Ortadoğu’daki askeri gerilimler, Türkiye tarımını da etkileyebilir. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sonrası Brent petrolü varil başına 79,4 dolara, ABD ham petrolü ise 72,6 dolara yükseldi. Petrol ve enerji maliyetlerindeki bu artış, tarımsal üretimde kullanılan akaryakıt, gübre ve lojistik giderlerini doğrudan artırıyor.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu olarak öne çıkıyor. Boğazdaki olası geçiş kısıtlamaları veya tanker yığılmaları, Türkiye’nin enerji ve gübre tedarikini zora sokabilir. Türkiye, gübre ihtiyacının büyük bölümünü bu rotadan ithal ediyor; özellikle üre ve amonyak gibi temel azot bazlı gübrelerde fiyatlar hızla yükselebilir.
Enerji ve tarım uzmanları, petrol fiyatındaki artışın gübre ve akaryakıt maliyetlerini artırarak çiftçilerin üretim maliyetini yükselteceğine dikkat çekiyor. Üreticiler, girdi maliyetlerinde ani yükselişler olması durumunda tarımsal planlamanın zorlaşabileceğini ve üretim risklerinin artacağını belirtiyor.
Uzmanlar, Türkiye’nin enerji ve gübre stoklarını yakından izlemesi, alternatif tedarik yollarını devreye sokması ve çiftçiyi destekleyecek önlemler almasının, olası krizleri hafifleteceğini ifade ediyor.





