HABER MERKEZİ - Amerika’da işletme yüksek lisansını tamamlayan Hacı Koray Göçer, kariyerini yurt dışında sürdürmek yerine Türkiye’ye dönerek hayvancılıkta ezber bozan bir model kurdu. Sincan’da Jersey inekleriyle üretim yapan Göçer, "üretici kazanamıyor" algısını yıkarak sütün katma değerini markalaşma ile taçlandırdı.

Eğitimli İş Gücü Tarıma Döndü

Türk tarımı, son yıllarda eğitimli genç girişimcilerin gelişiyle yeni bir vizyon kazanıyor. Bunun en somut örneklerinden biri, Amerika’da işletme eğitimi ve yüksek lisansını tamamladıktan sonra baba mesleğine omuz vermek için rotayı Ankara’ya kıran Hacı Koray Göçer oldu. Sincan Organize Hayvancılık Bölgesi’nde babadan kalan işletmede hayvancılık yapan Göçer, akademik birikimini ahıra taşıyarak hayvancılığı bir "veri ve yönetim" sanatına dönüştürdü.

Ankara’yı Jersey Sütüyle Tanıştırdı

Geleneksel hayvancılık yöntemlerinin dışına çıkan Göçer, piyasadaki standart üretim yerine "niş pazar" stratejisini seçti. Danimarka’dan getirdiği, süt yağı ve protein oranı yüksek Jersey ırkı hayvanlarla üretime başlayan girişimci, Ankara tüketicisini gerçek Jersey sütüyle buluşturdu.

Mesele Sadece Üretmek Değil, Yönetmek!

Göçer’in başarısındaki en kritik nokta, sütü sadece hammadde olarak satmak yerine, tedarik zincirini bizzat yönetmesi oldu. Üretilen kaliteli sütü kendi tesislerinde paketleyerek doğrudan market raflarına ulaştıran Göçer, aradaki aracıları çıkararak "değer zincirini" kendi bünyesinde tutmayı başardı.

Modern Hayvancılığın Reçetesi

Amerika’nın finans koridorlarından Sincan’ın üretim sahalarına uzanan bu başarı hikayesi, Türk hayvancılığı için de bir reçete niteliği taşıyor. Hacı Koray Göçer’in hikayesi tek bir gerçeği haykırıyor: Sadece üretmek yetmez; ürettiğini yöneten ve markalaştıran kazanır.