Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun sadece 42 ilde faaliyet göstermesi, Sayıştay tarafından eleştirildi. TKDK'nın Kalkınma Ajansları gibi bölgesel değil il düzeyinde teşkilatlanmasından dolayı Türkiye genelinde hizmet veremediğini bunun da TKDK'nın kuruluş misyonuna aykırılık teşkil ettiği tespitinde bulundu. Sayıştay'ın 2019 yılı Denetim Raporunda, Tarım ve Orman Bakanlığının teşkilat yapısı ve tecrübesinden yararlanılarak TKDK'nın bütün Türkiye genelinde hizmet verebileceği kaydedildi.

Sayıştay'ın 2019 yılı denetim raporunda TKDK'nın sadece 42 ilde faaliyet gösterdiği, diğer 39 ildeki faaliyetlerin desteklerden mahrum bırakıldığına dikkat çekilerek, kurumla ilgili şu dikkat çeken tespitte bulunuldu: 

TKDK, katılım öncesi dönemde, AB mevzuatına uyum sağlanması ve uyumlaştırılan mevzuatın uygulanması için gerekli idari ve kurumsal altyapının oluşturulması ihtiyacına binaen 2007 yılında kurulmuş olup, IPA Kırsal Kalkınma Bileşeni olan IPARD Programı çerçevesinde hayvancılık, gıda, balıkçılık, alternatif tarım alanlarında faaliyet gösteren işletmeler ile kırsal turizm ve rekreasyonel faaliyetlerinde üretici bireylere, kooperatiflere ve üretici birliklerine hibe programları aracılığı ile finansman desteği sağlamaktadır.

Kurumun “Misyon”u; “Ulusal kalkınma plan ve stratejilerinde öngörülen ilke ve hedefler çerçevesinde, kırsal kalkınma programlarını etkin bir şekilde uygulayarak, ülke genelinde sürdürülebilir kırsal kalkınmaya katkı sağlamak.” olarak, vizyonu ise; “Türkiye’nin kırsal kalkınmasında öncü, güçlü kurumsal kapasitesiyle yenilikçi, ulusal ve uluslararası alanda saygın ve güvenilir bir ödeme ajansı olmak.” şeklinde belirlenmiştir.

TKDK'NIN HİBE DESTEKLERİNDEN SADECE 42 İL YARARLANIYOR

Kurumun organizasyon yapısı incelendiğinde, merkez ve taşra teşkilatları şeklinde bir oluşum arz ettiği; merkez teşkilatı haricinde, 42 ilde kurulmuş koordinatörlükleri bulunduğu görülmektedir. Bu durum, aynı zamanda IPARD Programlarının sadece 42 ilde uygulandığı yani, hibe şeklinde verilen desteklerin, yalnızca bu illerde kullandırıldığı anlamına gelmektedir.

TKDK'NIN MİSYONU İLE ÇELİŞİYOR 

Bu hususun,“ülke genelinde sürdürülebilir kırsal kalkınmaya katkı sağlamak” misyonu ve “Türkiye’nin kırsal kalkınmasında…” oynamayı taahhüt ettiği rol ile bağdaşmadığı aşikâr olup, Kurumun kuruluş umdelerinden daha en başta uzak düştüğü görülmektedir.

TÜM İLLERE GENİŞLETİLMESİ GÜNDEME GELMİŞTİ ANCAK GERÇEKLEŞTİRİLEMEDİ 

IPARD-II Programı’nın “Programın Kapsadığı Coğrafî Alan” başlıklı 2.1 maddesinde, 2014-2020 programının ilk başta İBBS Düzey 3 bölgelerine karşılık gelen ve IPARD-I’in uygulandığı 42 ili kapsayacağı, bununla birlikte UKKS’de IPARD Programı’nın 81 ilin tamamının katılımını öngördüğünden, eldeki bütçe, fon emilim eğilimleri ve maliyet/kâr analizi ile yönetim maliyetleri göz önünde bulundurularak IPARD 2014-2020 program kapsamının tüm illere genişletilmesinin gündeme gelebileceği ifade edilmişse de, böyle bir genişleme gerçekleşmemiştir.

Burada, Kurumun kendisi için tanımladığı misyon ve vizyona uygun biçimde, ülke genelinde faaliyet göstermiyor oluşuna dair yöneltilecek eleştiri, hiç kuşku yok ki IPARD Programı gereğince 81 ilin tamamında koordinatörlük kurulması gibi bir sonucu kastetmeyecektir. Zira bu, hem çok yüksek maliyetli bir tercih olacak hem de hantal bir yapı ortaya çıkartacaktır.

42 İL KOORDİNATÖRLÜĞÜNÜN TAMAMI KİRALIK BİNALARDA HİZMET VERİYOR 

Böyle bir yaklaşımın yüksek maliyetli olacağına dair vurgu, hâlihazırdaki duruma atfen yapılmaktadır. Nitekim, faaliyetine devam eden 42 il koordinatörlüğünün tamamı kiralık binalarda hizmet vermekte olup, buralar için ödenen yıllık kira tutarı, 1.932.000,00 TL’si merkez hizmet binasına ait olmak üzere, toplam 14.226.146,01 TL’dir.

42 İL KOORDİNATÖRLÜĞÜNDE 2 BİN 202 KİŞİ ÇALIŞIYOR

81 ilde koordinatörlük açarak faaliyetlerin ülke sathına teşmili, sadece yukarıda anıldığı gibi mekânsal bir maliyet oluşturmayacak, aynı zamanda gereğinden fazla istihdama da sebep olacaktır ki bu husus, hem yüksek maliyetli bir seçime hem de hantal bir kurumsal yapıya işaret edecektir. Nitekim, bugünkü durum itibarıyla bile 42 il koordinatörlüğündeki çalışan sayısı, 2202 kişidir.

ORGANİZASYON YAPISINDA ÇARPIKLIK VAR 

Vazedilen misyon ve vizyon ile Kurumun gerçek durumu arasındaki sarsıcı farkın, organizasyon yapısı oluşturulurken bölgesellik kavramına odaklanılmamasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Oysaki, gerek Kırsal Kalkınma Planı ile Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejilerinde gerekse Kalkınma Planlarında, kırsal kalkınma kavramının çerçevesi belirlenirken bölgesel gelişme politikalarına vurgu yapılmaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında, il düzeyinde teşkilatlanmak yerine bölge düzeyinde bir teşkilatlanma yapısının tercih edilmesi, hem düşük maliyetli hem de daha kontrol edilebilir bir yapı sunması bakımından değerlendirilmelidir.

ORGANİZASYON YAPISI İÇİN KALKINMA AJANSLARI ÖRNEK GÖSTERİLDİ 

Söz konusu yaklaşım bağlamında gösterilebilecek en yakın örnek, ifa ettiği fonksiyonun da benzer olması nedeniyle Kalkınma Ajanslarıdır. Yapısı ve üstlendiği misyon ile TKDK’ye benzerliği tartışılmaz olan Kalkınma Ajansları, TKDK gibi 81 ili kapsayacak şekilde İBBS Düzey 3’e göre değil, 26 alt bölgeyi kapsayacak şekilde İBBS Düzey 2’ye göre kurumsal yapılanmayı tercih etmiş ve 26 alt bölgede kurulan Ajanslar ile 81 ildeki Yatırım Destek Ofisleri eliyle bölgesel gelişmenin sağlanması amacına yönelik görev icra etmektedir.

Kuşkusuz ki burada, söz konusu modelin aynen uygulanması gerektiğine dair bir fikrin izhar edildiğini söylemek mümkün değildir. Bu modelin de, bölgenin kapsadığı coğrafi alanın genişliği, bölge içindeki sosyoekonomik farklılıklar, bölge içesindeki kimi illerin, diğer illerden büyük olmasının, ötekileri aleyhine oluşturduğu handikaplar vb. nedenlerle tartışılan yönleri olabilecektir.

KIRSAL KALKINMADA TARIM BAKANLIĞININ TECRÜBESİNDEN YARARLANILABİLİR 

Buradaki örnek gösterme, Kurumun misyon ve vizyonuna uygun bir şekilde ülke genelinde faaliyet göstermesi gerekliliğine istinaden, Kurumsal yapının, mekânsal bir bütünlük oluşturacak şekilde yeniden tasarlanması gerektiği gerçeğinden yola çıkılarak yapılmış kurgusal bir değinmedir. Kurumun, ilgili kuruluş olarak organik bağı bulunan ve aslında tüm kırsal kalkınma politikalarını belirleyen ve aynı zamanda IPARD Yönetim Otoritesi olan Tarım ve Orman Bakanlığının, ülke genelinde kurulu bulunan 81 il ve 15 bölge müdürlüğü, bu bağlamda gerek hizmet binaları gerekse personel bakımından önemli bir avantaj da sunmaktadır.

Kurum, gerek Programın uygulanması konusunda edindiği tecrübe gerekse uzman personel yapısı itibarıyla IPARD Programını ülke genelinde uygulamaya hazır olduğunu, ne var ki IPARD Programının hazırlanması, izlenmesi, değerlendirilmesi ve gerekli hallerde değişikliklerin yapılması görevinin, "Yönetim Otoritesi" olarak tanımlanmış Bakanlığa ait olduğunu ifade etse de, Bakanlığın yanında, "Program Otoritesi"sinin iki ayağından birisini oluşturan Kurum, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 489'uncu maddesine göre, kırsal kalkınma programlarının uygulanmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirmek üzere kurulmuştur ve anılan Kararname'ye göre, "Program ve desteklerin etkinleştirilmesi yönündeki görüş ve değişiklik önerilerini ilgili makamlara bildirmek." Kurumun görevlerinden biridir.

Çiftçiye 3 kalemde 1.2 milyar lira destek ödemesi yapılacak! Çiftçiye 3 kalemde 1.2 milyar lira destek ödemesi yapılacak!

Kurumun, söz konusu kaynakları amaç ve vizyonuna uygun bir şekilde, iller arası ayrım yapmadan ülke genelinde kullandırması gerektiği, bunun kalkınma ve kırsal kalkınma politika belgelerinde belirlenen ilke ve amaçlara daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.