Haber Merkezi - Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı 2026 yılı hububat alım fiyatlarının ardından tarım sektöründe sular durulmuyor. Üreticinin maliyetlerin altında ezildiğini belirten Anahtar Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, iktidara ve TMO’ya ezber bozan bir çağrıda bulundu.
Gıda güvenliğinin ve çiftçinin geleceğinin siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayan Demiröz, hem üreticiyi toprağında tutacak hem de sanayiciyi koruyacak net bir "anlaşma ve sübvanse" formülü açıkladı.
"2. Grup Buğdaya 19,5 TL, Arpaya 15,75 TL Verin!"
İktidara seslenen Hasan Hüseyin Demiröz, çiftçinin eline geçmesi gereken net rakamları işaret ederek şu teklifi sundu: “Gelin anlaşalım, üreticinin bir kez yüzü gülsün. Çiftçinin eline geçecek paranın bu olduğunu zaten sizler de söylüyorsunuz. O halde 2. grup buğdaya net 19,5 TL/kg, arpaya ise 15,75 TL/kg verin. Ödemeleri de alımdan en geç 1 hafta sonra gerçekleştirin. Ne zaman alacağımızı, enflasyon karşısında ne kadar değer kaybedeceğini bilmediğimiz o vadeli destekler de hazineye kalsın. Çiftçi önünü görsün, parasını peşin alsın.”
Sanayici ve Üreticiyi Koruyan Formül: "Kilogram Başına 1 TL Sübvanse"
Sadece üreticiyi değil, üretim zincirinin diğer halkalarını da gözeten bir devlet aklına ihtiyaç olduğunu belirten A Parti Genel Başkan Yardımcısı Demiröz, aradaki fiyat farkının devlet eliyle sübvanse edilmesi gerektiğini söyledi. Demiröz, piyasa dengesini sağlayacak formülü şu sözlerle özetledi:
“TMO, üreticiden bu fiyatla aldığı buğdayı sanayiciye 18,5 TL/kg’dan, arpayı ise 14,5 TL/kg’dan satsın. Böylece kilogram başına 1 TL sübvanse yapmış olursunuz. İşte adil olan, devlet vizyonuna yakışan budur. Kalkınmak istiyorsak önce üretici korunmalı, baş tacı yapılmalıdır.”
"Dinlemezseniz, Milleti Dinleyecek Bir Düzen Kurarız"
İktidar partisine isminin felsefesi üzerinden de göndermede bulunan Demiröz, üreticinin sesine kulak tıkanmasının siyasi sonuçları olacağının altını çizdi:
“Partinizin isminin gereğini yapın. Adil olan ürüne verilendir; alana, yalana değil! Üreticiyi ve milleti dinlerseniz iktidarda kalırsınız. Eğer dinlemezseniz; biz milletle gelir, milleti dinleyecek adil bir düzeni mutlaka kurarız.”



