Haber Merkezi / Hasan Yakup Cangüven, yazısında Tarım Kredi Kooperatifleri'nde zaman zaman mobbing ve yönetim anlayışına ilişkin çeşitli iddiaların kamuoyuna yansıdığını belirterek, değerlendirmelerinde Tarımdan Haber'de yayımlanan haberlerin altındaki okuyucu yorumlarına da yer verdi.

Tarımdan Haber'deki yorumlarda "korku ile yönetim", "baskıcı yönetim anlayışı" ve kurum içindeki çalışma ortamına ilişkin çok sayıda eleştiriyle karşılaşıldığını ifade eden Cangüven, bu değerlendirmelerin kurum içinde farklı bakış açılarını ve çeşitli rahatsızlıkları yansıttığını dile getirdi.

"Tek başına delil değil, önemli bir geri bildirim"

Cangüven, söz konusu yorumların tek başına hukuken ispatlanmış vakıalar olarak değerlendirilemeyeceğini özellikle vurguladı.

Buna rağmen birbirinden bağımsız kişiler tarafından dile getirilen benzer içerikli değerlendirmelerin kurumsal kültür ve yönetim anlayışı açısından önemli geri bildirimler niteliği taşıdığını belirten Cangüven, güçlü kurumların eleştirileri bastırmak yerine şeffaflık, adalet ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

"Aidiyet baskıyla değil, güvenle oluşur"

Cangüven'e göre, çalışanlardan gelen değerlendirmeler baskıcı yönetim anlayışının kurumsal aidiyet duygusunu zayıflattığını ortaya koyuyor.

Psikolojik baskı altında çalışan personelin yöneticilerine karşı güven geliştiremeyeceğini belirten Cangüven, korku temelli yönetim anlayışlarının kısa vadede sessizlik oluşturabileceğini ancak uzun vadede kurum kültürünü zayıflatacağını savundu.

"Mobbing yöneticilik değildir"

Yazısında mobbing konusuna da değinen Cangüven, çalışanlar üzerinde baskı kurmanın, yıldırmanın ve psikolojik baskıyı yönetim aracı olarak kullanmanın yöneticilik anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.

Razi Petrokimya kara geçti, Genel Müdür Uğur Özyiğit Gübretaş yönetimine transfer edildi
Razi Petrokimya kara geçti, Genel Müdür Uğur Özyiğit Gübretaş yönetimine transfer edildi
İçeriği Görüntüle

Mobbingin yalnızca çalışan motivasyonunu değil, kurumsal verimliliği de olumsuz etkilediğini belirten Cangüven, bu tür uygulamaların hukuki sorumluluk doğurabileceğine dikkat çekti.

"Yönetici karakteri kurumun kaderini belirler"

Cangüven, kurumsal başarının yalnızca mevzuatla değil, yöneticilerin karakteri ve yönetim anlayışıyla şekillendiğini belirtti.

Liyakat, adalet, iletişim ve güven veren bir yönetim anlayışının kurumların en önemli sermayesi olduğunu ifade eden Cangüven, baskı ve korkuya dayalı yönetim anlayışlarının ise çalışan bağlılığını zayıflattığını ve kurumsal performansı olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Anonim okuyucu yorumlarında da benzer eleştirilerin yer aldığına dikkat çeken Cangüven, bazı yöneticilerin kurumu ortakların emaneti yerine kişisel nüfuz alanı olarak gördüğüne yönelik değerlendirmelerin bulunduğunu aktararak, bu tür yaklaşımların kurum kültürünü aşındırdığı yönündeki kaygıları paylaştı.

"Yöneticilik makam değil, güven oluşturabilmektir"

Geçmiş görevlerinden örnekler de paylaşan Cangüven, yöneticiliğin makamın sağladığı yetkiden çok çalışanların güvenini kazanabilme becerisi olduğunu ifade etti.

Çalışanlara saygının, sağlıklı iletişimin ve ekip ruhunun başarılı kurumların temelini oluşturduğunu belirten Cangüven, yazısını şu mesajla tamamladı:

"Güçlü kurumlar güçlü yöneticilerle değil, güçlü kurum kültürüyle ayakta kalır."

Hasan Yakup Cangüven'in makalesinin tamamına ulaşmak için → Tarım Kredi Kooperatifleri, mobbing ve yönetici karakteri