Akıllarda soru işareti bırakan dört katkı maddesi!

Helal ve temiz gıda konusunda günümüzde akıllarda soru işareti bırakan maddelerin başında hiç kuşkusuz jelatin, MSG, gliserin ve sistain geliyor.

Akıllarda soru işareti bırakan dört katkı maddesi!

Bu dört katkı maddesi helal mi? Temiz mi? Sağlığa zararları var mı? Sakıncaları neler? Bu dosyada kısaca bu sorulara cevap arayacağız.

1) JELÂTİN

Belki de günümüze kadar ve günümüzde de helalliği en çok tartışılan hammaddelerden birisi hiç kuşkusuz jelâtin olsa gerek. Peki, nedir jelâtin? Neden üretiliyor? Kulanım alanları neler? Bu yazıda siz değerli okuyucularımıza kısaca bunlardan bahsedeceğiz. Helal konusunda hassas bir toplum oluşturmanın yolu tabi ki tüketicilerin helal konusunda duyarlı olmasından geçiyor.

Jelâtin hayvanların kemiklerindeki, bağ dokularında, bağırsaklarında ve organlarında bulunan kollojenin işlenmesi ile elde edilen hayvansal kaynaklı bir proteindir. Bir protein kaynağı olan ve içerisinde beslenmemizde alınması gereken 18 tane farklı amino asiti içeren Jelatinin gıda sanayinde E441 kodu ile kullanılmasına onay verilmiştir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken esas husus Jelatinin hangi hayvandan üretildiği ve helal yollarla üretilip üretilmediğidir.

HANGİ HAYVANLARDAN ÜRETİLİYOR?

Jelatin, sığır ve domuz gibi hayvanlardan üretildiği gibi son dönemde tavuk ve balık da buna eklendi. Domuzun dinimizde haram olması bunun yanında helal olmayan yöntemlerle kesilen sığır ve tavuklar da jelâtini haram kılmakta jelatin konusundaki günümüzde yaşanan temel sıkıntılar bunlar. Uzmanlar, jelatin konusunda tüketicilerin hassa olmasını ve üreticileri sorgulaması gerektiğini söylüyor. Ayrıca yurt dışından ve özellikle Avrupa ve Amerikadan gelen jelâtinlerin genelinin (sığır dahi olsa) helal olmadığını söyleyen uzmanlar; jelatinin, özellikle gıda ve ilaç olarak kullanımda karşımıza önemli bir problem olarak çıktığını söylüyor.

KULLANIM ALANLARI

Endüstriyel kullanımı çok yönlü olan jelâtin hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Özellikle gıda ve ilaç sektöründe sıkça karşılaştığımız jelatin, helalliği konusunda çokça tartışılan bir katkı maddesi. Jelatinlerin kullanıldıkları alanlar ve üretilen ürünlerde gösterdikleri fonksiyonlar kullanıldığı alanlar kısaca şöyle:

GIDADA KULLANIM ALANLARI

Gıda endüstrisi: Jelatinin, sahip olduğu eşsiz fonksiyonel özellikleri nedeniyle çok amaçlı bir gıda katkı maddesi olarak en yaygın kullanıldığı alanlardan birisi gıda endüstrisidir. Jelatin; Jelleşme ajanı olarak jöleli tatlılar, etler, şekerlemeler, et soslarında kullanılıyor. Yapı sağlayıcı olarak lokum, koz helvası, kremalar, sufleler, fırın ürünleri ve diğer ürünlerde kullanılıyor. Bağlama ajanı olarak rulo etler, konserve etler, şekerlemeler, peynirler, süt ürünleri ve diğer ürünlerde kullanılıyor. Durultma ajanı meyve suları ve diğer ürünlerde kullanılıyor. Film oluşturucu olarak meyvelerin kaplanmasında ve etlerde kullanılıyor. Koyulaştırıcı olarak toz içecekler, et suyu, soslar, çorbalar, pudingler, jöleler, şuruplar, süt ürünleri ve diğer ürünlerde... İşlem yardımcısı olarak tatlandırıcılar, yağ, vitamin ve renklendiricilerin mikroenkap-sülasyonunda kullanılır. Emülgatör olarak çorbalar, soslar, tatlandırıcılar, et ürünleri, kremalar, şekerlemeler, süt ürünleri ve diğer ürünlerde kullanılıyor. Stabilizör olarak krem peynirler, çikolatalı sütler, yoğurt, buzlandırılan ürünler, kremalar, donmuş tatlılar ve diğer ürünlerde... Yapışma ajanı olarak şekerlemeler(jeliler, marşmallovlar, meyveli sakızlar, yumuşak şekerlemeler, nugatlar, draje şekerlemeler ve tablet şekerlemeler) ve et ürünlerinde kullanılıyor. Köpürmeyi sağlayıcı olarak şekerlemeler, kremalar, dondurmalarda kullanılıyor. Kristalizasyonu düzenleyici olarak dondurmalar, buzlu ürünler, donmuş tatlılarda kullanılır.

TIP VE ECZACILIK ENDÜSTRİSİ

Jelatin, eczacılık ve tıpta da birçok yerde kullanılmaktadır. Jelatin, yumuşak ve katı jelatin kapsüllerin üretiminde, vitamin kaplama materyallerinde, pastillerde, tabletlerde, damlaların üretiminde, macun kaplamalarında, sünger üretiminde ve yeni geliştirilen aşıların bazılarının formülasyonlarında yaygın olarak kullanılmaktadır.

FOTOĞRAF ENDÜSTRİSİ

Fotoğrafçılıkta ise fotoğraf filmlerinin üretiminde kullanılır. Fotoğrafçılıkta kullanılan modern gümüş bromür materyalleri, jelatin içeren emülsiyonlardan üretilir. Bu emülsiyonlarda jelatin, film tabakasına destek materyali görevi görür. Yaklaşık yüzyıl önce, fotoğrafçılık endüstrisinde kullanılmaya başlayan jelatin, son zamanlarda da X ışını filmlerinin üretimi için talep edilmektedir.

KOZMETİK ENDÜSTRİSİ

İnsanoğlunun güzel ve kırışmamış bir deriye sahip olma arzusu, kozmetik endüstrisinde kollajen ve jelatin kullanımında bir çığır açmıştır. Sığır, domuz ve balık kökenli kollajen ve jelatinler, saç ve deri bakım ürünlerinde kullanılan ve önemli fonksiyonlar icra eden ürünlerdir. Örneğin, jelatin hidrolizatları, su bağlama kapasitesini artırmak, trans-epidermal su kaybını azaltmak ve deriyi iyileştirmek amacıyla deri bakım setlerine ilave edilmektedir. Jelatin, kolesterol, şeker ve yağ içermeyen bir protein kaynağıdır. Kollajenin aksine sindirimi kolaydır ve insan metabolizmasında tamamen yıkıma uğratılır. Uzmanlara göre jelatin, iskelet ve omurilik sistemi ile özellikle kemiklerin, kıkırdakların, tendon ve ligamentler üzerinde rejeneratif etkide bulunmaktadır. Yine, jelatinin, saçları kuvvetlendirdiği, bağ ve destek dokularını da güçlendirerek deriyi sıkılaştırdığı, saçlara parlak bir görünüm ve tırnaklara dayanıklılık kazandırdığı ileri sürülmektedir.

JELÂTİN İSTİHALE MİDİR?

İstihale, haramı ve necis olanı helal ve temiz kılar. Ancak her istihale bu sonucu vermez. Bu sonucu veren istihale çoğunlukla kimyasal olmakla birlikte buharlaşma gibi bazı fiziksel dönüşümlerdir. Her kimyasal dönüşüm maksud istihale olmayabilir. Haramı ve necisi helal ve temiz kılan istihale, molekülü elementlere/atomlara veya kimyasal köklere ayırma işlemidir. Bu işlem neticesinde açığa çıkan elementler ve kökler maksud istihaleye uğramış olup aslı necis ise bunlar temiz hale gelir. Bu dönüşümün yeterli (istihale) olması için meydana gelen yeni ürünün vasıf itibarıyla de hammaddeden farklı olması şarttır. Vasıf itibarıyla farklı olmadıkça oluşan kimyasal dönüşüm maksud istihale olmaz. Fiziksel bir olay olan buharlaşma da kimi kanaatlere göre helal ve temiz kılıcı istihaledir.

Toprak kendisine düşen organik maddeleri, inorganik maddeye çevirdiği için istihale gerçekleşir. İnorganik maddelere çevirme işleminden sonraki mineralizasyon işlemlerinden sonra oluşan maddeler de dolayısıyla temiz olur. Buradan bitkilere geçen parçacıklar helal ve temizdir. Bakara suresi 267. ayetin işaretine göre topraktan çıkan her şey temizdir. İnsanlar ve diğer canlılar, çeşitli işlemlerle sonradan necis hale getirirler. Mesela üzüm topraktan çıktığı şekliyle temizdir. İnsanlar onu şaraba çevirmekle necis yaparlar. Fıkıh kaynaklarımızdaki helal kılıcı istihale örneklerinin, labortuvar incelemeleri sonucunda zamanımız verilerine aynen uyduğunu görmüş bulunmaktayız. Şunu belirtelim ki domuzun her şeyi necis olduğundan hammadde olarak kullanılamaz.

Domuz üretelim de onun ürünlerini istihaleye uğratıp gıda konusunda kullanalım, şeklinde bir düşünceye sahip olunmamalıdır. Domuz bu ümmetin imtihanıdır.

Buradan bakıldığında gerek fıkıhçılar gerekse işin uzamanları, jelatinin bir dönüşüm olmadığını çiğ etle pişmiş et arasındaki ya da pişmemiş yumurtayla pişmiş yumurta arasındaki fark kadar fark olduğunu, bu yüzden jelatinin istihale sayılamayacağını söylüyorlar.

SONUÇ

Jelâtin, sığır, koyun ve domuz gibi hayvanların bağ dokuları ve kemiklerinden ekstrakte edilen kollajenin, kısmi hidrolizi ile üretilen saf ve doğal bir proteindir. Üretim öncesi kollajen olmayan dokulardan temizlenen deri ve kemikler, asit veya alkali muamelesi sonrası sulu ortamda ısıl işleme tabi tutulur ve bulunduğu ortamdan ekstrakte edilerek saflaştırılır. İnsan ve hayvan vücudunda çok yaygın olarak bulunan doğal bir bağ doku proteini olan kollajenden üretilen jelatin, yapı ve bileşim olarak çok büyük değişime uğramamaktadır. Kollajenin jelatine dönüşümünde gerçek anlamda bir değişim değil, yalnızca bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerde farklılaşma meydana gelir. Emsali ürünlere kıyasla sahip olduğu teknolojik özellikleri nedeniyle, jelatin; gıda, kozmetik, fotoğrafcılık, tıp ve eczacılık alanında çok geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Kullanım alanı genişledikçe üretimi de hızla artan jelatinin, 2015 yılına kadar üretim miktarının 360 bin tona kadar çıkacağı tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise yılda 5000 ton civarında jelatin kullanılmakta, bunun da tamamına yakını ithal edilmektedir. Doğal bir protein olması ve sahip olduğu emsalsiz teknolojik özellikler, jelatin üretim ve tüketiminin önümüzdeki yıllarda da artacağını göstermektedir. Ancak özel tercih ve hassasiyetleri olan tüketiciler için jelatin üretiminin kontrollü şartlarda yapılması ve kaynağının mutlaka sertifikalı olması büyük önem taşımaktadır. Kullanım alanı bu kadar yaygın olan jelatinin hammaddesinin ne olduğu hususunda bir Müslüman bir tüketici olarak duyarsız kalabilir misiniz?

2) MSG TUZU

Gıda da kullanılan ve uzmanlar tarafından çok zararlı bir madde olarak atfediliyor...

Günümüzde marketlerden yaptığımız alışverişlerin paketlerine baktığımızda içinde mono sodyum glutamat olduğunu görürüz. Yiyeceklere konunca tadının beyin tarafından güzel algılanmasını sağlıyor ve bir daha bu üründen yeme isteği oluşmaktadır. Tatlı, tuzlu fark etmiyor, neye konsa tadı güzelmiş gibi geliyor. O yüzden üreticiler MSG'yi en berbat ürünlere dolduruyorlar. MSG gıda maddelerinde E-621 koduyla da kullanılıyor. İlk olarak 2008 yılında tartışılmaya başlanan MSG insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bir madde. Ayrıca MSG'nin zararlarının hepsi çok sayıda çalışmayla kanıtlanmış ve bununla ilgili bir rapor Dünya Sağlık Örgütüne sunulmuş durumda.

MODO SODYUM GLUTAMAT

Çin tuzu adıyla geçen Mono Sodyum Glutamat (MSG) Asya kıtasında çok kullanılan tat ve lezzet arttırıcı bir maddedir. Glutamik asitin sodyum tuzu olan MSG insanda ve bir çok gıdada proteinin yapı taşı olan amino asit formunda bulunur. insan vücudu tarafından üretilir. Bu yüzden dışarıdan alınmasına gerek yoktur. Domates, brokoli, soya sosu, ceviz, patates, mantar ve çeşitli yosunlu bitkilerde doğal olarak bulunur. Beyindeki temel uyarıcıların mediyatörüdür. İdrak, öğrenme, hafıza dahil normal beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde görev alır.

MSG özellikle herkesin severek tükettiği cipslerde, hazır çorbalarda, hazır et suyu tabletleri, hazır köfte harçları, bisküvilerde, krakerlerde, salata soslarında, dondurmada, renkli yoğurtlarda, konservelerde, dönerlerde, hamburgerlerde ve daha bir çok gıdada kullanılmaktadır. Türkiye 2011 yılında 2050 ton, 2012 yılında ise 2182 ton Çin tuzu ithal etmiştir. kullanımı giderek artmaktadır.

ÇİN TUZUNUN ZARARLARI

Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki bebek de aynı tahribatlara neden olabiliyor.

Bu madde nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Yol açtığı hastalıklar merkezi sinir sistemi tahribatı ve buna bağlı olarak Alzheimer, Parkinson, Huntington hastalıkları, Sara (epilepsi).

Retinal dejenerasyon (göz retina tabakası hasarı)

Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite

Büyüme hormonu baskılanmasına neden oluyor.

Pankreas hasarı, insülinde artış ve buna bağlı olarak diyabet oluşumuna neden oluyor.

Böbrek ve karaciğerde hasara neden oluyor.

MSG tat alma duyumuzu da etkiliyor.

Bu zararların hepsi çok sayıda çalışmayla kanıtlanmış ve bununla ilgili bir rapor Dünya Sağlık Örgütüne sunulmuş durumda.

MSG'nin neden olduğu reaksiyonlar:

Baş ağrısı, bulantı, ishal, terleme, göğüste sıkışma, boyun arkasında yanma olarak reaksiyonlar görülebiliyor. Bu tür reaksiyonlar fazla miktarda MSG alınması sonucunda oluşur. Ayrıca bu maddeyi tüketen astımlı hastalarda ağır astım atakları oluşabilmektedir.

3) GLİSERİN

Helal konusunda insanların aklında şüphe bırakan ve bize de bu konuda çok sayıda soru gelen bir diğer katkı maddesi gliserin. Helal Hayat ekimizin bu sayısında insanların aklında soru işareti bırakan Gliserin maddesi hakkında kısa bilgi vereceğiz. Vücuda giren haramlar Allah cc emrini çiğnemenin yanında, özellikle manevi hayatımızı da olumsuz etkiliyor. İbadetlerimizde kaybettiğimiz iştiyak ve huşu, toplumdaki ahlaki çöküntü, bildiğimiz, bilmediğimiz hastalıklar ve birçok olumsuz hep tükettiğimiz haram lokmadan kaynaklanıyor. Haramların bünyeye girmesi, haramla temas insan hayatını ve toplumu olumsuz etkileyen en büyük nedenlerin başında geliyor.

GLİSERİN NERELERDE KULLANILIYOR? HELAL Mİ?

Gliserin veya Gliseron olarak adı geçen katkı maddesi hayvani, bitkisel katı ve sıvı yağların hidrolizi sonucunda elde edilen berrak, renksiz, tatlımsı ve kıvamlı bir sıvıdır. Gıda endüstrisinde E 422 koduyla kullanılır. Şekercilikte, çorba, ilaç, deterjan, sabun, sentetik sakız ve kozmetik ürün imalatında katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Gıda ve içeceklerde nem tutucu, çözücü ve tatlandırıcı olarak kullanılır. Öksürük şuruplarında, dondurma yapımında kullanılır. Kişisel bakım ürünlerinde çözücü ve yağlayıcı olarak kullanılır. Çoğu diş macunu, ağız gargaraları, cilt bakım ürünleri, traş kremleri, saç bakım ürünleri gliserin içerir. 1889 yılına kadar daha çok mum yapımında kullanılan gliserin, bu yılda sabun yapımı sırasında geri alımının keşfedilmesiyle beraber, sabun yapımının vazgeçilmez girdilerinden biri olmuştur. Sabunculukta ikinci madde olarak kullanılır. Nargile tütünlerinde nem tutucu olarak kullanılır. Hayvani kökenli olan gliserine helal demek için öncelikle hangi hayvandan üretildiği, hayvanın helal dahi olsa İslami usullere göre kesilip kesilmediği önem arz etmektedir. Zira üretimde domuz, helal kesim olmayan sığır ve her türlü hayvanın deri ve kemikleri kullanılmakta, bu sebeple üretim safhasında yüzde 100 garanti etmek mümkün değil.

Gliserinin bitkisel yağlardan veya sentetik yolla üretilenleri helaldir. Tüketicilerin bu konuda bilinçli olması ve tükettikleri ürünlerin etiketlerinde gliserinin üretim kökeni açıklanmamışsa bu ürünlerden uzak dursunlar ya da bildikleri güvendikleri markaları tüketsinler….

Gliserin, aşırı baş ağrısı, susuzluk, bulantı ve yüksek kan şekerine sebep olabilir.

4) SİSTAİN

Günümüzde E910, E920, E921 ile numaralanan sistain, bir amino asittir. Un işleme ajanı olarak da bilinen Sistain, insan saçı, domuz başta olmak üzere hayvanların kılından üretiliyor. Sistain, Unun hamurunun karışma zamanını kısaltmak ve hamurun sağlamlaşmasını, yırtılmasını önlemek için; yayıldıktan sonra pizza ve hamur tabakasının büzülmesini durdurmak için, hamurun şeklini muhafaza için, çeşitli pastacılık işlem kademeleri arasında hamurun hareketini kolaylaştırmak için birçok unlu mamulde kullanılıyor. Sistain'in kullanıldığı unlu mamullerden bazıları ise şöyle: Ekmek, lavaş, rulolar, ayçöreği, pide, bazı kekler, kraker, tost gibi unlu mamullerde kullanılıyor. Ayrıca sistain ağırlıklı olarak Almanya, Çin ve japon'ya da üretilmektedir. İnsan saçından ve domuzdan elde edilen sistain dinimize göre kesinlikle haramdır.

MENŞEİNİ TESPİT ETMEK ZOR

Gıda Mühendisleri Derneği Başkan Vekili Bilal Yıldırım: “Sistaini, sentetik yöntemlerle ya da bakteriler aracılığıyla bitkisel kaynaklı üretim yöntemleri mevcut. Sentetik üretilenler insan, yaban domuzu, tavuk ve ördek kılından üretilebilmekte. Ülkemizde az miktarda bitkisel kaynaklı üretimi mevcut olup daha ziyade Almanya, Japonya ve Çin'den ithal edildiği bilinmektedir. Yalnız bu ifade kullanılan bu ürünün kaynağı konusunda bilgi vermemektedir. Yani kullanılan katkının bakteriyel kaynaklı ya da sentetik üretim mi olduğu bilinememekte hatta sentetik olsa bile helal kesim tavuk ve ördek kaynaklı mı olduğu yoksa insan kılından mı olduğu bilgisini vermemektedir. Ayrıca pişmiş ekmekte bulunan 'sistain'in menşeini tespit etmek oldukça zordur.”

İNSAN SAÇINDAN, DOMUZ KILINDAN ÜRETİLİYOR

GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer, sistain ile ilgili yaptığı açıklamada, “Sanayileşmenin yoğun olduğu bir dönemde, katma değeri yüksek mallarını artırmak için üreticileri tarafından talep edilen birçok gıda veya ilaç maddelerine yeni katkı maddeleri eklendi. Katkı maddelerinden, jelatin ve MSG ile ilgili konular, özellikle bu maddeleri içeren ürünlerin Helal durumu için tüketicilerin yaptığı sorgulama sonucunda bu maddelerin kökenlerini sorgulamaya başladılar ve Müslüman tüketiciler arasında, belli bir farkındalık seviyesine gelindi. Bu tür katkı maddelerinden biri de L-sisteindir. Bunun üzerinde yapılan sorgulamalar sonucunda L-Sisteinin insan saçından, domuz kılından ve kanatlıların tüylerinden üretildiği öğrenildi. Müslümanlar biryandan üreticileri yazı ile söz ile bu maddeyi kullanmamaları istikametinde ikaz etmeli diğer yandan etiketlerinde E910, E920, E921 Sistain yazılı olan ürünleri boykot etmelidir”

Diyeceksiniz ki bu maddeler madem bu kadar zararlı neden gıdalarda kullanılıyor. Küreselleşen dünya, para ve rekabet hırsı, küresel ticaret devlerinde maalesef insaf ve merhamet bırakmadı. Onların amacı çok kâr etmek, daha fazla satmak ve büyümek. Zararlı madde içeren birçok ürün güzel ambalajlar altında insanlara sunulmakta ve bu katkı maddeleri insan sağlığını çok fazla etkilemekte. Son yıllarda artış gösteren hastalıkların nedeni de bu para hırsı uğruna hiçbir değer taşımayan ve insanlara sundukları değişik katkı maddeli gıdalardan meydana geliyor. Hem kendi sağlığımız hem de gelecek nesillerin sağlıklı yetişmesi için helal ve temiz gıda tüketelim…

MİLLİ GAZETE / DURSUN ALİ BULUT

YORUM EKLE
YORUMLAR
- 4 yıl Önce

Allah sizlerden razı olsun bilgileriniz için. Ahir zamanda haramsız yaşamak çok zor

HELAL GIDA
HELAL GIDA - 3 yıl Önce

Biz müslümanların bir an önce helal gıdalar üretmenin yollarına bakarken diğer taraftan gıdaları araştırıp hangi sakıncaları içerdiğinin tespit edilmesi gerekir.Bu manada bizleri helal gıda ve gıdalardaki mevcut sakıncalar konusunda aydinlatan kardeslerimizden Allah razı olsun diyorum.Mevcut ve gelecek nesillerimizin istikbali için bu çalismalar büyük öneme sahiptir.Bildiklerimizi lütfen kardeşlerimizle paylaşalım.

- 11 ay Önce

Vallaha neyi yiyeces şaşırdık. Bn cevremdekilere söylüyorum inanmiyorlar