Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, tarımda yaşlanan nüfusun artık stratejik bir tehdit haline geldiğini belirterek, Türkiye’de çiftçilik yaşının ortalama 59’a yükseldiğine dikkat çekti. Mevcut tablo devam ederse bir nesil sonra tarımı yapacak insan kalmayacağı uyarısında bulunan Ağıralioğlu, bu gidişata karşı mutlaka önlem alınması gerektiğini söyledi.

Faiz indirimli kredi kaç çiftçiye kapandı?
Faiz indirimli kredi kaç çiftçiye kapandı?
İçeriği Görüntüle

Afgan olmazsa çoban bulunamaz anlayışını sert sözlerle eleştirdi

Tarımda yıllardır süren plansızlığın, hem üretimi hem de kırsal yapıyı çökerttiğini ifade eden Ağıralioğlu, bu plansızlığın bedelinin Türkiye’ye kontrolsüz göç ve sığınmacı yükü olarak ödettirildiğini savundu. “Afgan olmazsa çoban bulunamaz” anlayışını sert sözlerle eleştiren Ağıralioğlu, bu yaklaşımın bir yönetim zafiyeti olduğunu vurguladı.

Ağıralioğlu, hayvancılığın göçle değil planlamayla ayakta tutulabileceğini belirterek, çoban ihtiyacının da hayvan varlığının da ithalatla değil, meraların ve yaylaların yeniden üretime kazandırılmasıyla karşılanabileceğini dile getirdi. Anahtar Parti’nin bu alanda yeni bir akılla yola çıktığını ifade eden Ağıralioğlu, tarım ve hayvancılığın milletin omuzlarına yüklenen sorunlar olmaktan çıkarılacağını söyledi.

Lansmanı, Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz yaptı. Demiröz, Türkiye’de tarımın parçalı politikalarla değil, bütüncül bir sistemle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

“Tarımın birbirinden bağımsız sorunu yok”

Demiröz konuşmasında, tarımda yaşanan krizlerin temelinde bütüncül bakış eksikliğinin bulunduğunu belirterek,
“Tarımın birbirinden bağımsız hiçbir sorunu yok. Biz bütüne bakamadık, bütünü yönetemedik” dedi.

Anahtar Parti’nin “uçuk ya da geçici çözümler” önermediğini ifade eden Demiröz, şeker pancarını örnek göstererek planlı üretimin neden vazgeçilmez olduğunu anlattı.

101 yıldır pancarda arz–talep dengesinin sağlandığını, üreticinin ürününün elinde kalmadığını belirten Demiröz, bu başarının planlama, alım garantisi ve fiyat istikrarından kaynaklandığını söyledi.

Hasan Hüseyin Demiröz-1

“Birlikte üretim, omuz omuza tarım”

Anahtar Parti’nin tarım vizyonunun merkezinde birlikte üretim modeli yer alıyor. Demiröz, bu modeli sadece tarımsal değil, toplumsal bir dönüşüm aracı olarak tanımladı.

Partinin açıkladığı destek modelinde roller net biçimde ayrıldı. Buna göre, sermaye, danışmanlık, sigorta, afet gelir güvencesi, Ar-Ge ve dış ticaret ofisleri devletten, üretim, verim artışı, köyde yaşam, katma değerli satış ve ihracat artışı üreticiden olacak. Bu yapının üretici, tüketici, sanayici, perakendeci ve kamuyu aynı anda koruyan bir sistem olduğu vurgulandı.

Tarım Bakanlığı “sahadan izleme merkezine” çekilecek

Anahtar Parti, Tarım ve Gıda Güvenliği Bakanlığı’nın rolünü köklü biçimde yeniden tanımlıyor. Bakanlık, sahada doğrudan işletmeci olmaktan çıkarılarak “teknik direktör” konumuna getirilecek.

Anahtar Parti 36 Havza

Bu kapsamda; tarımsal faaliyetler gerçek zamanlı izleme ve karar destek merkezi üzerinden takip edilecek, Türkiye genelinde 36 havzada havza koordinasyon kurulları kurulacak, üretim planları havzalarda hazırlanacak, bakanlık bu planları değiştiremeyecek ve kooperatifler denetlenecek, Ar-Ge faaliyetleri üniversitelerle birlikte yürütülecek. Merkez, 365 gün boyunca üretimi izleyerek raporlayacak ve dengesizlik halinde havzalara geri bildirim verecek.

“Tarladan rafa herkes masada olacak”

Havza Koordinasyon Kurulları; üreticilerden üniversitelere, sanayiciden perakendeciye, ihracatçıdan kamu kurumlarına kadar tüm karar vericileri aynı masada buluşturacak.

Kurullar; ne ekileceğine, münavebeye, girdi türüne ve miktarına, toprak analizlerine, gübre ve ilaç reçetelerine, yem rasyonlarına karar verecek.

Bu sistemde bireysel olarak “ben şunu ekeceğim” dönemi sona erecek. Meyve bahçelerinden tarla bitkilerine kadar üretim deseni havza bazında, kurullar tarafından belirlenecek.

Kooperatif merkezli yeni piyasa yapısı

Anahtar Parti’nin modelinde kooperatifler sistemin omurgası olacak. Tarım Kredi Kooperatifleri, 1625 kooperatif ağıyla bu yapının merkezinde konumlandırılacak. Kooperatif modeliyle, girdiler aracısız ve toplu alınacak, ürünler alım garantili olacak, sanayi ve pazara doğrudan satış yapılacak ve hasatta mahsuplaşma ile üretici faizsiz finansmana ulaşacak. Bu sayede üretici banka prosedürlerinden, sanayi ise dağınık tedarik zincirinden kurtulacak.

“Et meselesi, ot meselesidir”

Hayvancılık politikalarında ithalata dayalı modelin sürdürülemez olduğunu vurgulayan Demiröz, çözümün mera yönetimi ve küçükbaş hayvancılığın güçlendirilmesi olduğunu söyledi.

Meraların rehabilite edilmesiyle yem ve et ithalatının aynı anda kesileceğini belirten Demiröz, “Otun varsa etin vardır” ifadesiyle modelin temel yaklaşımını özetledi.

Ormanların kontrollü koyun ve keçi otlatmasına açılacağı, orman köylüsünün kadrolu istihdam edilerek ormanın doğal bekçisi haline getirileceği de açıklandı.

Büyük Anadolu su projesi (basup)

Lansmanda dikkat çeken başlıklardan biri de Büyük Anadolu Su Projesi (BASUP) oldu. Proje ile özellikle Konya Kapalı Havzası’ndaki su krizine çözüm hedefleniyor.

Anahtar Parti’nin önerisi; su fazlası olan havzalardan, özellikle Karadeniz’den, pompasız ve cazibeyle Konya Ovası’na su aktarılması. Projenin ikinci hedefi ise Ankara’nın uzun vadeli içme suyu ihtiyacını güvence altına almak.