Koyun otla, büyükbaş dolarla besleniyor!

Milliyet gazetesinden Güngör Uras, bugünkü köşesinde ülke hayvancılığı açısından çarpıcı bir karşılaştırma yaptı. Koyunun dağda, çayırda ne bulursa yediğini belirten Uras, ancak büyükbaşın besleneceği mera kalmadığı için yemle beslendiğini, yemin girdisinin de dolar olduğunun altını çizdi.


Koyun otla, büyükbaş dolarla besleniyor!
banner200
banner217

Koyunun dağda, çayırda ne bulursa yiyerek beslendiğini, büyükbaşın besleneceği çayır ve mera kalmadığından, büyükbaşların hazır yem yediğini ifade eden Uras, "Hazır yemin girdisi ise dolar. Dolar artınca büyükbaşların besleme maliyeti de artıyor" dedi.

Konuyla ilgili çarpıcı tespitlerde bulunan Uras, şunları kaydetti:

ÇAYIR MERA OLMADAN HAZIR YEME DAYALI HAYVANCILIK YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ

"Bizde çayır, mera alanı daraldı. 1990'larda 24 milyar hektar, 2000'in başında 16 milyar hektar olan kullanılabilir çayır, mera alanı 9-10 milyar hektara geriledi. Buna karşılık, büyükbaş sayısı 14 milyona çıktı. Çayır ve mera “bedava beslenme" imkânı verir. Çayır ve mera et ve süt maliyetini düşürür. Hayvancılıkta öne çıkan ülkelerde toplam beslenmede çayır, meranın payı yüzde 50 dolayında. Tarım kaynaklı kaba yemin payı yüzde 25 dolayında. İşte bu nedenle o ülkelerde büyükbaş fiyatları ucuz. Biz ise çayır ve mera olmadan hazır yeme dayalı olarak hayvancılık yapmaya çalışıyoruz."

ÇAYIR, MERA KALMADI!

Yıllık 60 milyon ton dolayındaki kaba yem tüketiminde çayır ve meranın payı 12 milyon ton dolayında. Kaba yemin sadece yüzde 20'si, toplam yemin sadece yüzde 10'u çayır ve meradan karşılanıyor. Çayır ve merada beslenen büyükbaşlar, küçük üreticilerce ve daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen hayvanlar. Çayır ve meraya çıkamayan büyükbaş hayvanlar kapalı alanlarda kaba yem ve karma yem yiyor. Kaba yem, yem bitkilerinden elde ediliyor. Bunlar yonca, fiğ, korunga, silajlık mısır, burçak, hayvan pancarı gibi yem bitkileri. Bizim kaba yem üretimimiz de talebi karşılayamıyor.

HAZIR YEMİN GİRDİSİ

Karma yem veya fabrika yemi en az yüzde 50 ithal girdiyle üretiliyor. Ana girdisi soya, diğer yağlı tohumlar, mısır, arpa gibi tarım ürünleri. Süt hayvanı yeminin tonu 2000 yılında 490 TL idi. Şimdilerde 820 TL. Besi yeminin fiyatı 480 TL idi. 807 TL oldu. Beş yılda süt ve besi hayvanı yemlerinin fiyatı yüzde 60 - yüzde 75 dolayında arttı. Beş yıl önce besiciler 1 kg et satarak 32 kg besi yemi alabiliyordu. Şimdilerde 1 kg et karşılığı 22 kg besi yemi alabiliyorlar. Yem fiyatları et fiyatlarından çok daha hızlı arttı. Dolara bağlı olarak büyükbaş hayvanların beslenme maliyetleri yükselince, fiyatları da artıyor.

Özetle, koyun fiyatı ile büyükbaş hayvan fiyatı arasındaki “göreceli" farkın nedeni yem fiyatıdır. Koyun dağdaki, çayırdaki otu yiyor. Besi çiftliklerinde, kapalı alanlarda yetiştirilen büyükbaşlar ise dolar yiyor."

YORUM EKLE
banner151