Haber Merkezi / Geçen yıl Eylül-Aralık döneminde Rusya ve Ukrayna birlikte yaklaşık 3,5 milyon ton ayçiçek yağı sevk etmişti. Bu yıl alternatif demiryolu ve karayolu rotalarının en fazla 1 milyon ton taşıyabileceği hesaplanıyor. Sonuç: 2,5 milyon tonluk potansiyel tedarik açığı.

2022’de ne olmuştu?

Ayçiçek yağı ton başına 1.420 dolardan 2.000 doların üzerine fırlamış, soya yağı 2.008, palm yağı 1.960 dolara çıkmıştı. Üç ayda bitkisel yağ kompleksi ton başına 450-550 dolar yükselmişti.

2026 daha kırılgan

O dönem ana kesinti Ukrayna kaynaklıydı. Bugün hem Rusya hem Ukrayna’da limanlar ve lojistik altyapı ağır hasar altında. Rekor hasat, ürün alıcıya ulaşamadığı sürece değersiz kalıyor.

Ayçiçek yağı şu an 1.220 dolar civarında. Soya yağı 1.250 dolar bandında tutuluyor. Büyük bir kıtlık soya yağını 1.500 dolara, belki daha yükseğe itebilir. Palm stokları da kısıtlı olduğu için ralli tüm komplekse yayılabilir.

Savaşın acı reçetesi reyonlara indi: Sebze ve meyve fiyatları ateş pahası!
Savaşın acı reçetesi reyonlara indi: Sebze ve meyve fiyatları ateş pahası!
İçeriği Görüntüle

Aralık öncesi 300-500 dolarlık yükseliş riski

Ciddi ve uzun süreli kesinti senaryosunda soya ve palm yağında yıl bitmeden ton başına 300-500 dolarlık sıçrama dışlanmıyor.

Hindistan dünyanın en büyük ayçiçek yağı tüketicisi olarak en ağır darbeyi alabilir. Türkiye ise hem ayçiçek hem diğer bitkisel yağlarda önemli ithalatçı konumunda. Küresel fiyat şoku iç piyasada yağ fiyatlarını ve gıda enflasyonunu doğrudan etkileyebilir.

Uluslararası pazarlarda sadece çok üretmek yetmiyor. İşlevsel tedarik hattı yoksa rekor hasat küresel talebi karşılamaz. 2026-2027 konjonktüründe lojistik risk yönetimi ve alternatif hatlar devreye girmezse milyonlarca ton yağ kaynakta sıkışır, ithalatçılar panik alımına sürüklenir ve tarih kendini acı şekilde tekrar eder.