Aberdeen Angus ırkını tanıyalım

Angus ırkı 19. yüzyılın başlarında Kuzey Doğu İskoçya’da doddies” and “hummlies” olarak bilinen boynuzsuz ve çoğunlukla siyah olan yerli ırkların melezlenmesiyle elde edilmiştir.

banner180
Aberdeen Angus ırkını tanıyalım

Gülhan Erdoğdu Tatar / Ziraat Yüksek Mühendisi

Irkın geçmişi 18. yüzyılın ortalarına kadar gitmektedir ancak soy kütüğü 1862, yetiştirici birliği 1879 yılında kurulmuştur. Zamanla İskoçya, İngiltere ve İrlanda’ya yayılan angus ırkı günümüzde tüm dünyaya yayılmış bir ırktır ve Aberdeen Angus olarak bilinmektedir.

Angus ırkı tamamen siyah renkte olmakla birlikte bazı soylarda bulunan kırmızı gen kullanılarak Kırmızı Angus (Red Angus) ırkı elde edilmiş ve 1954 yılında ayrı bir ırk olarak tescil edilmiştir. Sıcağa daha dayanıklı olduğu bildirilen Kırmızı angus ırkı yetiştiricileri Aberdeen Angus ırkı yetiştiricilerinden ayrı olarak örgütlenmişlerdir.

Morfolojik özellikleri

Renkleri tamamen siyahtır. Zaman zaman karın bölgesinde küçük beyaz noktalar görülebilir. Irkın genel dış görünümü morfolojik olarak et tipine uygundur. Baş küçük, boyun kısa ve derindir. Boynuzsuz bir ırktır. Boynuzsuzluk özelliği dominant olarak döllerine aktarıldığından hayvan ıslahı çalışmalarında boynuzsuzlaştırma amacıyla da kullanılır.

Vücut her yaş grubunda yeterli uzunluk, genişlik ve yükseklikte, dengeli bir ağırlık dağılımına sahip olup orantılı bir yapıdadır. Oldukça sağlam yapılı olan ırkta, sırt çizgisi düzdür. Kısa ve sağlam eklemlere, ince kemik yapısında sahiptir.

Sağrı yüksekliği ineklerde 110-125 cm iken boğalarda 135 cm’ye çıkmaktadır. Ergin yaşta canlı ağırlık erkeklerde 1000-1300 kg, dişilerde 550-700 kg arasındadır. Bakımı kolay olan ırkın farklı çevre koşullarına adaptasyonu oldukça
yüksektir. Hem çok sıcak hem de çok soğuk iklimlerde yetiştirilebilmektedir. Hem saf olanları hem de Zebu ve diğer Avrupa ırklarıyla melezleri farklı iklim koşullarında sorunsuz yetiştirilebilmektedir. Derisi orta kalınlıkta ve elastik yapıdadır. Kılları düzgün ve yumuşaktır, yoğunluğu mevsime göre farklılık gösterir.

Tam bir mera hayvanı olan angus ırkı herhangi bir ek yeme gerek duymadan sadece merada otlayarak et üretim kapasitesine sahip bir ırktır. Diğer ırklara oranla kaba yemden yaralanma derecesi oldukça yüksektir. Kaba yem olarak çok fazla seçici değildirler, her türlü yemden en iyi şekilde yararlanırlar. Ayrıca diğer ırklara oranla meralara daha az zarar verirler. Ancak ahır şartlarında yetiştirilmeleri ekonomik olmamaktadır.

Verim Özellikleri

Angus ırkı hızlı gelişen, yüksek döl verimi yanında buzağılama güçlüğü yaşanmayan, sakin mizaçlı, yüksek ve kaliteli karkas verimine sahip bir ırktır.

Etçi damızlık sığır yetiştiriciliğinde tek gelir yavrudur. Etçi anaç sığırın sütü ancak yavrusuna yeteceğinden sütten gelir elde etmek mümkün değildir. Süt üretimi sadece buzağısına yetecek kadardır. Bu nedenle süt üretimi yapılamaz.

Etçi ırkla çalışan birçok sürüde buzağı kayıplarının en büyük sebeplerinden biri olan buzağılıma güçlüğü bu ırkta oldukça düşüktür. Buzağıların doğum ağırlığı 25-35 kg civarındadır. Amerikan Angus Birliği kayıtlarına göre ilk doğumunu yapan düvelerin %91’inde doğumda hiçbir şekilde yardıma ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu değer ineklerde %99’dur.

Yapılan bir çalışmada yedi farklı et sığır ırkı arasında buzağılama kolaylığı oranının en yüksek, doğum güçlüğü skorunun en düşük olduğu ırkın Angus ırkı olduğu vurgulanmıştır. Analık kabiliyeti oldukça iyidir. Buzağılar doğumdan kısa süre sonra ayağa kalkar ve analarını emmeye başlar.

Hızlı gelişen buzağılar 7 aylık yaşta, bir ineğin canlı ağırlığının en az %50’sine ulaşır. Hızlı gelişmeleri dolayısıyla erken yaşta olgunluğa erişirler ki bu da erken yaşta ilk buzağısını vermesi anlamına gelir. Irkın doğum oranı da oldukça yüksektir. Yapılan çalışmalar her türlü koşul altında yüksek doğurganlığını koruduğunu göstermiştir. Normal koşullarda her yıl bir buzağı alınır. Damızlık Angus ineğinden 12-13 yaşına kadar buzağı alınabilmektedir.

İyi huylu ve sakin mizaçlı bir ırktır. Sakin mizaçlı sığırların yemden yararlanma oranının daha yüksek olduğu hatta bu sığırlardan elde edilen etin daha lezzetli olduğu düşünülmektedir. Angus danaların yemi ete dönüştürme yeteneği oldukça yüksektir. Sadece merada beslenerek günlük 1000-1300 g ağırlık kazancı elde edilir.

Angus ırkının en büyük özelliği karkas veriminin yüksekliği yanında karkasın kaliteli oluşudur. Eti yağsız, ince lifli ve mermerleşme oranı (yağın kas lifleri arasındaki dağılımı ki mozaik görünümlü ve homojen olması istenir) yüksektir. Mermerleşmiş kaslardan oluşan ince ve mükemmel doku pişirilme esnasında etin lezzetli ve sulu olmasını sağlar. Bu nedenle yurtdışında özellikle ABD’de Angus eti tüketiciler tarafından en çok tercih edilen sığır etleri arasındadır.
Kas yapısı mükemmel olması yanında kemik yapısının ince olması kemik firesini azaltır ve etteki randımanın yüksek olmasını sağlar. Randıman %60’ın üzerindedir, besiye alınan genç hayvanlarda bu değer %67-72’ye kadar yükselmektedir. Et/kemik oranı ise yaklaşık 5:1’dir.

Angus sığırlardan elde edilen etin tüketimini artırmak amacıyla Amerika Angus Birliği 1978 yılında “Certified Angus Beef” damgası ile angus etlerini etiketlemektedir. Bu etiketin amacı angus etinin diğer ırklardan elde edilen etlerden daha kaliteli olduğu fikrini desteklemektir. Etin “Certified Angus Beef” olarak kabul edilebilmesi için en az %51 siyah olan ve angus benzeri özellikler sergileyen sığırlardan elde edilmesi gerekmektedir. Certified Angus Beef ile angus sığırlarının etleri 10
farklı kritere göre değerlendirilir ve USDA tarafından angus eti olarak etiketlenir.

Angus ırkında tüketici talepleri doğrultusunda büyüme ve yemden yararlanma özellikleri dışında karkas kalitesine yönelik ıslah çalışmaları yürütülmektedir. Örneğin ABD’de mermerleşme ve yumuşaklık arasındaki korelasyon yüksek olduğundan ette yumuşaklığı artırmak için mermerleşmeye dayalı seleksiyon yapılmaktadır.

Angus ırkı saf yetiştirilmesinin yanında melezleme çalışmalarında da yoğun şekilde kullanılmaktadır. Çevreye ve mevcut kaynaklara bağlı olarak, birçok yetiştirici heterosisten yararlanmak amacıyla sürülerinde melezleme yapmaktadır. Dikkatli bir şekilde planlanmış yetiştirme programı ile heterosis düşük kalıtım dereceli özelliklerde performans artışı sağlayabilir. Bununla birlikte, etkili bir melezleme sisteminin uygulanması dikkatli bir planlama gerektirir. Gelişimi, doğum ağırlığı veya ergin ağırlığı yüksek olan ırkların fazla kullanılması gelecekte bazı problemlere ve istenmeyen sonuçlara neden olabilir.

Melezleme programı uygun şekilde yürütüldüğünde angusun genetik avantajları hemen her seviyede denge sağlamaktadır. Yem değerlendirmedeki başarısı ve karkas kalitesi yanında bakım koşullarının kolay olması nedeniyle özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde tercih edilen bir ırktır. Angus ve melezleri ABD’deki sığır varlığının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Etçi ırklar arasındaki en büyük veri tabanına sahip olan Amerikan Angus Birliğinde 20 milyondan fazla kayıtlı sığır bulunmaktadır. Angus Kanada, Arjantin, Yeni Zelanda ve Avustralya’da da hakim ırktır. 

E-ıslah veri tabanında kayıtlı Angus ve melezi sığırlar dikkate alındığında sayısal bakımdan Konya, Gaziantep, Bursa, Eskişehir, Edirne ve Manisa illeri ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye koşullarında yetiştirilen Angus ırkı sığırlar üzerine çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte yapılan çalışmalar göz önüne alınarak üzerinde durulan özellikler bakımından değerler aşağıda verilmiştir.

Türkiye’de besiye alınan Simental, Aberdeen Angus, Hereford, Limousin ve Charolais ırkı sığırların besi performansı ve karkas özelliklerinin araştırıldığı çalışmada Uruguay ve Fransa’dan 2015 yılında ithal edilen 10-12 aylık yaştaki 606 baş erkek sığır kullanılmıştır. Çalışmada günlük canlı ağırlık artışı en yüksek olan ırk 1362.9±22.6 gram ile Simental olurken, bunu 1275.9±20.7 gram ile Angus izlemiştir. Aynı değer Limousin, Hereford ve Charolais ırklarında sırasıyla 1266.9±21.6, 1214.2±20.9 ve 1101.1±17.8 gramdır.

Sıcak karkas ağırlığı, soğuk karkas ağırlığı ve sıcak karkas randımanı ortalaması en yüksek Charolais ırkında ve sırasıyla 351.2±2.5 kg, 346.5±2.9 kg ve %59.5 olarak bulunmuştur. Bu üç özellik bakımından Angus ve Limousin ırkları arasındaki fark önemli değilken, diğer ırklar arasındaki farklar önemlidir. Sıcak karkas ağırlığı Hereford, Limousin ve Angus ırklarında sırasıyla 332.1±3.4, 319.3±3.5 ve 317.7±3.4 kg bulunurken, en düşük Simental ırkında 303.4±3.7 kg elde edilmiştir. Soğutma firesi bakımından ırklar arasında görülen fark karkas ağırlıkları kadar belirgin olmasa da istatistiki olarak önemlidir.

Soğutma firesi en yüksek ırk %1.36 ile Simental iken, en düşük ırk %1.31 ile Charolais olmuştur. Angus için bu değer %1.35’tir. Sıcak karkas randımanı Simental için %58.1±0.11, Angus için %58.5±0.09, Hereford için %58.9±0.01, Limousin için 58.6±0.1 ve Charolais için 59.5±0.08 olarak hesaplanmıştır.

Şanlıurfa DSYB’ne kayıtlı bir işletmede Uruguay’dan getirilen Angus ineklerde doğrusal tip karakterlerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılan çalışma sonucunda, Angus ineklerin kolay doğum yapabilecek sağrı genişliği ve sağrı eğimine sahip olması gibi avantajları varken, sağımda, rutin aşılamalarda, suni tohumlamada veya muayene vb sürü yönetiminde yaşanan zorluklar gibi dezavantajlarının bulunduğu bildirilmektedir. Şanlıurfa ilinde Angus ırkı ineklerin sütünün tamamen buzağılarına verilmesinin daha uygun olacağı, ayrıca erkek buzağıların besi materyali, dişi buzağıların da damızlık üretim amaçlı yetiştirilmesiyle daha verimli sonuçlar elde edilebileceği kanaatine varılmıştır.

Önceleri kaliteli eti nedeniyle lüks restoranlarda kullanılması amacıyla belirli işletmelerde ve az sayıda yetiştirilen Angus ırkı, son yıllarda kırmızı et üretiminde yaşanan sıkıntılar sebebiyle tekrar gündeme gelmiştir. Türkiye’de kırmız et ile ilgili sıkıntı yaşanan hemen her dönemde et üretiminde etçi ırklardan yararlanılması gerektiği ön plana çıkarılmakta, et üretimi açığının etçi ırk hayvanların yetiştirilmesiyle kapanacağı düşünülmekte ve kamuoyu bu şekilde bilgilendirilmektedir. Kırmızı et üretimini çoğunlukla etçi ırklardan sağlayan Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerle karşılaştırılmalar yapılmakta, söz konusu ülkelerin coğrafi yapılarının uygunluğu nedeniyle büyük meralara sahip olduğu, ucuz yem hammaddesi sağlayan büyük ve kaliteli mera alanlarının bulunduğu ve üretimin çoğunlukla ekstansif yapıldığı ya da yapılabildiği göz ardı edilmektedir. Türkiye’de uygun meraların olmaması ve ucuz yem hammaddeleri sağlanamaması gibi nedenlerle etçi ırk yetiştiriciliği olağan koşullarda ekonomik olmayacaktır.

Diğer bir deyişle, etçi ırkların ekonomik olarak yetiştirilebileceği koşullar Türkiye’de mevcut değildir. Bunun yerine hem et hem de süt verimi tatminkâr seviyede olan iki verim yönlü ırkların kullanılması Türkiye koşullarında daha verimli ve karlı olacaktır. Israrla etçi ırklardan yararlanılmak isteniyorsa öncelikle ıslah edilmiş özel meralar oluşturulmalıdır.

Türkiye damızlık Angus yetiştiriciliğine uygun olmamakla birlikte özellikle sığır eti üretimini artırmak için önerilen yollardan biri de mevcut yerli ve kültür ırklarının etçi ırklarla melezlenmesidir. Aslında uzun yıllardır Türkiye’de Angus ırkı spermalar yoğun şekilde kullanılmaktadır.

Özellikle geçtiğimiz yıllarda etçi ırkla melezlemenin hayvancılık desteklemeleri kapsamına dâhil olması ile birlikte kullanım daha da artmıştır. Ancak Türkiye’de etkin bir karkas derecelendirme sisteminin olmayışı, kaliteye göre fiyatlandırma sisteminin yeterince uygulanmaması karkas kalitesi ile ünlü olan Angus ırkının Türkiye’de karşılığını bulamamasına neden olmaktadır. Oysa Angus ırkının en yaygın olduğu ülke olan ABD’de sığırlarda karkas derecelendirme sistemi, üretici fiyatlarını belirlemek için bir araç olarak da kullanılmaktadır.

KAYNAKLAR
Anonim 1: //www.angus.org/Pub/FAQs.aspx (Erişim tarihi:01.08.2018)
Anonim 2: //www.worldangussecretariat.com/code-of-practice.html (Erişim tarihi:01.08.2018)
Anonim 3: https://aberdeenangus.ro/en/angus/features-and-physique/ (Erişim tarihi:01.08.2018)
Anonim 4: https://cattleinternationalseries.weebly.com/aberdeen---angus.
html (Erişim tarihi:01.08.2018)
Anonim 5: //www.thecattlesite.com/breeds/beef/7/aberdeen-angus/ (Erişim tarihi:01.08.2018)
Anonim 6: E-Islah Veri Tabanı (06.08.2018)
Duru, S. ve Sak, H., 2017. Türkiye’de Besiye Alınan Simmental, Aberdeen Angus,
Hereford, Limousin ve Charolais Irkı Sığırların Besi Performansı ve Karkas Özellikleri. Türk Tarım – Gıda Bilim ve Teknoloji Dergisi, 5(11): 1383-1388, 2017.
Erdoğdu Tatar, G., 2015. Türkiye’de Simental Irkının Süt Ve Et Üretimine Olası Katkıları. Türkiye Simental Yetiştiriciliği Paneli, İzmir. TDSYMB
Mundan, D., Bozkaya, F., Akdağ, F. ve Meral, B.A., 2017. Uruguay’dan Getirilen Aberden Angus Irkı İneklerde Doğrusal Tip Karakterlerinin Değerlendirilmesi. Journal
of Advances in Vet Bio Science and Techniques JAVST, 2017, 2(2), 1-9

TARIMDANHABER

banner192
YORUM EKLE
YORUMLAR
Köylü Çiftçi
Köylü Çiftçi - 5 ay Önce

Madem bu kadar iyi bu hayvan neden mezbahacılar diğerlerinden daha ucuza kesiyorlar onu da bir açıklasaydınız.

banner151