Sultansuyu’nda 50 ton yulaf çöpe gitti: Devlet zararı görmezden mi gelindi?
Sultansuyu’nda 50 ton yulaf çöpe gitti: Devlet zararı görmezden mi gelindi?
İçeriği Görüntüle

Sadettin İnan - Tarımdan Haber’in 2024 yılında "Büyük bir dolandırıcılık işlemi" başlığıyla duyurduğu TİGEM’deki Antep fıstığı skandalında, skandalın boyutu büyüyor. Aradan geçen 3 yılda kamu zararı katlanırken, ne paranın tahsiline dair ne bir gelişme yaşandı ne de sorumlular hakkında ibretlik bir işlem yapıldı.

KURALLAR KİME, NEDEN ESNETİLDİ?

TİGEM mevcut yerleşik ihale mevzuatında, bankalardan alınan "kesin teminat mektubunu" şart koşuyor. Örneğin 7 Mayıs 2026'da yapılacak karkas dişi sığır eti satış ihalesi şartnamesine sigorta kefalet senetleri teminat olarak kabul edilemez hükmü konurken, ancak 2023 yılındaki bu karanlık ihalede, kurumun katı kuralları bir el tarafından esnetildi. Banka teminatı yerine, sahte olduğu ortaya çıkan "sigorta kefalet senedi" kabul edildi.

Yetkililer 'Hukuken Uygun' Demişti, Sonuç: 90 Milyonluk Hüsran!

Skandalın patlak verdiği 2024 yılında Tarımdan Haber’e konuşan TİGEM yetkilileri, banka teminatı yerine neden kefalet senedi alındığı yönündeki sorularımıza; "Kefalet senedi de banka teminat mektubu gibi hukuken uygundur ve geçerli bir teminattır" cevabını vermişlerdi. Ancak görüştüğümüz yetkililer hukuken uygundur savunması yaparken, Ceylanpınar Tarım İşletmesinin kefalet senedi ile satış işleminin yapılması için hem Mali İşler Dairesi'nden hem de TİGEM hukuk dairesinden görüş istemesi sanki sonradan yaşanacaklara bir zemin hazırlama olarak değerlendirilmişti.

Şimdi kamuoyu şu soruların cevabını bekliyor:

1) Karanlık ihaleyi savunmak için 2024 yılında görüştüğümüz TİGEM yetkilileri, kefalet senedini hukuken kabul etmeme gibi bir haklarının olmadığını savunurken, peki bugün kurumun yaptığı ihale şartnamelerine özellikle 'Sigorta kefalet senetleri teminat olarak kabul edilmez' ibaresini nasıl koyabiliyorlar?

2) Milyonluk Antep fıstıkları, hiçbir mal varlığı bulunmayan bir firmaya hangi "güvence" ile teslim edildi?

FİRMA PARAVAN, SENET SAHTE, PEKİ YA SORUMLULAR?

Kurum için yapılan soruşturmalarda sorumlular hakkında kamuoyuna yansıyan bir yaptırım olmazken, firmaya yönelik açılan mahkemenin de "boş bir kabuk" üzerine kurulduğu kaydediliyor. Firmanın üzerinde hiçbir mal varlığının bulunmadığı, TİGEM mahkemeyi kazansa dahi parayı tahsil etmesinin mümkün olmadığı vurgulanıyor. 90 milyon lira bugünkü değerle devasa bir kamu zararına dönüşürken, ihalenin altında imzası bulunan yetkililerin görevlerine hala devam etmesi, "koruma kalkanı mı var?" sorusunu akıllara getiriyor.

1095 GÜNLÜK SESSİZLİK: TİGEM NE ALDI, NE AÇIKLADI?

Olayın patlak vermesinin üzerinden yaklaşık 1095 gün geçmesine rağmen TİGEM Genel Müdürlüğü’nden kamuoyunu aydınlatacak tek bir satır açıklama gelmedi. Tarımdan Haber’in ısrarlı takibine rağmen sessizliğe gömülen kurum, devletin 90 milyonunun üzerine neden bir "şal" örtüyor?

BU SADECE BİR DOLANDIRICILIK DEĞİL

Bu vaka, basit bir firmanın devleti dolandırması olayı değildir. Bu, kurumsal kuralların delindiği, denetim mekanizmalarının devre dışı bırakıldığı ve sonucunda hiç kimsenin hesap vermediği bir sistem krizidir. 90 milyon liralık fıstık parası birilerinin kasasına giderken, faturayı yine Türk çiftçisi ve Türk halkı ödemiştir.

Tarımdan Haber olarak soruyoruz: Sorumlular hakkında yapılan soruşturmaların sonucu neden gizleniyor? Bu dosya rafa mı kaldırıldı, yoksa gerçeklerin ortaya çıkmasından korkanlar mı var?