Haber Merkezi - Tarım ve Orman Bakanlığı HAYGEM eski Daire Başkanı Dr. Ender Burçak, sınır komşularımızda patlak veren şap hastalığı vakalarını analiz etti. 1994’ten bu yana Yunanistan’da ilk kez görülen vaka ve Kıbrıs’taki yayılım, özellikle Trakya’nın "aşılı ari" statüsü için büyük bir sınav anlamına geliyor.
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) verilerine dayanarak hazırlanan analize göre, hem Yunanistan hem de Kıbrıs’ta SAT-1 serotipi tespit edildi. Bu gelişme, hastalığın aşılama değil, aktif bir enfeksiyon döngüsüyle yayıldığını (NSP ELISA ve RT-PCR pozitifliği ile) kanıtlıyor.
Yunanistan’da 32 Yıl Sonra Gelen Şok
Yunanistan’da şap hastalığının, tip ayrımı olmaksızın 1994 yılından bu yana ilk kez raporlanması bölgede alarm seviyesini yükseltti.
Vaka Yükü: Yaklaşık 10.900 hassas hayvanın bulunduğu bölgede 1.600 vaka tespit edildi.
Kritik Risk: Vakaların %75’inden fazlası koyunlarda yoğunlaşıyor. Koyunlarda klinik belirtilerin düşük seyretmesi, hastalığın fark edilmeden sürüler arası taşınma riskini artırıyor.
Kıbrıs’ta Çok Türlü Yayılım
Kıbrıs cephesinde ise durum daha karmaşık bir seyir izliyor. 41.700 hassas hayvanın bulunduğu adada; sığır, koyun ve keçi türlerinin tamamında yayılım gözleniyor. Dr. Burçak, hastalığın mevcut rakamlardan daha hızlı yayılıyor olabileceğine dikkat çekiyor.
Avrupa ile Strateji Farkı: İtlaf vs. Aşılama
Analizde, Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki mücadele yöntemi farkına da değinildi. Avrupa’da asıl mücadele yöntemi olarak itlaf (stamping out) uygulanırken ve aşılama yapılmazken; Türkiye’de karantina, hareket kısıtı ve aşılama odaklı bir protokol izleniyor.
Trakya'nın "Arilik" Statüsü Tehlikede mi?
Mayıs 2010’dan bu yana "Şap Hastalığından Aşılı Ari Bölge" statüsünde olan Trakya için tehlike çanları çalıyor. Dr. Ender Burçak, Yunanistan İpsala sınır kapısında canlı hayvan giriş çıkış yetkisi olmasa da (tek tırnaklılar hariç), coğrafi yakınlık ve yoğun insan hareketliliği nedeniyle şu acil aksiyon planının uygulanması gerektiğini vurguladı.
Sahaya Yönelik Hızlı Aksiyon Önerileri:
1) Trakya’da Sıkı Takip: Aktif sürü taramaları (özellikle koyunlar için) ve hareket kontrolü sıkılaştırılmalı.
2) Biyogüvenlik Duvarı: Trakya, Ege ve Marmara bölgelerindeki işletmelerde biyogüvenlik protokolleri en üst seviyeye çıkarılmalı; karma sürülerde ayrım yapılmalı.
3) Risk Analizi: Yunanistan bağlantılı ticaret ve hareketlilik üzerinde derinlemesine risk analizi uygulanmalı.
"Farkındalık Şart"
Dr. Ender Burçak, ilgili bakanlıkların sahada gerekli tedbirleri aldığını hatırlatarak; bu analizin özellikle sınır aşan hastalıklara karşı mevsimsel olarak işletme düzeyindeki biyogüvenlik tedbirlerine farkındalık oluşturmak amacıyla yapıldığının altını çizdi.




