Gübre

ABD, Rus gübresinde rekora koşuyor: Mart ayında tarihi zirve!

Küresel yaptırım rüzgarlarına rağmen Amerika Birleşik Devletleri, tarımsal üretimini ayakta tutabilmek için Rus gübresine sarıldı. Mart 2026’da ABD’nin Rusya’dan yaptığı gübre ithalatı 243,9 milyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Abone Ol

HABER MERKEZİ – Tarım sektöründe ham madde ve arz güvenliği, siyasi krizleri ve sınırları aşmaya devam ediyor. ABD resmi istatistik verilerinden derlenen bilgilere göre; Washington yönetimi, Mart 2026 döneminde Rusya’dan yaptığı gübre alımında tarihi bir rekora imza attı.

Talep Bir Ayda İkiye Katlandı

Rus haber ajansı RIA Novosti’nin analizine göre, Amerikan piyasasının Rus gübresine olan talebi bir önceki aya göre yaklaşık yüzde 100 artış gösterdi. Yıllık bazdaki artış ise yüzde 11 olarak kayıtlara geçti. 2026’nın ilk çeyreği toplamına bakıldığında; ABD’nin Rusya’ya ödediği gübre faturası geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 37 artarak 564,4 milyon dolara fırladı.

Aslan Payı Azotlu Gübrelerin

İthalatın detayları, ABD’nin en büyük ihtiyacının azotlu gübreler olduğunu ortaya koydu:

  • Azotlu Gübreler: 206,6 milyon dolar
  • Potasyumlu Gübreler: 21,8 milyon dolar
  • Fosforlu Gübreler: 9,2 milyon dolar
  • Karışık Gübreler: 6,3 milyon dolar

Rusya Tedarik Zincirinde İkinci Sıraya Yükseldi

Bu devasa alım atağıyla birlikte Rusya, Kanada’nın (354,2 milyon dolar) ardından ABD’nin en büyük ikinci gübre tedarikçisi konumuna geri döndü. ABD’nin toplam gübre ithalatı ise yıllık %26 artışla 1,3 milyar dolara yaklaşarak küresel pazardaki dengelerin ne denli hassas olduğunu gösterdi.

Türkiye İçin Yerli Üretim "Seçenek" Değil "Zorunluluk"

Dünyanın süper gücü ABD’nin bile üretim maliyetlerini baskılayabilmek için Rusya’ya olan bağımlılığını artırması, "Gıda Güvenliği"nin artık milli savunma ile eşdeğer olduğunu kanıtlıyor.

Türkiye’nin bu tabloda alması gereken ders ise net: Dışa bağımlılığın neden olduğu riskleri minimize etmek için yerli gübre üretimine, ham madde yatırımlarına ve biyolojik alternatiflere hız verilmesi hayati önem taşıyor. Küresel enerji ve hammadde savaşlarında "kendi kendine yetebilen" bir tarım sistemi, geleceğin en büyük gücü olacak.

{ "vars": { "account": "UA-60615480-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }