Denizli çiftçisine kış öncesi destek: Meralar gübreyle buluştu
Denizli çiftçisine kış öncesi destek: Meralar gübreyle buluştu
İçeriği Görüntüle

Haber Merkezi - Denizli’nin Baklan ilçesi ve özellikle üzüm bağlarıyla dünyaca ünlü Boğaziçi Mahallesi, bugünlerde büyük bir çevre ve tarım tehdidiyle karşı karşıya. Bölgenin temiz havası, eşsiz doğal yapısı ve asırlık bağcılık kültürü, birbiri ardına yükselen dev tavuk çiftliklerinin gölgesinde kalıyor.

Milyon Dolarlık Yatırım Çöpe mi Gidecek?

Halkın en büyük endişesi, devlet eliyle yapılan devasa kamu yatırımlarının zayi olması. Hatırlanacağı üzere, Denizli Baklan Boğaziçi Göleti ve Sulaması projesi için 2012 yılında 5,467,057.60 dolar gibi ciddi bir bedelle ihale yapılmıştı. 2014’te tamamlanan ve 3.000 dekar araziyi sulayan bu baraj, bölge tarımının can damarı konumunda. Ancak bugün, baraj ve gölet havzalarına yakın, yayla statüsündeki tarım arazilerinde 30’dan fazla tavuk çiftliğinin yükselmesi, bu su kaynaklarının kirlenme riskini de beraberinde getiriyor.

"Yaylamız Kokuya ve Betona Teslim Ediliyor"

Mecidiye Altı Domu mevkii başta olmak üzere, bölgedeki 600 dönümlük kiraz bahçeleri ve sumak alanlarının hemen yanı başında başlayan inşaatlar, mahalle sakinlerini isyan ettirdi. Bölge halkı, tavuk gübresinin toprağa ve suya karışmasıyla temiz su kaynaklarının geri dönülemez zarar göreceğini, yoğun kokunun yaşam kalitesini bitireceğini belirtiyor.

Boğaziçi sakinleri soruyor:

-Huzurevi veya turizm tesisi beklenen bu temiz havada neden hava kalitesini bozacak tesisler kuruluyor?

-Yüzlerce yıl önce yasalarla korunan bu kadim bağ toprakları, hangi gerekçeyle "tarım dışı" veya "verimsiz" ilan edildi?

Anayasa ve Kanunlar Göz Ardı mı Edildi?

Haberimize konu olan girişimlerin; Anayasa’nın 56. maddesi (Sağlıklı çevrede yaşama hakkı), 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu’na aykırı olduğu iddia ediliyor. Özellikle Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde bölge halkının bilgilendirilmemesi ve görüşlerinin alınmaması, "şeffaflık" tartışmalarını da beraberinde getirdi.

İlgili Kurumlara 11 Kritik Soru!

Boğaziçi halkı, yetkililerden acil cevap bekleyen şu soruları yöneltiyor:

1) Bu çiftlikler için hangi mevzuata dayanarak izin verildi?

2) Milyon dolarlık baraj yatırımını yapan DSİ’nin bu yapılaşma hakkında görüşü alındı mı?

3) Tavuk çiftliklerinden yayılacak amonyak gazının bağcılık ve insan sağlığına etkileri analiz edildi mi?

4) Boğaziçi halkına neden bilgilendirme toplantısı yapılmadı?

Kamu Yararı mı, Betonlaşma mı?

Tarihçilerin "üzüm bağları korunsun diye özel kanunlar çıkarıldığını" anlattığı bir coğrafyada, tarım arazilerinin betonlaşmaya açılması sadece bugünü değil, geleceği de tehdit ediyor. Geri dönüşü olmayan çevresel felaketler yaşanmadan önce, Baklan ve Boğaziçi’ndeki bu "tavuk çiftliği yoğunlaşmasının" durdurulması ve kamu yararının gözetilmesi bekleniyor.