Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, 2026 yılı hububat alım sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede TMO uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi. Açıklanan taban fiyatlara rağmen üreticinin ürününü çok daha düşük fiyatlardan satmak zorunda kaldığını belirten Demiröz, uygulanan politikaların çiftçiyi değil, aracıları kazandırdığını savundu.
TMO bir ayda ne kadar ürün aldı?
2 Haziran'da 2026 yılı hububat alım fiyatlarının kilogram başına buğday için 16,5 lira, arpa için ise 12,75 lira olarak açıklandığını hatırlatan Demiröz, hasadın üzerinden bir ay geçmesine rağmen TMO'nun ne kadar ürün aldığını kamuoyuyla paylaşmadığını söyledi.
Dopolar dolu diyerek çiftçi 100 km uzaklıktaki depolara yönlendiriliyor
Hasadın yaklaşık yüzde 10'unun tamamlandığını ifade eden Demiröz, TMO'nun üreticilere 45 gün sonrasına randevu verdiğini, birçok bölgede de yakın depoların dolu olduğu gerekçesiyle çiftçilerin 100 kilometre uzaklıktaki depolara yönlendirildiğini dile getirdi. Bunun üreticiye ilave nakliye maliyeti yüklediğini belirten Demiröz, "Çiftçi çaresiz kaldığı için buğdayını 13 liraya, arpasını ise 11 liraya tüccara satıyor" dedi.
Aracı üç ayda yüzde 42 kazanacak
Çiftçinin ürününü bekletecek deposunun olmadığını, borçları nedeniyle ödeme yapacak gücünü de kaybettiğini söyleyen Demiröz, TMO'nun 1 Ekim 2026'dan itibaren buğdayı 18,5 liradan, arpayı ise 14 liradan satacağını açıkladığını hatırlattı.
Bu uygulamanın üreticiyi değil, aracıyı kazandıracağını savunan Demiröz, "Bugün buğdayı 13 liradan alan aracı, üç ay sonra aynı ürünü 18,5 liradan satacak. Yaklaşık yüzde 42 kazanç sağlayacak. Enflasyonu artıran da, dar gelirlinin pahalı ekmek yemesine neden olan da bu yanlış politikalardır. Çiftçinin umudu tükenirken birkaç aracı ihya ediliyor" ifadelerini kullandı.
Taban fiyat açıklıyorsanız piyasayı da yönetmelisiniz
Açıklanan taban fiyatın altında alımlar yapıldığına dikkat çeken Demiröz, "Serbest piyasa diyorsanız neden taban fiyat açıklıyorsunuz? Taban fiyat açıklıyorsanız neden uygulanmasını sağlayamıyorsunuz?" diye sordu.
Üretim planlamasındaki eksikliklerin sadece hububatta değil, meyve üretiminde de sorunlara yol açtığını belirten Demiröz, kiraz üreticisinin ürününü toplama maliyetini dahi karşılayamayacak fiyatlara satmak zorunda kaldığını ifade etti.
Un ve makarna ihracatçısı desteklenmeli
Döviz kurunun baskılanmasının ihracatçıya zarar verdiğini savunan Demiröz, son üç yılda bu politika nedeniyle yüksek faiz maliyetleri oluştuğunu, kiraz ihracatçısının uluslararası pazarlarda rekabet gücünü kaybettiğini söyledi.
TMO'nun un ve makarna sanayicisine dünya fiyatları üzerinden buğday vermesi, aradaki farkın ise devlet tarafından sübvanse edilmesi gerektiğini belirten Demiröz, bu sayede ihracatçıların müşteri kaybetmeyeceğini ifade etti.
Son üç yılda yaklaşık 1,5 milyon tonluk un ihracatının Rusya'ya geçtiğini dile getiren Demiröz, fabrikaların zor durumda olduğunu belirterek, "Buğday ithalatı için yurt dışına döviz göndermek yerine yerli üretim desteklenmeli. Bu destek, ithalata ödenecek dövizden daha düşük maliyet oluşturacaktır" dedi.
Buğday depolarda çürür
TMO'nun depolama kapasitesi yetersiz olduğu için üreticilere randevu verdiğini ifade eden Demiröz, ihracatçılardan teminat mektubu alınarak dünya fiyatlarından buğday verilmesini önerdi.
Üreticilere kota uygulandığını da belirten Demiröz, "600 kilogram ürün getiren çiftçiye bunun yalnızca 300 kilogramını alabileceğini söylüyorsunuz. Bunu bilen tüccar da fabrikacı da buğdaya 12-13 lira teklif ediyor. Borcu gırtlağını aşmış çiftçi satmayıp ne yapacak?" diyerek açıklamasını tamamladı.