Çaykur Hemşin Organik Çay Fabrikası’nda 2021 yılında meydana gelen ve iki işçinin yaşamını yitirdiği buhar kazanı kazasına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu, kurum yönetimine yönelik sorumluluk tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Buhar kazanı kazasına ilişkin bilirkişi raporu, sosyal medyada Ofanluk adlı Instagram hesabında paylaşılan içeriklerle kamuoyunun gündemine geldi.

Mahkeme dosyasına giren raporda, kazanın patlamadan çok kazan sacındaki yırtılmaya bağlı ani buhar genleşmesi sonucu meydana geldiği tespit edildi. Teknik incelemede kazan sisteminde uzun süreli korozyon oluştuğu, su kimyası kontrolü ile bakım ve denetim süreçlerinde ciddi eksiklikler bulunduğu ifade edildi.

Rize Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Genç kimdir? Hayatı ve kariyeri
Rize Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Genç kimdir? Hayatı ve kariyeri
İçeriği Görüntüle

Raporda ayrıca kazan sisteminin yakıt dönüşümüne ilişkin teknik projelerin ve test kayıtlarının bulunmadığı, emniyet sistemlerine ait düzenli kontrol verilerinin dosyada yer almadığı belirtildi.

Bilirkişi değerlendirmesinde, organizasyon ve denetim eksiklikleri nedeniyle genel müdürün birinci dereceden sorumlu tutulduğu, bazı yöneticilerin ise denetim süreçlerindeki aksaklıklar nedeniyle sorumluluk zincirinde yer aldığı ifade edildi.

Kazaya ilişkin yargı süreci devam ederken, raporda yer alan tespitlerin Çaykur’da yönetim ve iş güvenliği uygulamalarına yönelik tartışmaları artırması bekleniyor.

Rapor yönetim yapısını tartışmaya açtı

Diğer yandan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmeler doğrultusunda, kazaya ilişkin sorumluluk tespitlerinin Çaykur üst yönetimine uzanması, kurumun mevcut yönetim yapısına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Rapora yansıyan bulguların ardından, genel müdürün görevine ilişkin idari ve kurumsal değerlendirmelerin gündeme gelebileceği, bu durumun kurum içinde ve sektörde yakından takip edildiği ifade ediliyor.

Hapis cezası ihtimali de masada

Hukuk çevrelerinde, mahkemenin bilirkişi raporundaki tespitleri esas alması halinde, sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen yöneticiler açısından adli yaptırım ihtimalinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Yargılama sürecinin seyrine bağlı olarak, genel müdür hakkında hapis cezası dahil farklı hukuki sonuçların ortaya çıkabileceği ifade edilirken, nihai kararın mahkeme değerlendirmesiyle netleşeceği vurgulanıyor.