Haber Merkezi - Geçimini çay üretimiyle sağlayan Rizeli çiftçi Mahmut Baltacı'nın, alım yerlerinde yaşanan düzensizlikleri ve operasyonel ihmalleri sosyal medya hesaplarından eleştirmesi yargıya taşındı. ÇAYKUR Genel Müdürlüğü HUKUK Müşavirliği, üreticinin paylaşımlarıyla "kurumsal itibarı zedelediğini" öne sürerek Rize Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 20.000 TL'lik tazminat davası ikame etti.
Üreticiden Zehir Zemberek Savunma: "ÇAYKUR Kendi İşini Çiftçiye Yıkıyor!"
ÇAYKUR'un açtığı davaya karşı üretici Mahmut Baltacı’nın mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde ise adeta bir sektörel itiraf ve sistemsel kriz gün yüzüne çıktı. Çiftçinin avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu savunmada, ÇAYKUR’un anayasal hakları ihlal ettiği şu çarpıcı başlıklarla öne sürüldü:
"Çay Serme ve Yükleme İşleri Angaryadır" (Anayasa m. 18)
ÇAYKUR’un 233 sayılı KHK’ya tabi bir kamu kuruluşu olduğu, alım yerlerindeki düzeni, çay kabulünü ve nakliye araçlarına yükleme işini kendi personeliyle yapması gerektiği hatırlatıldı. Ancak Rize genelinde bu işlerin fiilen çiftçinin sırtına yüklendiği belirtilerek, "Anayasa’ya göre angarya yasaktır. Kurumun kendi yapması gereken lojistik işi çiftçiye yaptırmasını eleştirmek suç olamaz" denildi.
Büyük İddia: "Dijital Kantarların Parasını Köylüden Topladılar!" (Anayasa m. 73)
Savunmada yer alan en dikkat çekici iddialardan biri de "Kantar Skandalı" oldu. 1990'lardan kalan eski mekanik kantarların dijitalle yenilenmesi sorumluluğunun ÇAYKUR'da olduğu, ancak kurumun teknolojik altyapı bütçesini kullanmak yerine dijital kantarların parasını köylülerden gayriresmi yollarla toplattığı iddia edildi. Çiftçinin, parası kendi cebinden çıkan kantarın yönetimini eleştirmesinin en doğal hakkı olduğu vurgulandı.
"Rica Ettiler Derhal Kaldırdım, Arkamdan Dolanıp Dava Açtılar!"
Dava dosyasında, ÇAYKUR’un kötü niyetli hareket ettiğini savunan en somut vaka ise paylaşımların silinme süreci oldu. İddiaya göre; paylaşımların ardından ÇAYKUR yetkilileri, üretici Mahmut Baltacı’nın köy muhtarı olan abisi Kemal Baltacı’yı arayarak rahatsızlıklarını iletti ve kaldırılmasını rica etti. Üretici Mahmut Baltacı, devlet kurumuyla köy yönetimi arasındaki barış bozulmasın diye paylaşımları anında kendi rızasıyla sildi. Savunmada, "Paylaşımları ricayla anında kaldırtıp, ardından arkadan dolanarak tazminat davası açmak Medeni Kanun uyarınca açıkça dürüstlük kuralına aykırıdır ve hakkın kötüye kullanılmasıdır" ifadelerine yer verildi.
"Devasa Kamu Kurumları Eleştiriye Katlanmak Zorundadır"
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 10. maddesi ve Anayasa'nın düşünceyi açıklama hürriyetine atıf yapılan dilekçede; kamu gücünü ve tekel konumunu elinde bulunduran devasa kurumların, vatandaştan gelecek sert ve sarsıcı eleştirilere karşı daha geniş bir hoşgörü göstermek zorunda olduğu yerleşik hukuki bir ilke olarak mahkemeye sunuldu.
ÇAYKUR’un üreticinin paylaşımları nedeniyle nasıl bir manevi zarara uğradığını somut delillerle ispatlayamadığı belirtilerek, davanın kökten reddi talep edildi. Şimdi gözler, Rize Asliye Hukuk Mahkemesi'nin çay üreticisi ile ÇAYKUR arasındaki bu emsal davada vereceği karara çevrildi.





