ilgili yankılar sürerken, TBMM'de komisyonda bekleyen “Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"nın zeytin ağaçlarının geleceğiyle ilgili endişeleri arttırdığına dikkat çekildi.

SEÇİM SONRASINA KALDI

Hükümet tarafından bir süre önce TBMM'ye gönderilen tasarı, seçim sebebiyle takvimin sıkışması yüzünden büyük ihtimalle kadük olacak ve bu yasama döneminde çıkmayacak. Ancak zeytinliklerle ilgili köklü değişiklikler getiren düzenlemenin, 7 Haziran'da yapılacak seçimin ardından oluşturulacak yeni kabine tarafından tekrar gündeme getirilmesinin önünde herhangi bir engel bulunmuyor.

25 DÖNÜMÜN ALTINDAKİLER TEHLİKEDE

Tasarı komisyonda beklediği haliyle yasalaşırsa, koruma altındaki zeytin alanlarına ilişkin arazi büyüklüğünün alt sınırı 10 dönümden 25 dönüme çıkarılıyor. Başka bir ifade ile yasanın mevcut halinde 10 dönüm ve üzerindeki zeytinliklerde herhangi bir yatırım ve yapılaşmaya izin verilmezken, tasarının yasalaşması halinde, 25 dönüm ve üzerindeki araziler koruma kapsamında olacak. Uzmanlara göre Türkiye'de zeytinliklerin önemli bir kısmının 5-10 dönümlük parseller halinde yoğunlaştığının göz önüne alınması durumunda, tasarının zeytinlikler için ne derece önem arz ettiği ortaya çıkıyor.

Zeytinlikleri bekleyen tehlike ise her türlü sanayi tesislerinin yapılması, maden araması ya da şehirleşmeye yönelik yatırımlara açılması olarak sıralanıyor.

ÇİFTÇİ KARŞI ÇIKIYOR

Zeytin tasarısına gerek muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, gerekse çiftçi örgütleri ciddi şekilde karşı çıkıyorlar. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, tasarının tanım değişikliğiyle küçük zeytinliklerin bozulması riskinin doğdurduğunu vurgularken, “Zeytin Kanununda sadece zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmelerinin kuruluşu Bakanlığın iznine tabi iken kapsam genişletilmiştir. Büyüklüğü 25 dekarın altındaki zeytinlik alanları jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, madencilik faaliyetleri, elektrik üretimine yönelik yatırımlar, petrol ve doğalgaz arama ve işletme faaliyetleri, savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlara açık hale getirilmiştir" ifadelerini kullanıyor.

ÜRETİCİ MAĞDUR OLACAK

Hükümet tarafından zeytincilikte dünya ikinciliğinin hedeflendiğini, kararın hem bu hedefe hem de mevcut ekonomik kazançlara olumsuz etki edeceğini belirten Bayraktar şunları söyledi:

“Bu durumda geçimini zeytinliklerden sağlayan üreticilerimiz de mağdur olacaklardır. Zeytinlik alanlarda arama işlemleri tamamlandıktan sonra bu alanlar yeniden tarıma kazandırılmaya çalışılsa bile, tarımı bırakan, üretimden uzaklaşan üreticilerin yeniden tarıma dönmesi mümkün görülmemektedir. Zeytin yetiştirilen alanlarda yapılacak faaliyetler nedeniyle doğal yapısı bozulan toprağın verim gücü düştüğü gibi, toprak ve su erozyonuna açık hale gelecek, çölleşme riski daha da artacaktır. 1 cm kalınlıktaki bir toprağın oluşabilmesi için en az bir asır geçmesi gerektiği dikkate alındığında telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır.

Çimento fabrikasından çıkan tozların zeytin ağaçları üzerindeki etkisini tespit etmek amacıyla yapılan bir araştırmada, filiz boylarının, yaprak sayısının, tane iriliğinin ve yağ miktarının azaldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar bacalarda filtre kullanılsa da olumsuz etkileri önlemek pek de mümkün olmamaktadır"

MUHALEFET UYARDI

Zeytin tasarısına yönelik olarak parlamentoda da çok sayıda milletvekili tepki açıklamaları yaptı. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'e yazılı soru önergesi vererek tasarının zeytinlikleri yok edeceği uyarısında bulundu.

CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz ise TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, “Zeytin sahasına hayvan soktuğunuz zaman 6 ay hapis cezasına çarptırılıyorsunuz ama 25 dönüm zeytinliği yok ettiğiniz zaman size hiç kimse bir şey söylemiyor" dedi.

Zeytin ağaçlarının sıklıkla yer aldığı Ege ve Marmara bölgelerinde yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları, bazı oda ve borsa başkanları da zeytinlikler için tehlike içeren tasarı için çeşitli platformlarda tepkilerini dile getirdiler.

Yazının başında da belirttiğimiz gibi, olağanüstü bir gelişme olmazsa tasarı 'şimdilik' kadük kalmış gibi görünüyor. Ancak önümüzdeki dönemde yeniden gündeme alınmaması için somut bir gerekçe de bulunmuyor.

VAR YILI YOK YILI

Peki literatürde 'kutsal' olarak geçen zeytin ağacı ekonomiye ne katkı sağlıyor? Zeytin ağaçları doğaları gereği “periyodiste" gösteriyor. Halk dilinde ise “Var yılı ve yok yılı" yaşıyor. Yani bir yol çok meyve veren zeytin ağacından, ertesi yıl daha az ürün alınıyor.

Türkiye dünyanın önemli zeytinyağı üreticileri ve ihracatçılarından birisi. Ancak belirli dönemlerde içeride ürün bulmakta sıkıntı çeken sanayiciler, ham yağ ithal ederek bunu ihracat ürününe dönüştürüp satıyor.

Dünya zeytin üretiminde ilk sıralarda yer alan Türkiye'nin önünde, İspanya, Yunanistan, İtalya gibi ülkeler geliyor. Bizi Fas, Suriye ve Tunus takip ediyor. Ancak dünya üretiminde AB ülkeleri açık ara önde bulunuyor.

Türkiye'de zeytin; Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yetiştirilirken, İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Balıkesir, Hatay, Mersin, Çanakkale, Bursa gibi iller üretimde ön plana çıkıyor.

İHRACATTA ÖNEMLİ BİR GELİR SAĞLIYOR

Türk kahvaltı kültüründe sofraların vaz geçilmez ürünü olan zeytinin yağlık olarak değerlendirilen kısmı Türkiye'ye ciddi ihracat geliri getiriyor. Üretimin fazla olduğu 2012 yılının ardından 2013'te zeytinyağı ihracatından 436 milyon dolar gelir sağlayan Türkiye, geride bıraktığımız 2014 yılında ise zeytinyağı ihracatından 226.5 milyon dolar gelir elde etti.

Tasarı ile ilgili gelişmeler üreticilerin moralini bozarken, Türkiye'de zeytin ağaçlarının bulunduğu alan, zeytin ağacı sayısı ve zeytinyağı üretimi ciddi artış gösterdi. Son 15 yılda üretim alanı yüzde 38.5, zeytinyağı üretimi yüzde 192, ağaç sayısı ise yüzde 70 artış gösterdi.

2001-2002 üretim döneminde 600 bin hektar olan zeytin üretim alanı, 2006'da 711 bin hektara, 2012'de 813 bin hektara, içinde bulunduğumuz 2014-2015 sezonunda ise 831 bin hektara yükseldi. Üretim alanlarındaki artış doğal olarak zeytin ağacı sayısındaki artışı da beraberinde getirdi. 2001 yılında Türkiye'de 99 milyon zeytin ağacı bulunurken, ağaç sayısı 2006'da 130 milyona yükseldi. 2012'de 158 milyona yaklaşan zeytin ağacı, 2013'te 167 milyon, 2014'te ise 169 milyona çıktı.

Zeytinyağı üretimi ise yıllara bağlı olarak iniş çıkışlı bir seyir izledi. Ancak 2001'de 65 bin ton olan zeytinyağı üretimi 2012-2013 döneminde 200 bin tonun üzerine çıkarken, 2014-2015 sezonunda ise üretimin 190 bin ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

ZEYTİNYAĞI PRİMLERİ DEVAM ETMELİ

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'nin zeytinden daha iyi yararlanabilmesi için zeytinyağı primlerinin devam ettirilmesi gerektiğini, ayrıca sofralık zeytin üretimine de prim verilmesi gerektiğini kaydetti. İhracatta tanıtım atağıyla yeni pazarlar bulunmasının önemine işaret eden Bayraktar,

“Sadece üretim artışına değil, pazarlama olanaklarına da odaklanılmalı, stok müessesesi oluşturulmalı, hangi amaçla olursa olsun zeytinliklerin tahrip edilmesi önlenmeli" ifadelerini kullanıyor.

-500 yıllık ağaçların meyveleri açık arttırma ile satılacak

Yazımızın başında zeytinin tarihçesinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu belirtirken, 7-8 yılda verim vermeye başlayan ve kaç yaşında olursa olsun, verimliliğini kaybetmeyen mucize bir ağaçtan bahsettiğimizi tekrar hatırlatmakta fayda var.

Ege'nin başladığı yer olarak bilinen, bir çok kişinin Balıkesir'de olduğunu zannettiği ancak idari olarak Çanakkale'ye bağlı olan Küçükkuyu ilçesinde 5 yıldır zeytin hasadının ardından Zeytin Kurtuluş Şenlikleri düzenleniyor. Şenliğin ismindeki 'kurtuluş' kavramı zeytinden kurtulma değil, zeytin ağacının hasattan sonra rahatlaması gibi bir anlam içeriyor.

Zeytin Kurtuluş Şenlikleri çerçevesinde konuşmacı olarak katılma imkanı bulunduğum panelde, birbirinden ilginç konular tartışmaya açıldı.

TARİHİ AĞAÇLARDAN TARİHİ YAĞ

Panelde konuşan İzmir'in Seferihisar ilçesinin Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski kutsal zeytin ağaçlarının önemini belirmek amacıyla yeni bir proje geliştirdiklerini söyledi. Bu kapsamda yaşı 500'ün üzerinde olan zeytin ağaçlarından elde edilen ürünleri özel olarak şişeleyerek açık arttırmayla satacaklarını belirten Soyer, üzerinde “Bu yağın elde edildiği zeytin ağacı Fatih İstanbul'u fethetmeden önce yaşıyordu, bu yağın alındığı ağaç dikildiğinde Amerika henüz keşfedilmemişti" ibarelerinin yer alacağını bildirdi.

YORUM EKLE
banner151

banner251