Haber Merkezi - Türkiye’de hayvancılık politikalardaki ithalat bağımlılığı ve yabancı ırk popülasyonunun artışı, devletin resmi raporlarına da yansıdı. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) yayımladığı 2025 Yılı Hayvancılık Sektör Raporu, Anadolu topraklarının binlerce yıllık öz malı olan yerli sığır ırklarının nasıl yok oluşa sürüklendiğini acı bir tabloyla ortaya koydu.
Raporda yer alan verilere göre, 2024 yılında ilk kez 1 milyon barajının altına düşerek alarm veren yerli sığır sayısı, 2025 yılında da erimeye devam etti. 1991 yılında 6 milyon 685 bin baş olan yerli sığır varlığı, TİGEM’in güncel raporunda 883 bin 611’e kadar geriledi.
Tarımdan Haber O Tarihte Dikkat Çekmişti: İşte O Veriler!
Hatırlanacağı üzere; Tarımdan Haber, 23 Ekim 2025 tarihinde yine TİGEM verilerini referans alarak yayımladığı "Türkiye’de yerli sığır alarmı: Sayı ilk kez 1 milyonun altına düştü!" başlıklı özel haberiyle hayvancılıktaki bu tehlikeli gidişatı kamuoyunun gündemine taşımıştı. O dönem 2024 yılı verileri üzerinden yaptığımız uyarılar, ne yazık ki geçen aylar içerisinde yerli ırklardaki erime hızının durdurulamadığını gösteriyor. TİGEM'in son yayımladığı 2025 raporu, bu kritik kaybın katlanarak devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
34 Yılda Dehşet Verici Erime: Yüzde 86’sı Yok Oldu!
TİGEM raporundaki tarihsel veriler, Türkiye'nin kendi öz kaynaklarını nasıl kaybettiğini net bir şekilde gözler önüne seriyor. 1991 yılında Türkiye’deki toplam sığır varlığının yarıdan fazlasını (yaklaşık %56) yerli sığır ırkları oluştururken, bugün bu oran %5’in bile altına (%4,9) gerilemiş durumda.
Kültür (ithal) ırk sığır sayısı 8,5 milyonun üzerine çıkarken, yerli ırkların sistematik olarak azalması hayvancılık sektöründe uzun vadeli büyük riskleri beraberinde getiriyor.
Devletin Raporu Tehlikeyi İşaret Ediyor: Biyoçeşitlilik Riski
Sektör temsilcileri ve tarım politikaları uzmanları, yerli ırkların sayısındaki bu önlenemeyen düşüşün sadece istatistiksel bir kayıp olmadığının altını çiziyor. Yerli sığır ırkları (Yerli Kara, Boz Irk, Doğu Anadolu Kırmızısı vb.), Anadolu coğrafyasının iklim şartlarına, meralardaki kıt otlatma koşullarına ve bölgeye özgü hastalıklara karşı en yüksek dirence sahip hayvanlardır.
Yabancı ve kültür melezi ırkların yaygınlaşması, daha fazla yem tüketimi, daha yüksek bakım maliyeti ve ilaç/aşılara bağımlılık anlamına geliyor. TİGEM'in hayvancılık raporuna yansıyan bu tablo, küresel iklim krizinin kapıda olduğu bir dönemde yerli gen kaynaklarının bu hızla eritilmesinin, gelecekte Türkiye hayvancılığını tamamen dışa bağımlı ve kırılgan hale getireceğini gösteriyor.