Üretimi Tarım Bakanlığı planlıyor, piyasayı kim yönetiyor? Ayçiçeği kararındaki “mutabakat” tartışma yarattı

Ayçiçeğinde gümrük vergisinin hasat döneminde yüzde 20'de tutulup 1 Ekim'den itibaren yüzde 12'ye indirilmesi, tarımda üretim planlamasının yanında “piyasa düzenini kim yönetmeli?” tartışmasını da gündeme getirdi. Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, Ticaret Bakanlığı'nın kararın Tarım ve Orman Bakanlığı ile “mutabakata varılarak” alındığını açıklamasına dikkat çekerek, “Tarım bütünlüklü olarak kendi ayakları üzerinde dursun isteniyorsa kamu otoritesi tek otorite olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Ticaret Bakanlığı, yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında uygulanan gümrük vergisinin dönemini yeniden düzenledi.

Bakanlığın 27 Ağustos tarihli açıklamasına göre, yerli üreticiyi hasat döneminde korumak amacıyla yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında mevcut yüzde 20 oranındaki gümrük vergisi 30 Kasım'a kadar uygulanmaya devam edecek.

1 Ekim 2026 tarihinden itibaren ise yağlık ayçiçeği tohumunda gümrük vergisi yüzde 12'ye indirilecek.

Motorinde ÖTV’de yeni dönem! Önce sıfırlandı, sonra her ay 3 TL artacak
Motorinde ÖTV’de yeni dönem! Önce sıfırlandı, sonra her ay 3 TL artacak
İçeriği Görüntüle

Ticaret Bakanlığı düzenlemenin gerekçesini; Karadeniz Bölgesi'ndeki gelişmeler, Avrupa'da etkili olan kuraklık nedeniyle yağlık ayçiçeği tohumunda meydana gelmesi olası arz güvenliği ve fiyat artışı riski ile sanayicilerin uygun fiyatlı ve yeterli hammaddeye zamanında ulaşmasının sağlanması olarak açıkladı.

Ancak açıklamadaki bir ifade, tarım politikalarının nasıl yönetildiğine ilişkin daha temel bir tartışmayı beraberinde getirdi.

“Tarım ve Orman Bakanlığı ile mutabakata varılmıştır”

Ticaret Bakanlığı açıklamasında, 1 Aralık'tan itibaren uygulanacak yüzde 12'lik gümrük vergisine ilişkin “Tarım ve Orman Bakanlığı ile mutabakata varılmıştır” ifadesini kullandı.

Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci ise bu ifadeden hareketle, tarım sektörünün üretimden piyasaya kadar farklı kamu otoriteleri tarafından yönetilmesini eleştirdi.

Kahveci, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Neden tarım bir bütündür ve neden tarım bir tek kamu otoritesi tarafından yönetilmelidir sorusunun yanıtı bu açıklamada... Kırk kapıda kırk kere kapısı çalınan bir sektör, kendi ayaklarını bile göremez.”

“Her gelen Tarım Bakanlığına söz ediyor”

Kahveci'nin üzerinde durduğu temel nokta, tarımsal üretimin planlanmasından sorumlu olan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, üreticinin piyasada karşılaşacağı koşulları doğrudan etkileyen dış ticaret kararlarında hangi konumda bulunduğu.

Ticaret Bakanlığı'nın kullandığı “mutabakat” ifadesini eleştiren Kahveci, şunları kaydetti: “Her gelen Tarım Bakanlığına söz ediyor. Mutabakat nedir? Tarım Bakanlığının regülasyonu ayarlamasıdır. Mutabık kalınması değildir.”

Bu tartışma özellikle Türkiye'nin uygulamaya koyduğu tarımsal üretim planlaması açısından önem taşıyor.

Üretim planlaması varsa piyasayı kim planlayacak?

Tarım ve Orman Bakanlığı yeni üretim planlaması modeliyle hangi ürünün hangi bölgelerde üretileceğini, stratejik ürünleri, destekleme sistemini ve su kısıtı bulunan havzalardaki üretimi planlamaya başladı.

Ancak çiftçinin üretim kararını ve gelirini yalnızca ne kadar üretildiği belirlemiyor.

İthalatın hangi tarihte açılacağı, hangi gümrük vergisinin uygulanacağı, ihracata yönelik düzenlemeler ve piyasa müdahaleleri de üreticinin karşılaşacağı fiyatı doğrudan etkiliyor.

Ayçiçeğinde alınan son karar bunun somut örneklerinden birini oluşturuyor.

Yerli ayçiçeğinin piyasaya çıktığı hasat döneminde ithalat vergisinin yüzde 20'de tutulması üreticiyi dışarıdan gelecek düşük fiyatlı ürüne karşı korumayı amaçlarken, hasat döneminin ardından verginin yüzde 12'ye düşürülmesi sanayinin daha uygun maliyetle hammadde teminine yönelik bir piyasa düzenlemesi niteliği taşıyor.

Dolayısıyla üretim planlaması ile ithalat politikası birbirinden bağımsız iki alan olmaktan çıkıyor.

Kahveci'den dikkat çeken soru: Üretim planına ne oldu?

Kahveci de bu noktaya dikkat çekerek; “Üretim planı diye bir şey vardı, ne oldu? Regülasyon kurumu kim?” sorularını gündeme getirdi.

Kahveci, şunları kaydetti: "Üretim planı diye bir şey vardı ne oldu? Regülasyon kurumu kim? Tarım, bütünlüklü olarak, kendi ayakları üzerinde dursun isteniyorsa, kamu otoritesi tek otorite olmalıdır. İktidarın bu alandaki en doğru işlerinden biri, tarım sektörünün üretim /uygulama bileşenlerini bir araya toplayıp bugünkü yapıyı kurmasıdır.

Eksik ayak, ise "piyasa düzeni" ayağıdır. Bütün dünyada olduğu gibi piyasa düzeni de ait olduğu yere yani Tarım otoritesine bağlanmalıdır. Karar mercii olarak. Uygulama mercii ,başka kamusal otoriteler olabilir."

Ticaret Bakanligi Aycicegi Gumruk Vergisi Aciklamasi