Haber Merkezi / Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) hububat alımlarında lisanslı depolar üzerinden yürütülen ELÜS sistemi, çiftçiden yapılan depo kirası kesintileri nedeniyle tartışılıyor.
TMO'dan randevu alarak ürününü belirlenen lisanslı depoya götürdüğünü belirten bir üretici, ürünün kantardan geçerek depoya teslim edilmesi ile TMO'ya satışının gerçekleşmesi arasında geçen süre için kira kesildiğine dikkat çekti.
Üreticinin itirazı ise sistemin işleyişindeki önemli bir soruyu gündeme getirdi:
Çiftçi ürününü depolamak için değil, TMO'ya satmak amacıyla randevulu olarak getiriyorsa, satış gerçekleşene kadar oluşan depo kirasını kim ödemeli?
Kantardan geçmesi satışın gerçekleştiği anlamına gelmiyor
Lisanslı depo üzerinden yapılan TMO alımlarında ürünün fiziki olarak depoya teslim edilmesi ile ürünün TMO tarafından satın alınması farklı aşamalardan oluşuyor.
Çiftçinin lisanslı depoya teslim ettiği ürün analiz ve sınıflandırma işlemlerinin ardından elektronik ürün senedine (ELÜS) dönüşüyor.
ELÜS'ün daha sonra Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) sistemi üzerinden TMO'ya satışı gerçekleştiriliyor.
Dolayısıyla ürünün TMO'nun gösterdiği lisanslı depo alım noktasındaki kantardan geçmesi, satış işleminin aynı anda tamamlandığı anlamına gelmiyor.
Tartışma da tam bu noktada başlıyor.
Çiftçi: Ben ürünü depolamaya değil, TMO'ya satmaya getirdim
Uygulamaya tepki gösteren üretici, TMO'dan randevu alarak kendisine gösterilen alım noktasına ürününü götürdüğünü belirterek, lisanslı depoda geçen sürenin kira bedelinin kendisine yüklenmesini sorguladı.
Üretici tepkisini şöyle dile getirdi:
“Ben mi lisanslı depoya koy dedim? Randevu alarak ürünümü getirdim. ‘Alım yapacağım’ dedin, ben de getirdim. Ürün depoda bekletilecek ve bunun kirası benden alınacaksa bunun baştan açıkça belirtilmesi gerekir.”
Çiftçi, ürünün teslim edilmesinin ardından TMO'nun alım emrinin daha sonraki bir tarihte gerçekleşmesinden kaynaklanan maliyetin üreticiye yüklenmesinin doğru olmadığını savundu.
“Satış gecikiyorsa bunun kirasını neden çiftçi ödüyor?”
Üreticinin üzerinde durduğu temel konu, TMO'ya satış amacıyla yapılan teslimat ile ELÜS'ün fiili satış tarihi arasındaki zaman farkı.
Üretici, satış işleminin ürünün lisanslı depoya teslim edildiği gün gerçekleştirilmemesi halinde arada geçen sürede oluşan kira bedelinin kendisine yansıtıldığını belirterek şu soruyu yöneltti:
“Ürünü kendi isteğimle depolamak amacıyla getirmedim. TMO'ya satmak için randevu aldım ve gösterilen yere teslim ettim. Satış daha sonra gerçekleştiriliyorsa aradaki sürenin kirasını neden ben ödüyorum?”
TMO'nun ödeme süresi ile satış tarihi aynı şey mi?
Konunun açıklığa kavuşturulması gereken bir başka boyutunu da ürünün satış tarihi ile TMO'nun üreticiye ödeme yaptığı tarih oluşturuyor.
Burada iki sürecin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Birincisi, ELÜS'ün ÜPAK üzerinden TMO'ya satıldığı tarih.
İkincisi ise satış gerçekleştikten sonra ürün bedelinin çiftçinin hesabına yatırıldığı tarih.
Dolayısıyla çiftçiden kesilen depo kirasının ürünün lisanslı depoya girişinden hangi tarihe kadar hesaplandığının ortaya konulması önem taşıyor.
Eğer kira ürünün depoya girdiği tarihten TMO'nun ELÜS'ü satın aldığı tarihe kadar hesaplanıyorsa, çiftçinin itiraz ettiği nokta tam olarak bu süreyi kapsıyor.
Çiftçiden ne kadar kira kesiliyor?
Üreticinin gündeme getirdiği bir diğer konu ise yapılan kesintilerin şeffaflığı.
Lisanslı depoculuk sisteminde depolama, analiz ve diğer hizmetler için belirlenen tarifeler bulunurken, çeşitli destek mekanizmaları da uygulanıyor.
Bu nedenle üreticinin hesabından yapılan kesintide hangi döneme ait kaç günlük kira bulunduğunun, brüt kira bedelinin ne olduğunun ve varsa devlet tarafından karşılanan bölümün ardından çiftçinin üzerine ne kadar bedel kaldığının açık biçimde gösterilmesi önem taşıyor.
“Aynı kira iki kez mi ödeniyor?” sorusu da gündemde
Üretici daha ileri bir soruyu da gündeme getirerek; TMO'nun anlaşmalı lisanslı depolara ayrıca bir ödeme yapıp yapmadığının ve üreticiden kesilen kira bedeliyle bu ödemeler arasında nasıl bir ilişki bulunduğunun açıklanmasını istedi. Çiftçi, aynı depolama süresi için mükerrer bir ödeme bulunup bulunmadığının da denetlenmesi gerektiğini savundu.




