Yeşil mercimek ithalatında kapılar tamamen açıldı! Yeşil mercimek ithalatında kapılar tamamen açıldı!

Şeker pancarı üretiminde yerindelik ilkesine uyulmamasından dolayı Konya Bölgesinden 1100 km mesafedeki fabrikalara pancar taşınırken, bu da toprak hastalıkları ile yeraltı su kaynaklarını tehdit ediyor. Özellikle obruk oluşumunun en yoğun görüldüğü Konya’nın Karapınar ilçesinde yıllık yaklaşık 2 milyon ton pancar ekilirken, bu ekilen pancarın da 1 milyon tonunun Konya bölgesi dışındaki fabrikalara taşınması şeker pancarı üretimindeki kontrolsüzlüğü gözler önüne seriyor.

Milli Gazete'den Sadettin İnan'ın haberine göre, şeker pancarı dünyada ve ülkemizde tarıma dayalı sanayi üretiminde stratejik bir öneme sahip tarımsal bitkilerin başında geliyor. Ülkemizde şeker, tamamen şeker pancarından üretilmekte ve yıllık yaklaşık 2.5 milyon ton üretimi ile Rusya, ABD, Almanya ve Fransa gibi ülkelerden sonra 5’nici sırada yer alıyor. Yaklaşık 350 bin çiftçi ailesi, yıllara göre 350-500 bin hektar arasında değişen ekim alanında şeker pancarı yetiştiriyor.

ŞEKER FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ PANCARDA KONTROLSÜZ EKİMİ YAYGINLAŞTIRDI!

Türkiye’nin tarımsal üretiminde bu kadar stratejik bir önemi bulunan şeker pancarının, son yıllarda kontrolsüz bir şekilde ekiminin yapılması ülkenin gıda güvenliğini de tehlikeye atıyor. Şeker Kurumu’nun kapatılması, şeker pancarı üretiminin kontrol ve denetiminin sağlıklı bir şekilde yapılmamasına neden olurken, özellikle 2018 yılında kamuya ait 10 şeker fabrikasının özelleştirilmesiyle birlikte şeker pancarında kontrolsüz ekimin giderek yaygınlaşmasına neden oldu.

ŞEKER PANCARINDA MÜNAVEBELİ EKİME ARTIK UYULMUYOR!

Şeker pancarı üretiminde Türkiye geneli ortalama 4’lü münavebe uygulanırken, bu kural son yıllarda bozularak, kontrolsüz üretim hâkim olmaya başladı. Şeker pancarında kontrolsüz üretim, hem toprak hastalıklarına kapı aralarken, yeraltı su kaynaklarını da tehlikeye atıyor.

BÖYLE GİDERSE PATATES TARLALARINDA GÖRÜLEN HASTALIKLAR PANCAR EKİLİ ALANLARDA DA GÖRÜLECEK!

Ülkemiz için stratejik bir ürün olan şeker pancarında münavebeye uyulmaması öyle bir hal aldı ki, ülkenin gıda güvenliğini ciddi anlamda tehdit etmeye başladı. Mevcut şartlarda şeker pancarı dışında alıcısı belli olan, ayni ve nakdi avansları olan başka bir ürün olmadığından üreticiler maalesef kiraladıkları ya da icarladıkları tarlalara ard arda şeker pancarı ekerken, bu ekimlerin de kontrol edilmemesi hem polar şeker varlığını azaltırken hem de Niğde’nin bazı bölgelerinde her yıl patates ekilen tarlalarda görülen ve tedavisi uzun yıllar süren toprak hastalıklarına kapı aralıyor. Şeker pancarı üretimini tehdit eden münavebe konusunda gerekli tedbirlerin acilen alınmaması durumunda pancar ekilen tarlaların büyük bir bölümünde yaygınlaşacak olan başta nematod ve benzeri toprak hastalıkları artacak ve bu tarlalarda uzun yıllar şeker pancarı tarımı yapılamayacak.

Şeker Kurumu’nun kapatılarak yerine Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde Şeker Dairesi Başkanlığı’nın kurulması, şeker piyasasında kontrolsüzlüğün ve denetimsizliğin hakim olmasına neden oldu. 2018 yılında 10 şeker fabrikasının özelleştirilmesiyle birlikte bu bölgelerde çiftçi mağduriyetlerinin artması, çiftçiyi üretimden uzaklaştırırken, özel fabrikalar da kendi bölgelerinde ektiremediği pancarı farklı bölgelerden tedarik etme yoluna gitti. Bu da şeker pancarında kontrolsüz üretimi yaygınlaştırırken, Türkiye’nin gıda güvenliğini de tehlikeye atıyor.

ŞEKER ÖZELLEŞTİRİLEN FABRİKALAR BAŞKA BÖLGELERDEN PANCAR TEDARİK EDİYOR!

Şeker pancarında münavebeli üretim modelinin bozulmasının temelinde 2018 yılında uygulanan yanlış özelleştirme politikası yatıyor. 10 şeker fabrikasının özelleştirilmesiyle birlikte, bu bölgelerde ciddi çiftçi mağduriyetleri gündeme gelmeye başladı. Özel şeker fabrikalarının pancar analizleri başta olmak üzere, pancar alım politikası ve çiftçiye davranış şekilleri çiftçiyi pancar üretiminden uzaklaştırırken, özel fabrikalar da üretim kotalarını doldurmak için bulundukları bölgede kendi çiftçisine ektiremediği pancarı farklı bölgelerden taşımaya başladılar.

KONYA BÖLGESİNDEN 1100 KM MESAFEDEKİ ALPULLU’YA PANCAR TAŞINIYOR!

Şeker pancarında kontrolsüz üretim ve münavebeye uyulmamasının en çarpıcı örneğini Konya Bölgesinden 1100 km mesafede Alpullu’ya pancar taşınması oluşturuyor. Konya bölgesinden sadece Alpullu’ya değil Adapazarı, Amasya, Çorum, Aksaray, Bor, Afyon ve Kütahya şeker fabrikalarına da pancar taşınıyor.

Hatta öyle ki, Konya bölgesinden farklı bölgelere en yoğun pancar transferi obruk oluşumunun en fazla görüldüğü Karapınar’dan gerçekleştiriliyor. Obruk oluşumlarında yeraltı su kaynaklarının kontrolsüz bir şekilde kullanılması başat rol oynarken, bunun tek sorumlusu da şeker pancarı üretimi gösterilmeye çalışılıyor. Ancak şeker pancarındaki kontrolsüz üretim gözden kaçırılıyor. Konya bölgesinde (Konya-Ilgın-EreğliÇumra) şeker fabrikaları bulunurken, bu bölgede sadece bu fabrikaların üretim kotaları kadar şeker pancarı üretilmiş olsa yeraltı su kaynakları da hunharca kullanılmamış olacak.