Haber Merkezi / Türkiye'de pamuk üreticisi tarladan çekilirken, tekstil sanayisinin hammadde ihtiyacı giderek daha fazla ithalatla karşılanıyor.

2026/27 sezonunda Türkiye'nin pamuk üretiminin 495 bin tona kadar gerilemesi beklenirken, pamuk ithalatının 1,1 milyon tona çıkacağı tahmin ediliyor.

Başka bir ifadeyle Türkiye, önümüzdeki sezonda kendi tarlalarında üretmesi beklenen pamuk miktarının iki katından fazlasını yurt dışından ithal edebilir.

Ancak sorun yalnızca pamuk tarlalarında yaşanmıyor. Yeni veriler, Türkiye'nin önemli ihracat sektörlerinden tekstilde yaşanan sıkıntının hazır giyimden pamuklu kumaşa doğru genişlediğine de işaret ediyor.

Pamuk Ureticisi Pamuk Tarlasi 2026

Pamukta tarladan fabrikaya dikkat çeken tablo

ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) Türkiye pamuk sektörüne ilişkin 2026/27 sezonu Eylül güncellemesini değerlendiren Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Mart ayında yapılan tahminlerle Eylül verileri arasında önemli değişiklikler bulunduğuna dikkat çekti.

Kahveci'ye göre ortaya çıkan tablo, yalnızca tarımsal üretimdeki gerilemeyi değil, tarladan ipliğe, kumaştan hazır giyime kadar uzanan üretim zincirindeki yapısal sorunları da gösteriyor.

Mart ayında Türkiye'nin pamuk üretiminin 525 bin ton olacağı tahmin edilirken, Eylül güncellemesinde beklenti 495 bin tona düşürüldü.

Daha çarpıcı değişimlerden biri ise ekim alanlarında yaşandı.

Mart ayında 310 bin hektar olarak tahmin edilen pamuk ekim alanı, Eylül güncellemesinde 275 bin hektara çekildi.

Çiftçi neden pamuktan uzaklaşıyor?

Kahveci, ekim alanlarındaki gerilemenin arkasında pamuk üreticisinin ekonomik koşullarının bulunduğunu belirtti.

Yüksek girdi maliyetleri karşısında yaklaşık 86 TL/kg düzeyindeki yerel pamuk fiyatlarının üretici açısından yeterli bir karlılık oluşturmadığını ifade eden Kahveci, desteklerin de çiftçinin üretim kararını değiştirecek seviyede olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Bunun sonucunda üreticinin pamuktan uzaklaştığını, özellikle ikinci ürün ekimlerinin yapılmadığını kaydetti.

Ortaya çıkan rakamlar da bu geri çekilmeyi ortaya koyuyor:

Mart tahmini: 310 bin hektar

Eylül tahmini: 275 bin hektar

Buna göre yalnızca iki tahmin arasında pamuk ekim alanı beklentisi 35 bin hektar aşağı çekilmiş durumda.

Turkiye Pamuk Ithalati 2026

Üretim azalıyor, ithalat yükseliyor

Pamuktaki asıl dikkat çekici tablo ise üretim ve ithalat rakamları yan yana getirildiğinde ortaya çıkıyor.

Mart ayında Türkiye'nin 2026/27 sezonunda 980 bin ton pamuk ithal edeceği tahmin edilirken, Eylül güncellemesinde ithalat beklentisi 1,1 milyon tona yükseltildi.

Aynı dönemde üretim beklentisinin 525 bin tondan 495 bin tona düşürülmesi, tekstil sanayisinin ihtiyaç duyduğu hammaddede dış kaynakların ağırlığının daha da artacağına işaret ediyor.

495 bin ton üretim, 1,1 milyon ton ithalat

Böylece Türkiye'nin ithal edeceği pamuk miktarının, kendi üreteceği pamuğun 2 katından fazla olması bekleniyor.

Türkiye'nin pamuk ithalatında ise dikkat çekici bir ülke öne çıkıyor: Brezilya.

Kahveci'nin aktardığı verilere göre Brezilya, bol ve rekabetçi fiyatlı pamuk arzıyla Türkiye pazarında yüzde 43 paya ulaşarak ilk sıraya yerleşti.

ABD ise yüzde 25'lik payla ikinci sırada bulunuyor.

Pamuk Tekstil Iplik Uretimi Turkiye

Tekstil sanayisi ithal pamukla üretimini sürdürüyor

Pamukta ortaya çıkan tabloyu önemli kılan noktalardan biri, ürünün yalnızca tarımsal bir emtia olmaması.

Tarlada üretilen pamuk; çırçırdan ipliğe, dokumadan kumaşa ve hazır giyime kadar Türkiye'nin en köklü sanayi ve ihracat zincirlerinden birinin hammaddesini oluşturuyor.

Bu nedenle pamuk üretimindeki gerileme yalnızca çiftçinin ne ekip ekmediğiyle sınırlı kalmıyor. Yerli hammaddenin azalması, tekstil sanayisinin ithal pamuğa duyduğu ihtiyacın artması anlamına geliyor.

USDA'nın Eylül güncellemesinde pamuk tüketim beklentisinin yukarı yönlü revize edilmesi de bu açıdan dikkat çekiyor.

Mart ayında 1,45 milyon ton olarak öngörülen tüketim, Eylül ayında 1,50 milyon tona yükseltildi.

İran'daki gelişmeler Türkiye tekstiline geçici nefes aldırdı

Kahveci, tüketimdeki artışın önemli nedenlerinden birinin ilkbaharda İran'da yaşanan çatışmaların oluşturduğu lojistik ve enerji sorunları olduğunu belirtti.

Uzak Doğu'daki tedarik risklerinin ardından bazı Avrupalı markaların teslimat güvencesi amacıyla siparişlerini kısa süreli olarak Türkiye'ye yönlendirdiğini kaydeden Kahveci, bu gelişmenin iplik fabrikalarının stoklarının azalmasına katkı sağladığını ifade etti.

Ancak Kahveci'ye göre bu hareketlilik kalıcı hale gelmedi.

Türk lirasının değer seviyesi başta olmak üzere makroekonomik koşullar, Türkiye tekstil sektörünün uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını sürdürüyor.

Sorun hazır giyimden kumaşa doğru genişliyor

Türkiye tekstil sektöründeki bir başka önemli gösterge ise pamuklu kumaş ihracatında ortaya çıktı.

Kahveci, daha önce hazır giyim siparişlerinde yaşanan kaybın doğrudan kumaş ihracatıyla kısmen telafi edildiğine dikkat çekerken, Eylül verilerinin bu alanda da bozulmaya işaret ettiğini belirtti.

2026'nın ilk yarısında Türkiye'nin pamuklu kumaş ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 azalarak 186 milyon metrekareye geriledi.

Kahveci, Türkiye'nin İtalya ve İspanya gibi önemli pazarlara yaptığı satışlarda da zorlandığına dikkat çekti.

Bu veri, pamukta yaşanan sorunun artık yalnızca “çiftçi pamuk ekmiyor” başlığıyla açıklanamayacağını ortaya koyuyor.

Bir tarafta yerli hammadde üretimi azalırken diğer tarafta bu hammaddeyi işleyen sanayinin dış pazarlardaki rekabet gücü de baskı altında bulunuyor.

Pamuk ihracatında da yüzde 15 düşüş

Üretimdeki gerileme pamuk ihracat beklentilerine de yansıdı.

Kahveci'nin değerlendirmesine göre pamuk ihracatının önceki pazarlama yılına kıyasla yüzde 15 azalarak 200 bin tona gerilemesi bekleniyor.

Böylece pamukta aynı anda üç farklı gösterge dikkat çekiyor:

Yerli üretim azalıyor.

İthalat artıyor.

İhracat geriliyor.

Brezilya Pamuk Ihracati Turkiye

Motorinde ÖTV’de yeni dönem! Önce sıfırlandı, sonra her ay 3 TL artacak
Motorinde ÖTV’de yeni dönem! Önce sıfırlandı, sonra her ay 3 TL artacak
İçeriği Görüntüle

Olumlu gelişme sürdürülebilir pamukta

Sektördeki olumsuz göstergelere karşın sürdürülebilir ve izlenebilir pamuk üretiminde ise yukarı yönlü bir hareket bulunuyor.

Avrupa ve ABD'li markaların izlenebilirlik taleplerinin etkisiyle gelişen Better Cotton kapsamındaki üretim beklentisi, Mart ayındaki 169 bin 500 ton seviyesinden 183 bin tona yükseltildi.

Kahveci, İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (İPUD) öncülüğünde yürütülen bu üretimin sektör açısından olumlu göstergelerden biri olduğunu belirtti.

Kahveci: Tarım ve sanayi ayağında yapısal kriz derinleşiyor

USDA'nın Eylül verilerini bir bütün olarak değerlendiren Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci'ye göre, ortaya çıkan tablo pamuk çiftçisi ile tekstil sanayisinin sorunlarının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini gösteriyor.

Kahveci, Türkiye tekstilinin Uzak Doğu'daki gelişmeler sayesinde dönemsel olarak nefes aldığını ancak temel sorunun devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

Türkiye tekstili, Uzak Doğu'daki krizler sayesinde dönemsel nefes alsa da tarımda pamuk çiftçisini kaybettiğimiz, sanayide ise artık sadece konfeksiyon siparişlerini değil, kumaş ihraç etme kabiliyetimizi de yitirmeye başladığımız bir eylül tablosuyla karşı karşıyayız.”

Ortaya çıkan rakamlar, Türkiye açısından pamuktaki tartışmanın artık yalnızca bir tarım ürünü veya çiftçi gelirleri tartışması olmadığını gösteriyor.

Tarladaki pamuk üretiminin gerilemesi ile tekstil sanayisinin rekabet kaybı aynı üretim zincirinin iki farklı ucundaki sorun olarak öne çıkıyor.