Zeytinyağındaki teşvik modeli balda da uygulanmalı

Vitamin ve mineraller açısından çok zengin olan ve Türkiye’nin üretiminde dünya lideri olduğu çam balının daha fazla ihraç edilebilmesi için üretiminin desteklenmesi talep edildi.

banner247
Zeytinyağındaki teşvik modeli balda da uygulanmalı
banner200
banner217

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de yıllık 15 bin ton çam balı üretimi olduğunu, ihracatının ise; 10 bin ton seviyesinde olduğunu, çam balına dünya genelinde talep olduğunu, çam balı üretimine teşvik verilmesi halinde Türkiye’nin çam balı ihracatının 100 milyon dolara ulaşabileceğini kaydetti.

Zeytinyağı teşvik sistemi model alınabilir

Türkiye’den yapılan bal ihracatında Avrupa ülkelerinin en büyük alıcı olduğu bilgisini veren Kalpaklıoğlu, “Avrupa’ya yapılan bal ihracatının yüzde 90’ı çam balı ihracatı. Avrupa Birliği standartları çok yüksek bizden çok kaliteli ürün talep ediyorlar. Üreticinin ihraç edilebilecek ürün üretmesini teşvik etmeliyiz. Burada üreticiyi Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla teşvik edebiliriz. İhracatçıya ise; Ticaret Bakanlığı katma değerli ürün ihracatına göre teşvik verebilir. Ambalajlı bal ihracatı teşvik edilmeli. Zeytinyağındaki teşvik modeli bal teşviki için örnek alınabilir” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin çam balı üretiminde ve ihracatında büyük potansiyel barındırdığının altını çizen Kalpaklıoğlu şöyle devam etti: “Çam balında Ege Bölgesi’nde büyük bir potansiyel var. Üreticinin Ege Bölgesi’ndeki üretici ve ihracatçıların dünyadaki rakipleriyle rekabet edebilmesi ve ihracata uygun kaliteli üretim yapabilmesi için desteğe ihtiyacı var. Tarım ve Orman Bakanlığımız ilaç kalıntısız, kaliteli bal üreten, bal üreticilerine destek verirse hem üretici, hem ihracatçı, hem ülkemiz kazanır. Bal üreticisi desteklenirse kalite düzelir, ihracatta hem tonaj olarak artar, hem de ortalama ihraç fiyatını arttırma şansı yakalarız. Çam balı ihracatında 100 milyon dolara ulaşacak bir potansiyel var.”

Çam balının vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir bal çeşidi olduğu bilgisini veren Kalpaklıoğlu, “Çam balının özelliği sadece Türkiye’de ve Yunanistan’ın adalarında oluyor olması. Avrupa en büyük ihraç pazarımız, Çin ve Japonya bu lezzeti tanımak, tatmak istiyor. Özellikle Japonya bu iş için iyi bir Pazar. Japonlar yeni tatlara açık bir ülke. Üretim kalitesini yükselterek Uzakdoğu pazarında konumumuzu güçlendirebiliriz” diyerek sözlerini noktaladı. 

Türkiye, 2017 yılında 23 milyon 893 bin dolarlık bal ihracatına imza atarken, 2018 yılında yüzde 7’lik artışla 25 milyon 503 bin dolara ulaştı.

TARIMDANHABER

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ülkeyi Koruyalım
Ülkeyi Koruyalım - 4 gün Önce

Diyar diyar,dağ,tepe,ova demeden gezici alıcılık yapan abilerimiz yapalım bunları.Hepimiz yapalım.Düşünün belki yıllar önce böyle yapmış onsaydık yapmayan için söylüyorum.Belki bugün diktiğimiz ağacın yada ağaçların,yahut ektiğimiz ağaç tohumlarında çıkan ağaçların yetiştiğini görüyor olurduk.Devletimiz dağların tepelerin arasında kalan vadilerde,çukur alanlarda dahi bio çeşitliliği sağlayacak bir kısım göçmen kuşların konaklayacağı üretebileceği derin olmayan ama onların yaşanmasına imkan tanıyacak küçük göletler oluşturmalı.Hatta bizler bile imkanımız elverdiğince gittiğimiz dağ gezilerinde bazı taşlarla bu dağ,bayır ve tepelerinde kunduzların oluşturduğu barajlar kadar olmasada küçük su akarlarının önüne bir takım taşlar koyarak yapabiliriz.Ayrıca hepimiz gittiğimiz kır gezilerinde mümkünse yanımıza bir fidan alsak gezdiğimiz yere diksek o olmazsa yediğimiz meyvelerin ve çevremizde gördiümüz bir takım ağaçların tohumlarını alıp saklayarak gittiğimiz dağlara taşlara ellerimizle eksek.Çevremizde gördüğümüz bir akasyanın tohumunu mesela ağaç yönünden yoksul bir tepeye ve vadiye götürüp diksek(Akasya tohumu sert kabuklu olup onun dış kabuğunu bir yerde Bir taşa vs. biraz sürtüp aşındırırsak tohumun içine hasar vermeden)ne kadar güzel olur.Çevremizize duyarlı olma anlamında söylüyorum bunları tabi.Akasya arsız bir ağaç olup ileride belki bölgede çoğalma bile gösterebilir yaygın kökleriyle.Akasya güzel çiçekli ve kokusu hoş olan bitki olmakla beraber hem tabiatta dolaşan arılar için de nektar kaynağıdır.Topragın azot ve karbon miktarının artmasında öncüdür.Toprağı bitkisel atık anlamında canlı tutar.Organik madde yönüyle zenginleştirir.Toprak örtüsünce fakir bölgelerde erozyonu önleyici etkiye sahiptir.Baraj kenarlarına pikniğe gidince edebiliriz mesela.Bunları yapalım arkadaşlar Allah için Allah.Kurt,kuş,börtü böcek,yahut bir insan evladı istifade etse ne iyi olur.Sadece akasya değil tabi.Badem olur.ceviz olur,Kuş burnu,armut,akça ağaç vs.Yapalım arkadaşlar Allah için.Bakarsınız büyük hesap gününde hiç farkına varmadan sevap tefleriniz kabarır,bu sebeple belki iki cihanda hayatlarımız cenenete döner.Allah için lütfen.Ülkemizi seviyorsak alışkanlık haline getirelim ülkemizi cennete çevirelim.

banner248
banner151