Hudut Gazetesi'nden Olgay Güler'in haberine göre, Trakya Kalkınma Ajansı (TRAKYAKA) Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Trakya’da bu yıl yerli ve milli imkanlarla elde edilen tohumlarla üretilen ayçiçeklerinin, piyasanın lideri yabancı şirketlerinin tohumlarına oranla kuraklıktan daha az etkilendiğini söyledi.

Edirne İl Genel Meclisi’nin Kasım ayı bütçe görüşmelerine katılan TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin, yaptıkları çalışmalar ve projelerle ilgili bilgi verdi.

mahmut şahin

Şahin, 2018 yılında Trakya’daki 38 şirket, 10 borsa, birlik ve devlet katılımıyla kurulan Trakya Tohum A.Ş.’nin yerli ve milli imkanlarla ürettiği ayçiçeği tohumunda gelinen noktayı anlattı.

Bu yıl Trakya’da 65 bin dönüm alanda ekilen yerli ve milli tohumlardan elde edilen ayçiçeklerinin kuraklıktan daha az etkilendiğini gördüklerini anlatan Şahin, yağ oranlarının da piyasanın lideri yabancı şirketlerinden daha iyi olduğunu söyledi.

PİYASA YABANCI ŞİRKETLERİN TEKELİNDE

Türkiye’de ayçiçeği ve diğer tohumlarda tekelin yabancı şirketlerde olduğunu dile getiren Şahin, “Ayçiçeği ve diğer tohumların tekelinin sahibinin yabancı olduklarını biliyorsunuz. Dedik ki biz de Arpada, Buğdayda, yem bitkisinde kısmen yerelde Türk firmalarımız var, yerli ve milli tohum satıyorlar. Ama Ayçiçeği tohumunun çok masraflı olmasından dolayı genelde bir çok ülke bu işe giremiyor.

Çok pahalı ve uzun süreli, bunların yanında piyasaya girseniz bile uluslararası firmalar gelip sizi satın alıyorlar, ya da rekabete girip sizi öldürüyorlar. Bu daha öncede Türkiye’de denenmiş 90-95’lerde ama maalesef başarılı olunamamış. Yani piyasaya ürün sürülmüş ama sürülür sürülmez fiyatla, rekabetle çökertilmiş” dedi.

YURTDIŞINDAKİLERDEN DAHA İYİ TOHUM ÜRETTİK

Yabancı şirketlerin tekelini kırmak için 2018 yılından bu yana yerli ve milli ayçiçeği tohumu üretim çalışmaları yaptıklarını anlatan Şahin, “Geçen sene yaklaşık 10-15 bin dönümde tohumlarımız ekilmişti. Üretim küçük şekilde yapılmıştı. Bu yıl hasadını yaptığımız dönemde Trakya’da 65 bin dönümde hemen hemen bütün köylerde ve ilçelerde ektirdik.

Tarım Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı ile ortak proje yaptık. Çiftçilere yüzde 90 hibeli vererek yaygınlaştırdık. Bu yıl çokça kuraklık ve susuzluk vardı. Bu krize rağmen, ‘acaba tohumlarımız bu zorlu şartlarda nasıl olur?’ derken, burada da başarılı olduğunu gördük.

Hasat edildiğinde gördük ki, bahsettiğimiz yabancı firmaların tohumlarıyla yağda ve verimlilikte ya aynı, ya da daha iyi. Yağ oranlarında yüzde 40’ın üzerinde çıktı. Böylece artık şunu diyebiliyoruz; artık bizim tohumlarımız, Trakya’nın tohumları, yurtdışındaki yabancı tohumlar kadar iyi hatta bazı yerlerde daha iyi. Bunu bizzat gittiğimiz yerlerde iyi çıktığını gördüm” diye konuştu.

BÜTÜN TESTLERDEN GEÇTİ

Üretilen yerli ve milli tohumun bütün testlerden de geçtiğini belirten Şahin, “Tarım Bakanlığı da; ‘artık tamam siz bütün testlerden geçtiniz, destekleyebiliriz’ diye söylediler. Nasıl ki Covid aşısında kendi aşımızı yapmayı başardıysak, bu anlamda da bağımsız olmak için bir de tarım alanında bu işi ayçiçeğinde yapmalıyız.

Belli bir noktaya geldik ama halen desteğe ihtiyacımız var. Böyle konularda dünyadaki devletler, devlet desteği olmazsa yürümüyor. Daha önce olduğu gibi. Herkes destek vermezse ve o süreci belli bir yere getirmezsek maalesef önü dolduruyorlar” şeklinde konuştu.

Tarım Kredi Kooperatifleri gübre fiyatlarına zam yaptı! Tarım Kredi Kooperatifleri gübre fiyatlarına zam yaptı!

Tohumun ülke genelinde kullanımının yaygınlaşması için daha fazla desteğe ihtiyaç duyduklarını da kaydeden Şahin, “Bu gurur hepimizin gururu. Siyasi parti veya STK ayrımı gözetmeksizin herkesin gururu. Türkiye’nin ortak bir değeri. Bugün 65-70 bin dönümde yaptık, inşallah bunu seneye 300 bin dönüme çıkartmak için uğraşıyoruz.

Tarım Bakanımız’a söyledik. Tüm testlerden geçtiğini söyledik ve destek beklediğimizi belirttik. Dinleyip çok başarılı olduğunu görünce; ‘Neden destek olmayalım’ dedi. Kalkınma Ajansı, Özel İdareler, hangi kurum olursa ama maddi ama manevi olarak destek verilirse çok anlamlı olur.

Bu projenin Trakya’dan çıkması çok önemli ve anlamlı. Ayçiçeğinin anavatanı burası, buradan çıkması gerekiyordu ve çıktı da” ifadelerini kullandı.