Hayvancılık sektöründe "sürdürülebilirlik" alarm veriyor. Ortadoğu’da tırmanan gerilimin petrol fiyatlarını tetiklemesi, nakliye ve ham madde maliyetleri üzerinden yem fiyatlarına zam olarak yansıdı. Ancak maliyetler roket hızıyla artarken, çiğ süt fiyatlarının yerinde sayması üreticiyi iflasın eşiğine getirdi.
Bakan Yumaklı’nın "3 Ay" Sözü Hatırlatıldı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha önce yaptığı açıklamada süt fiyatlarının girdi maliyetlerindeki değişimlere göre her 3 ayda bir revize edileceğini müjdelemişti. Süt fiyatlarında yapılan son güncellemenin üzerinden tam 3 ay geçti (22 Ocak).
Nisan ayına girilmesiyle birlikte gözler Bakanlığa çevrildi: Söz verilen güncelleme ne zaman yapılacak?
Uçurum Büyüyor: USK ve Üretici Maliyeti
Maliyet hesaplamalarındaki dengesizlik, üreticinin neden "zarar" ettiğini somut bir şekilde ortaya koyuyor:
TÜSEDAD Verisi: Mart ayı itibarıyla 1 litre çiğ sütün üretim maliyeti 28,13 TL olarak açıklandı.
USK Verisi: Ulusal Süt Konseyi’nin Şubat ayı maliyet hesabı ise 20,45 TL’de kaldı.
Üretici temsilcileri ile resmi rakamlar arasındaki bu dev fark, sahada sütün piyasa değerinin maliyetin çok altında ezildiğini kanıtlıyor.
Tehlike Çanları: İnekler Kesime Gidebilir!
Yem faturasını ödeyemeyen üreticinin tek bir çaresi kalıyor: Süt veren anaç hayvanını kesime göndermek. Sektör temsilcileri uyarıyor: "Eğer süt fiyatları acilen revize edilmezse, anaç hayvan kesimleri başlayacak; bu da gelecekte hem süt hem de kırmızı et krizini tetikleyecektir."
Sektörel Analiz
Süt hayvancılığında altın kural olan 1,5 süt/yem paritesi (1 litre süt ile 1,5 kg yem alabilme) şu an tamamen hayal olmuş durumda. Petrol ve yem fiyatlarındaki küresel artışa rağmen iç piyasada sütün baskılanması, üreticinin sermayesinden her gün bir parça daha eksiltiyor. Bakanlığın "3 aylık revizyon" takvimini işletmesi, sadece bir fiyat artışı değil, yerli hayvancılığın kurtuluş operasyonu olacaktır.